Nusaybin'de kadınlar saldırılara karşı yürüdü
11:11
JINHA
MARDİN - DÖKH öncülüğünde bir araya gelen Nusaybinli kadınlar, kadına yönelik şiddete, taciz ve tecavüzlere, IŞİD çetelerinin saldırılarına karşı yürüyerek, Kürt kadınları olarak uygulanan katliamları asla kabul etmeyeceklerini söyledi.
Mardin'in Nusaybin ilçesinde DÖKH ve DBP Kadın Meclisi öncülüğünde Filistin ile dayanışma, Rojava'daki çete saldırıları ve taciz ve tecavüz olaylarını protesto etmek amacıyla yüzlerde kişinin katıldığı kitlesel yürüyüş düzenlendi. Yürüyüşe HDP Mardin Milletvekili Gülser Yıldırım, Almanya Sol Parti Milletvekili Ulla Jelpke, DBP Nusaybin İlçe Eş Başkanı Zinnet Alğat, Nusaybin Belediyesi eş başkanları Sara Kaya ve Cengiz Kök, Barış Anneleri Meclisi üyeleri, DÖKH aktivistleri ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri de destek verdi. Erbanelerle Midyat Caddesi'nde Selahattin Demirtaş için açılan seçim bürosunda başlayan yürüyüş Gülşilav Kadın Danışma Merkezi'nde son buldu. Yürüyüşte "Em ji her cûrê tacîz û tecawizê re dibêjin êdî beşe!" pankartı açan kadınlar, PKK Lideri Abdullah Öcalan'ın posterleri, PKK bayrakları ve YPG flamaları taşıdı. Yürüyüş boyunca sık sık " Bijî tekoşîna jinan", "Jin jiyan azadî", "jin sînoran nasnakin", " Rojavalı kadınlar yalnız değildir", "Kürdistan IŞİD'de mezar olacak", "PKK halktır halk burada" ve "Biji Serok Apo" sloganları atıldı. Yürüyüş güzergahı boyunca çevrede bulunan yurttaşlar da alkış ve sloganlarla kitleye destek verdi.
Gülşilav Kadın Danışma Merkezi önünde basın açıklamasını okuyan Gülşilav Kadın Danışma Merkezi Sosyologu Sadiye Aksoy, 16 Temmuz'da Cizre'de sınırı geçmek isteyen bir kadının askerler tarafından tutulduğuni ve tecavüze uğradığını hatırlatarak, bunun sınırda yaşanan ilk olay olmadığını vurguladı. Sadiye, 5 bin yıllık baskıcı sistemin her zaman kadınlar ve çocuklar üzerinde saldırılar gerçekleştiridiğine dikkat çekerek, bunların insanlık suçu olduğunu vurguladı. Devletin kadınlara yapılan her çeşit katliam, taciz ve tecavüzü savunduğunun altını çizen Sadiye, "Zulme, tacize, tecavüze uğrayan kadınların, katledilen halkların acıları, gözyaşları, çığlıkları ortaktır" dedi.
'Sınırlara akın edeceğiz'
Nusaybin Belediyesi Eş Başkanı Sara Kaya da söz alarak, "Kadınlara yönelik yapılan bu katliam ve tecavüzleri Kürdistan kadınları olarak hiçbir zaman kabul etmeyeceğiz ve arkasında sonuna kadar duracağız" dedi. Sara, İŞID çetelerinin saldırılarını da hiçbir zaman kabul etmeyeceklerini dile getirerek, "Çetelerin Türkiye sınırından geçişine izin verilmeye devam edildiği takdirde biz de yüzbinlerce ve milyonlarca insanımızla sınırlara akın edip kardeşlerimize destek vereceğiz" dedi.
HDP Mardin Milletvekili Gülser Yıldırım ise, baskıcı güçlerin yaptıkları tecavüz ve saldırılara karşı ayakta olduklarını belirterek, "Rojava'da, Şengal'de ve Kürdistan'ın dört bir parçasında bugün topraklarımız, kimliğimiz, kültürümüz, varlığımız, özgürlüğümüz ve dilimiz üzerinde tecavüz politikasını uyguluyorlar. Bugün Erdoğan din ve mezhep kimliği altında kendisini saklıyor. Fakat en büyük sahte dinciliği ve mezhepliliği yapan Erdoğan'dır. Dinine ve imanına doğru ve dürüst bir şekilde savunan ve sahip çıkan halkımızdır. Sahte ve yalan dolanların altında dini kullanarak Şengal'deki halkı katliamdan geçiriyorlar" diye konuştu. Gülser, Kürt halkı olarak bu vahşeti asla kabul etmeyeceklerini ve hesabını soracaklarını belirterek, barış, demokrasi, adalet ve özgürlükten yana olan tüm çevreleri, yaşanan bu insanlık dışı uygulamalar karşısında mücadele etmeye çağırdı.
(gc)

