Aysel Tuğluk: Êzidilerin 73. kez katledilmesine izin vermeyeceğiz

20:23

JINHA


WAN - Kadınlar öncülüğünde binlerce kişi Şengal'de IŞİD çetelerinin saldırıların protesto etti. Van Bağımsız Milletvekili Aysel Tuğluk, saldırılarda Şengal halkının dağlara sığındığını ifade ederken, "Şengal halkı, Ezidi halkı, kadınları yalnız değildir. 72 kere katliama uğramış bu halkın 73'üncü kez katledilmesine izin vermeyeceğiz. Bu bizim için bir onur savaşı, insanlık mücadelesidir" dedi.


Demokratik Özgür Kadın Hareketi (DÖKH), IŞİD'in Şengal'e ve özellikle kadınlar ile çocuklara yönelik saldırıları ve katliamlarını kınamak amacıyla Musa Anter Parkı'ndan Feqiyê Teyran Parkı'na kadar yürüyüş gerçekleştirdi. Kadınlar öncülüğünde düzenlenen yürüyüşe binlerce kişinin yanı sıra Van Büyükşehir Belediyesi eş başkanları Hatice Çoban ve Bekir Kaya ile ilçe belediye eş başkanları, HDP Van Milletvekili Nazmi Gür, Van Bağımsız Milletvekilleri Aysel Tuğluk ve Kemal Aktaş, Barış Anneleri Meclisi üyeleri, DÖKH bileşenleri, DBP ve HDP üye ve yöneticileri, TUHAD-DER Van Şubesi, MEYA-DER Van Şubesi, MAZLUMDER ve birçok sivil toplum kuruluşu da katılım gösterdi. Yürüyüşte, "Destavêtina jinên Şengalê rûreşiya mirovahiyê ye jinên Şengalê ne tenê ne", "Erkek devlet öldüren erkek koruyan devlet", "Soykırımcı katliamcı cinsiyetçi sömürgeci kınıyoruz! Her yer Rojava her yer direniş" pankartları ve DÖKH, PKK, KCK, YPG bayrak ve flamaları ile PKK Lideri Abdullah Öcalan'ın posterleri taşındı. Sık sık "Bijî Berxwedana Şengalê", "Bijî Berxwedana YPG", "Jin Jiyan Azadî", "Kürdistan IŞİD'e mezar olacak" sloganları atıldı. Feqîye Teyran Parkı'na gelen kitle Şengal katliamını alkış ve zılgıtlarla protesto ettikten sonra, özgürlük demokrasi mücadelesinde yaşamını yitirenler anısına "Çerxa Şoreşê" marşı eşliğinde saygı duruşunda bulundu.


'Öldürmeyle, katletmeyle barış gelmez'


Saygı duruşunun ardından kitle adına basın açıklaması gerçekleştiren Van Bağımsız Milletvekili Aysel Tuğluk, Özalp ilçesinde çatışma olmamasına rağmen askerler tarafından katledilen HPG'liyi anarak konuşmasına başladı. Herhangi bir saldırı ya da çatışma olmadığı halde askerlerin HPG'liye ateş ederek komployla katlettiğini dile getiren Aysel, "Bu gerillanın katledilişi, barışa ve sürece karşı yapılmış bir suikast olarak değerlendiriyoruz" dedi. "Türkiye Hükümeti ve devletini uyarıyoruz" sözleriyle konuşmasına devam eden Aysel, "Barış özveri, samimiyet, Kürtlerin siyasi iradelerine saygı gerektirir. Öldürmelerle, katletmelerle barışı sağlayamazsın" dedi.


'Devletten gerillanın katledilişinin izahını istiyoruz'


Aysel, PKK Lideri Abdullah Öcalan'ın barış çabalarının devlet tarafından ciddiye alınmadığını kaydederken, "Sayın Abdullah Öcalan'ın son görüşmede de ifade ettiği gibi Kürtlerin sabrı sonsuz değildir. Bilinmelidir ki, bu öldürmeler devam ederse, buna karşı elbette ki kendimizi savunma hakkını kullanmak durumunda kalırız. Umut ediyoruz ki, bu son olur. Bu barış fırsatı kaçırılmaz. Sabırla inatla barış için mücadele edeceğiz. Türkiye Cumhuriyeti devletinden bu gerillayı katledişinin izahını istiyoruz" açıklamalarında bulundu.


'Şengal'de insanlık dramı yaşanıyor'


"Hepimizin yüreği kan ağlıyor" diyerek Şengal katliamına dikkat çeken Aysel, Şengal'de yaşanan katliamın, son dönemin en büyük soykırımı ve inanç kırımı olduğunun altını çizdi. Şengal'in IŞİD çeteleri tarafından işgal altında olduğunu belirten Aysel, "Gözü dönmüş çeteler, cinayet şebekesi IŞİD, halkımızı katlediyor, pervasızca saldırıyor" vurgusunu yaptı. Şengal'de yaşananların "bir insanlık dramı" olduğunu kaydeden Aysel, Şengal halkının kendisini korumak amacıyla dağlara sığındığını dile getirdi. Çocukların, kadınların, yaşlıların katledildiğini, yüz binlerce kadının IŞİD tarafından alıkonulduğunu söyleyen Aysel, Şengal'e yönelik saldırıları kınadıklarını ifade etti.


'Kadınlar, çocuklar, gençler dağlara koşuyor'


Aysel, Êzidi halkının ve kadınlarının yalnız olmadıklarının altını çizerken, "Kürdistan'ın kadim bir halkı ve inancı olan bu kimlik ne pahasına olursa olsun savunulacaktır" dedi. "Şengal'de ikinci Kerbela yaşanıyor" diyerek sözlerine devam eden Aysel, 50 derece sıcaklıkta kadınların, çocukların, gençlerin dağlara koştuklarını ve açlık susuzluk nedeniyle çocukların hayatını kaybettiklerini hatırlattı. Ayrıca özellikle kadınların her türlü muameleye maruz kaldıklarını, tecavüze uğradıklarını kaydeden Aysel, herkesin IŞİD'in ne yapmak istediğini bilince çıkarması gerektiğine değindi.


'IŞİD'in hedeflerinden birisi de kadın özgürlük mücadelesidir'


Sözlerinin devamında IŞİD'in bağımsız bir örgüt değil, uluslararası-küresel güçlerim yarattığı taşeron bir örgüt olduğunu ifade eden Aysel, "IŞİD'in asıl hedefi Kürtlerdir, Rojava devrimini, kadın özgürlük mücadelesini boğmaktır. Bunlar belgelenmiştir. Uluslararası güçler bu katliamı, İstanbul'da IŞİD'e ihale ettiler. IŞİD'e Kürtlerin bütünlüğünü engellemek ve Rojava devrimini boğma görevi verildi. Bu nedenle katiller sürüsü Rojava ve Şengal'e saldırdı. Bu saldırılar sadece Rojava ve Şengal'e dönük değil, Kürtlere ve Kürdistan'a, insanlığa ve insanlığın bütün demokratik değerlerine dönük bir saldırıdır" dedi.


'Rojava'nın çoğulcu sistemini IŞİD kabul edemedi'


IŞİD'e karşı sürdürülen mücadeleyi sadece Kürtlerin değil, insanlık değerini savunan herkesin göstermesi gerektiğine işaret eden Aysel, IŞİD'in Êzidi halkının, kültürünün, Türkmenlerin, farklılıkların düşmanı olduğunu kaydederken, bu örgütün aynı zamanda farklı kimliklerin bir arada yaşamasını Ortadoğu emellerine ters düştüğüne dikkat çekti. "Ortadoğu tipi yeni faşizmle karşı karşıyayız" diyen Aysel, IŞİD karşısında yürütülen mücadeleyi bir "varlık-yokluk mücadelesi" olarak tanımladı. Rojava'nın çoğulcu olması, hiçbir halkın üstünlüğünün olmaması nedeniyle IŞİD'in hedefi haline geldiğini söyleyen Aysel, IŞİD'in bu saldırılarda en çok da kadınlardan korktuğu için kadınlara yöneldiğini kaydetti.


'IŞİD kadın özgürlük mücadelesinden korkuyor'


"IŞİD kadınları sadece cariye, alınıp satılan bir meta, köle olarak görüyor" sözleriyle konuşmasına devam eden Aysel, IŞİD'in en büyük korkularından birisinin de kadın özgürlük mücadelesi olduğunun vurgusunu yaptı. "IŞİD'in panzehiri kadın özgürlük mücadelesidir" diyen Aysel, bu nedenle Şengal'de onlarca kadının kaçırıldığını kaydetti. Tüm kadınları IŞİD'e karşı savunma gücü oluşturmaya çağıran Aysel, Şengal gibi olayların, Kürt ulusal birliğinin ne kadar önemini hatırlattığına işaret etti. Kürtlerin ittifakı dışında kalanların tarih ve insanlık karşısında Kürt halkının vicdanına mahkum olacağını vurgulayan Aysel, "Şengal'de halkımız ateş altındayken, çocuklar, kadınlar katledilirken, ulusal birlik kurulmak zorundadır" dedi.


'Kendimize de mücadelemize de güveniyoruz'


Kürtlere yönelik saldırılar karşısında ortak bir savunma konseyinin oluşturulması gerektiğini ifade eden Aysel, "Şengal, ulusal birliği kuramamış olmanın acısıdır. Kürt özgürlük hareketi, eli kanlı çeteler karşısında onurlu bir direniş yükseltecektir. Ortadoğu'nun başına bela olan bu çeteci güçler, Kürt özgürlük hareketinin muazzam direnişiyle geri püskürtülecektir. Sayın Abdullah Öcalan ve Kürt özgürlük hareketinin ulusal kongrenin toplanması çağrılarının ne kadar hayati olduğu acı tecrübeyle görüldü. HPG, YPG ve YJA, eli kanlı çetelere karşı inanılmaz bir direniş mücadelesi yürütüyor. Kendimize de mücadelemize de güveniyoruz. Şengal halkını katliamlardan korumak için Şengal'e geçen güçleri selamlıyoruz. Bu direniş olmasaydı, çeteler her yeri işgal edeceklerdi. Bu direniş, Ortadoğu'nun kalbine hançer gibi saplanan çeteleri yok edecektir. Bunu başaracak gücümüz var" açıklamalarında bulundu.


Sadece basın açıklamasıyla Şengal'e destek olunamayacağının altını çizen Aysel, "Tüm Kürdistan hakjubu seferberlik ruhuyla elinden geleni yapmaya çağırıyorum. Şengal halkı, Ezidi halkı, kadınları yalnız değildir. 72 kere katliama uğramış bu halkın 73'üncü kez katledilmesine izin vermeyeceğiz. Bu bizim için bir onur savaşı, insanlık mücadelesidir" dedi.


Aysel Tuğluk'un konuşmasından sonra binlerce kişi sloganlarla DBP il binasına doğru yürüdü.


(gk-bs/gc)