Selahattin Demirtaş: Katliamlara asla boyun bükmeyeceğiz

19:33

JINHA


AMED - Diyarbakır'da on binlerce yurttaşın katıldığı mitingde konuşan HDP’nin Cumhurbaşkanı Adayı Selahattin Demirtaş, IŞİD’in katliamlarına karşı asla boyun bükmeyeceklerini söyleyerek, “Bunlar ‘vahşi barbar bir hareket’ dedik dinletemedik. Dışişleri Bakanı IŞİD’i incitmemeye çalışıyor. Bize terörist dediniz. Parlamentodaki vekillere, bu meydandaki annelere terörist dediniz de IŞİD’e diyemiyorsunuz. Böyle vicdansızlık olur mu? Bahaneleri Musul'da rehineler varmış. Oradaki rehineler zarar görmesin ama bu barbar it sürüsüne boyun mu eğelim? Her yerde bütün halklarımızı IŞİD barbarlığına karşı birleşmeye davet ediyoruz” dedi.


Diyarbakır’da HDP Cumhurbaşkanı Adayı Selahattin Demirtaş’a destek için Diyarbakır İstasyon Meydanı’nda düzenlenen miting sanatçıların sahne almasıyla devam etti. Ardından on binlere seslenmek için sahneye çıkan Selahattin Demirtaş,  "Bijî Serok Apo", "Demirtaş", "Kürdistan seninle gurur duyuyor", "Amed seninle gurur duyuyor" sloganlarıyla karşılandı. Selahattin ise, "Asıl biz sizlerle gurur duyuyoruz" diyerek halkı selamladı. Selahattin, "En zorlu günlerde, en zahmetli günlerde, baskının zulmün sokakları teslim almak istediği günlerde barıştan adaletten, özgürlük ve eşitlik sloganlarından asla vazgeçmediniz. Neler yaşadık nasıl yaşadık. Gün be gün bu sokakların, bu meydanların tanıklığında an be an yaşadık. Binlerce şükürler olsun o zulüm günlerini el ele vererek aştık ve bugün başımız dik bir şekilde yine beraberiz" diye konuştu.


‘Kasımpaşalının havasını indiriyoruz’


Birilerinin Türkiye’de demokrasi ve özgürlük adına yaşanan ilerlemenin AKP hükümetinin bir lütfu olduğunu zannettiğine dikkat çeken Selahattin, “AKP’nin adayı da buraya gelerek, ‘Ey Diyarbakırlılar siz daha önce şarkı, Türkü dinleyemiyordunuz ama biz izin verdik dinliyoruz. Daha önce cezaevinde Kürtçe konuşamıyordunuz’ dedi. Ben de diyorum ki; sen de inşallah bu özgürlükten yararlanırsın. Maden bu kadar kıymetli bir hak vermişsin bize sen de faydalan. İnşallah cezaevinde rahat rahat konuşursun. Kısmet olur inşallah. Bunların ileri demokrasiden anladığı bu. Ama biz bu seçim vesilesiyle bütün bu şatafatı bu cilalı makyajı bozuyoruz. Kasımpaşalının havasını indiriyoruz. Demokrasi öyle olmaz diyoruz. Demokrasi bizim yeni yaşam ilkelerimizle olur. Özgürlük senin anlattığın gibi değil bizim yeni yaşam çağrımızdaki gibidir” sözlerini ifade etti.


‘Senin yürüdüğün çizgi Kenan Evren ile dosttu’


Türkün, Kürdün, Süryani, Alevi, Êzidî’nin herkesin devletin zulmünü görmeden kendi anadiliyle yaşaması gerektiğinin altını çizen Selahattin, “Kardeşlik birilerini meydanlarda yuhalatmak değildir. Kardeşlik herkesin haklardan eşit yararlanabildiği şeydir. Bunların bize layık gördüğü bu kadarmış. Cezaevi açmışlar ‘Kürtçe konuşabilirsiniz’ diyor. TRT ŞEŞ açmışlar ‘size bahsettim’ diyor. Ya Kasımpaşalı biz Kenan Evreni bile tanıdık postaladık. Sen onu tanımazsın çünkü o günlerde senin yürüdüğün siyasi çizgi Kenan Evren ile dosttu. Asıl direnişi haklar kurdu. Direniş Diyarbakır zindanlarında gerçekleşiyordu. Mazlum Doğan 3 kibrit çöpüyle bu meydanları aydınlatan onlardı. Bu hakları bahşeden sen değilsin kusura bakma” sözlerine dikkat çekti.  


‘Dayanışma içinde olursak çözülemeyecek sorun yoktur’


Gelinen noktanın tarihi kritik bir nokta olduğuna işaret eden Selahattin, “90 yıllık Cumhuriyet tarihinin kırılma noktasına geldik. Tekçiliği dayatan, faşizan siyasete karşı barış siyasetinin ortaya çıktığı bir kırılma yaşıyoruz. Sadece Hakkari, Diyarbakır Van değil, Antalya, Adana, Rize, Samsun her yerden bu çağrıya kulak veriyor. Sizin uzattığınız barış eli havada kalmıyor. Buradan uzatılan eli Tayyip Erdoğan’ın tutması önemli değil artık bu eli Sivas, İzmir, Antalya tutuyor. Biz ezilen halklar dayanışma içinde olursak çözülemeyecek sorun yoktur. Türkü de, Kürdü de eziliyor. Gittiğimiz her yerde bunu anlatmaya çalıştık. Öyle bir Türkiye, öyle bir gelecek ve öyle bir yeni yaşam yaratalım ki, bu yaşamda kimliklerimiz birbirine düşman olmasın” diye kaydetti.


‘Devlet hepimizin devleti olacak’


“Bu meydanda Türk, Alevi kardeşlerim var. Rizeli kardeşim pankart açmış. İşte yeni yaşamın Türkiyesi böyle olacak” sözlerini ifade eden Selahattin konuşmasının devamında şunları belirtti:


“Alevi Sünninin, Sünni Alevinin düşmanı olmayacak. Türk Kürdün, Kürt Türkün duruşundan kimliğinden korkmayacak. Birbirini severek birbirini koruyarak yaşayacak. Devlet hepimizin devleti olacak. Nasıl olacak. İşte yeni yaşam bunun formülüdür. Kürdün de devleti olacaksa Kürde hakaret etmeyecek. Kürt eğitim yapamaz demeyecek. Kürt kendi kimliğiyle Cumhurbaşkanı da olacak Başbakan da. Devlet hepimizin devleti olacaksa böyle olur. Ama şimdi ne yapıyorlar. Devlet Türkün de devleti değil. Vallahi billahi bir kişinin devleti. Recep Tayyip Erdoğan. İster asar ister keser. İstediğini vali, yargıç yapar. İstediğini milletvekili yapar. İstemediğini sokaklarda yuhalatır, linç ettirir. Kendini Halife olarak gördüğü için iş adamlarından para toplamak helaldir diyor.


‘Yeni yaşamın Cumhurbaşkanı hırsız olmamalı’


Yeni yaşamın Cumhurbaşkanı hırsız olmamalı. Yoksulun, üreticinin hakkını gasp etmemeli. Size soruyorum yeni yaşamda herkesi sahiplenecek, hırsızlık yapmadan halkların Cumhurbaşkanı olacak, çiftçiden, esnaftan yana olacak kaç fotoğraf var o pusulanın içinde. O kabine girdiğinde bu duygularla, gönül gözüyle bakıyor, sağa sola bakmaya gerek yok ortaya bakacak. Orada bir ayna var ayna. O benim değil sizin fotoğrafınız. Aynadır o fotoğraf. Yapacağınız işlem sadece mührü doğru yere basmak. Doğru yere bastığınız anda Türkiye’nin kaderini değiştirmiş olacaksınız. Herkes artık şunun farkında ki; biz yeni yaşamı zaten kazandık. Biz yeni yaşamı bu kampanyada zaten elimizle yarattık. Bundan vazgeçmeyelim. Buradan sesleniyorum. Uzatılan bu kardeşlik elini havada bırakmayın.


‘Halklarımızı IŞİD barbarlığına karşı birleşmeye davet ediyoruz’


Ortadoğu'nun, Irak'ın, Suriye'nin IŞİD gibi bir vahşetle karşı karşıya olduğu dönemdir. Bu eli havada bırakmayın. İki yıldır, Katar, Arabistan, Türkiye tarafından destekleniyorlar. Hala Dışişleri Bakanı kabul etmiyor. Canlı tanıkları var bunun. Açık çağrı yapıyorum. Ceylanpınar'a birlikte gidelim. IŞİD o sınırdan silahları nasıl getirip götürmüşler canlı tanıklarını getireceğim. Hatay'da bu vahşeti desteklediniz. Bunları size anlatmaya çalıştık. Bunlar vahşi barbar bir hareket dedik dinletemedik. Yıllarca desteklediler gelinen noktayı görüyorsunuz. Dışişleri Bakanı IŞİD’i incitmemeye çalışıyor. Bize terörist dediniz. Parlamentodaki vekillere, bu meydandaki annelere terörist dediniz de IŞİD’e diyemiyorsunuz. Böyle vicdansızlık olur mu? Bahaneleri Musul'da rehineler varmış. Vicdansızlar on binlerce insanı katlettiler. Şengale dayandılar, Hewler’e yaklaştılar ve katliamlar yapıyorlar. Hala IŞİD’i kızdırmayalım diyorlar. Daha ne yapacak bu adamlar. Oradaki rehineler zarar görmesin ama bu barbar it sürüsüne boyun mu eğelim? Her yerde bütün halklarımızı IŞİD barbarlığına karşı birleşmeye davet ediyoruz.


‘Bu katliamlara asla boyun bükmeyeceğimiz'


Şengal insanların onurudur, Musul, Kobanê, Cizire, Gazze'ye kadar nerede mazlum varsa orada olacağız. Gazze’den Şengal'e kadar her yer için direnişte olun. Bu katliamlara asla boyun bükmeyeceğimizi anlasınlar. Bu barbarlık oraları bitirirse yarın her yere bu vahşeti dayatacaklar. Türkiye'yi adım adım bataklığa götürdüler götürmeye devam ediyorlar. Bizler yeni yaşamda birlikte yaşamayı, üretmeyi ve yönetmeyi başarırsak bu Ortadoğu hakları için de model olacak. Sureyi için Irak için hattı Filistin, Mısır, Lübnan için model olacak. İnsanlar artık aynı ülkede değil, aynı binada bile oturamıyorlar. O toprakları düşman ettiler birbirine. Tüm medeniyet izlerini harabeye çevirdiler. Oraları kültür ve insan mezarlığına dönüştürdüler. Bu topraklarda bunu yaşamak istemiyorsak yeni yaşamı sahiplenmemiz gerekiyor. Çözüm önerilerimizi tüm Ortadoğu için kalıcı önerileridir.


‘Türkiye halklarını özgürlükçü bir ülkeyle buluşturmalıyız’


Sayın Öcalan'ın çağrısının kalıcı barışa ulaşmasından yanaysak yapılması gereken budur: Söz konusu müzakereler sadece Kürlerle hükümet arasında değil, demokrasiye ihtiyacı olan herkesin devletle yürüttüğü bir müzakeredir. Sadece Kürdün sorunu değildir barış mevzusu. İşte Cumhurbaşkanlığı seçimiyle birlikte yeni bir anayasayla Türkiye halklarını özgürlükçü bir ülkeyle buluşturmalıyız. Kadın arkadaşlarım, sizler bu mücadelenin gerçek emekçisi oldunuz. En fazla acıyı çeken siz oldunuz. Evlatlarınızı kaybetmek size yüklenen en büyük acı oldu. Gerilla annesi, polis annesi sizler bu acıyı ortaklaştırdınız. Sizler en çok barışı hak eden Türkiyeli analarsınız. Biz size barışı armağan etme sözü verdiysek bu sözü yerine getireceğiz. İşte seçim bu sözü tutmamızı sağlayacak. Bu kadının da seçimi olacak kadının da cumhurbaşkanlığı önünü açacak. Gençler, sandık sizlere emanet. Her sandığın başında kediler hırsızlık yapmasın diye çalışacaksınız. Oyunuzu boşa atmayın, ilkesizliğe atmayın, oyunuzu ilkelere verin, sizinle birlikte her koşulda mücadele edecek olanlara verin. 10 Ağustos akşamı Diyarbakır, İstanbul, İzmir meydanı kutlama yapsın.”  


Konuşmanın ardından Selahattin Demirtaş, Gültan Kışanak, Altan Tan, Zübeyde Zümrüt, Kamuran Yüksek halkı selamladı. Miting selamlamanın ardından sona erdi.


(ekip/mg)