Vanlılar: Şengal için yapacak çok şey var
11:17
Gülşen Koçuk - Berivan Sümer / JINHA
WAN - Dünyanın gözünü, kulağını kapattığı, fakat bölge halklarının seferber olduğu Şengal halkına yönelik katliam karşısında tepkiler büyüyor. Katliama karşı öfkelerini dile getiren Vanlılar, IŞİD'in Kürtlere ve bölgede yaşayan farklı etnik ve inanç kimliklerine saldırılarını kabul etmeyeceklerini belirterek, Şengal halkının yanında oldukları mesajını verdi.
Irak Şam İslam Devleti'nin (IŞİD) Rojava'nın Kobane kantonuna, Maxmur Kampı'na ve son olarak da 3 Ağustos'ta Şengal kentine yaptığı saldırılara tepkiler büyüyerek devam ediyor. Êzidilerin 500 bin nüfusluk Şengal kentine dönük saldırılar sonucu 300 bin kişi kenti terk etti, 3 bin kişi saldırıların ardından katledildi. Çoğunluğu kadınlar ve gençler olmak üzere 5 bin kişi ise IŞİD tarafından kaçırıldı. Dünyanın gözünü, kulağını kapattığı Şengal' yine bölge halkları seslerini yükselterek, tepkilerini dile getiriyor. Mikrofonu uzattığımız Vanlılar, IŞİD'in İslamiyet adı altında gerçekleştirdiği katliamlara sessiz kalmayacaklarını belirtirken, katliamların İslamiyetle bağdaşmadığının vurgusunu yaptı.
'Şengal bir insanlık dramı ve insanlık suçudur'
Van'da IŞİD saldırılarına karşı yükselen seslerden birisi olan Sibel Zorba, ne Müslümanlıkta ne de farklı bir dinde insan kıyımlarına yer olmadığının altını çizdi. "Şengal, tamamen bir insanlık dramı ve insanlık adına işlenen bir suçtur" diyen Sibel, birçok yerde yaşananlara ses çıkarılırken, Şengal'e ses çıkarılmamasının "insanlığın kötüye gitmesi" anlamına geldiğini söyledi. IŞİD tarafından gerçekleştirilen katliamların Müslümanlık adı altında yapılmasına da tepki gösteren Sibel, "Bu katliamları Allah'a itaat adı altında yapmaları da hem çok büyük bir günah, hem de çok büyük bir suç. Bunun ne Kuran'ı Kerim'de de İslamiyet'te deyeri yoktur" diye konuştu.
'Şengal'de ikinci Kerbela yaşanıyor'
"Zulüm kimden gelirse gelsin, bu katliamı lanetle ve nefretle kınıyoruz" sözleriyle IŞİD saldırılarını değerlendiren Selim Cengiz, "Bizim için Gazze ne ise Rojava da odur" dedi. IŞİD'in Ortadoğu'da "etnik temizleme" yapmaya çalıştığına dikkat çeken Selim, Şengal'de ikinci Kerbela'nın yaşandığını söyledi. İnsanların dini, dili, ırkı ne olursa olsun, barışçıl bir şekilde yaşamalarını istediklerini dile getiren Selim, "IŞİD gibi daha önce adı sanı duyulmamış bir örgütün birden orada çöreklenmesi, bu eylemlere kalkışması uluslararası güçler olmadığı sürece yapılamayacak şeylerdir. Umuyor ve diliyoruz ki, bu durum bir an önce son bulsun. İnsanlar can ve mal kaybı olmadan yaşamalarını diliyoruz" dedi.
'Herkes gözünü kulağını açsın'
IŞİD'in Müslümanlık kılıfıyla gerçekleştirdiği katliamları kınadıklarını ifade eden Özlem Erkol isimli yurttaş da, "Ben de bir anneyim ve iki çocuğum var. Bugün onların durumunda da olabilirdik. Bütün devletlere sesleniyorum. Herkes gözünü kulağını açsın ve 'Yeter' desin. Bu insanlara yazık, günah. Hepsi çoluk çocuk, kadın, yaşlı. El atsınlar ve susmasınlar" dedi.
'Neden herkes sessiz?'
Vanlı yurttaşlardan Abdurrahman Aslan da, "IŞİD'in yaptığı katliamları ve sessiz kalan dünyayı lanetle kınıyorum. Bizler mazlum insanların arkadaşlarıyız, her mazlum insan neredeyse bizler de oradayız" dedi. Abdurrahman, IŞİD'in yaptığı katliamları insanlık dışı varlıkların yapabileceğini söyledi. Abdurrahman, "Hukuk insanlarıyız, mücadeleci bir Kürt halkıyız. Dünyanın neresinde olursa olsun, bu 'Müslümanım' diye geçinen insan katillerine hesabını elbet bir gün soracağız" ifadelerini kullandı. Abdurrahman, "Şengal'de binlerce insan esir alınıyor, katlediliyor, açlıktan ve susuzluktan ölüyor. Neden buna kimse ses çıkarmıyor? Kadınlar, çocuklar onların elinde ve kimse ses çıkarmıyor. Biz elimizden geldiğince halkımızın yanında olmaya çalışacağız. Gerekirse ölümüne bile savaşırız halkımız için, sonuna kadar da halkımızın arkasındayız" diye konuştu.
'Bu katliama tanıklık ettiğimiz için üzgünüz'
IŞİD'in Şengal'de gerçekleştirdiği katliamlara ilişkin konuşan insan hakları aktivisti Dilan Gencer, IŞİD saldırıları ve Şengal'in durumu karşısında söylenecek bir sözün olmadığını, fakat yapılacak çok şeyin olduğunu vurguladı. Şengal'de yaşananlar karşısında siyasetin çok anlamsız olduğuna değinen Dilan, sadece kurumların değil, toplum olarak Şengal için yardımda bulunulması gerektiğini ifade etti. "Bir insan ve bir kadın olarak bunlara şahitlik ettiğimiz için çok üzgünüz" diyen Dilan, bir an önce yaşananların son bulmasını ve katliamdan kaçan insanların evlerine ve çocuklarına dönmesini dilediğini belirtti.
'Şengal'de insanlık onuru ayaklar altında'
İnsan Hakları Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Gülay Yıldız ise, Şengal'e yönelik saldırılara işaret ederek, yaşanan savaşın bir din savaşı olmadığını kaydetti. Gülay, IŞİD'in Şengal'de gerçekleştirdiği katliamın insanlık dışı bir olay olduğuna dikkat çekerken, "İnsanlık onurunun ve değerlerinin yerler altına alındığı bir süreç, ötesi yok. Bu kirli ve çirkin savaşa, çığlık çığlığa dur demek lazım" dedi. Katliam karşısında İslam dünyasının tepkisizliğinin daha acı bir durum olduğunun altını çizen Gülay, "Filistin, Gazze bizlere ne kadar acı veriyorsa, orada yaşanan dramatik durumun da bütün insanlığa acı veriyor olması lazım. Tepkisizlik, beni çok üzüyor. Kendisine insan diyen herkesin, hangi dinden ve ne olursa olsun, orada yaşananlara bir çığlık atması, sokaklarda haykırması ve etkin bir şekilde duyurması lazım" ifadelerine yer verdi.
'IŞİD'in İsrail'den farkı yok'
İnsan hakları savunucularından Sevil Ersan Altunli de, Şengal'de yaşananları vahşet olarak değerlendirdi. İnsanların kaçarken yolda yaşamını yitirmesi, yurtlarından edilmesi, yaşam haklarının ellerinden alınması ve bunların din adı altında yapılmasının vahşetin diğer bir boyutu olduğunu kaydeden Sevil, kaçırılarak tecavüzlere uğrayan kadınları, susuzluktan yaşamını yitiren çocukları hatırlattı. Türkiye'deki STK ve dini çevrelerin, Şengal'e sessiz kalmalarına anlam veremediklerinin altını çizen Sevil, "Gazze'de yaşananlar elbetteki katliamdır, ama IŞİD'in yaşattıklarının da İsrail'den bir farkı yoktur. Tüm kadınlar, insanlar olarak birlikte mücadele etmemiz ve birleşmemiz gerektiğini düşünüyorum" dedi.
(bs-gk/gc)

