‘Şengal’de soykırım ve cins kırımı yaşanıyor!’
12:59
JINHA
BERLİN - DEST-DAN Kadın Meclisi, BM yetkilileri ile yaptığı görüşmede IŞİD'in saldırılarının, Kürt, Êzidî ve Hıristiyan kadınları açısından hem bir soykırım hem de cins kırımı niteliği taşıdığını vurguladı ve derhal tedbir alınmasını istedi.
Almanya'nın Berlin kentinde DEST-DAN Kadın Meclisi, Şengal'de ölüm tehlikesi ile karşı karşıya olan kadın ve çocuklar için acil yardım çağrısında bulunmak amacıyla Berlin'de bulunan Birleşmiş Milletler Mülteci Komiserliği Temsilciliği ile bir görüşme gerçekleştirdi. Heyet, BM Yüksek Mülteci Komiserliğinin Hukuk Bölümünün Sözcüsü Norbert Trosien karşıladı. Meclis adına görüşmeye katılan heyet, IŞİD'in insanlık dışı saldırılarının, Kürt, Êzidî ve Hıristiyan kadınları açısından hem bir soykırım hem de cins kırımı niteliği taşıdığını vurguladı.
Görüşmeye katılan DEST-DAN Kadın Meclisi Temsilcisi Leyla Boran, IŞİD çetelerinin kadınlara karşı uyguladığı şiddetin, köleleştirme ve kırım siyasetinin örneklerini verdi. DEST-DAN Êzidî Kadın Komisyonu adına konuşan Nurê Alkış ise BM Mülteci Komiserliğinin güvenliği altında bulunan Şehîd Rüstem Cûdî Mülteci Kampı'nın savunmasız bırakılmasından ötürü 10 bin civarında Kürt mültecinin tekrardan göç etmek zorunda bırakıldığını dile getirdi.
‘Halk ölüme terkedilmiş durumda’
Sunulan dosyada 2 Ağustos 2014 tarihinden itibaren IŞİD'in kadın ve çocuklar başta olmak üzere Êzidî topluma karşı işlediği vahşetin bilançosu verildi. Görüşmede, göçe zorlanan halkın bugüne kadar BM kuruluşlarından herhangi bir destek almadığı, açlık ve susuzluktan ölüme terkedildiği belirtildi. BM Yüksek Mülteci Komiserliğinin Hukuk Bölümü Sözcüsü Norbert Trosien ise, yaşanan yoğun çatışmalardan dolayı bölgeye yardım ekipleri gönderemediklerini, ancak Hewlêr ve Duhok gibi kentlere ulaşan göçmenler için yardım sağlamaya çalıştıklarını iletti.
Görüşme esnasında şu taleplerde bulunuldu:
“- Soykırım ile karşı karşıya olan başta Êzidî toplumu olmak üzere Güney Kürdistan'daki tüm halk ve inanç gruplarının, özellikle de kadın ve çocukların- güvenliğinin sağlanması,
- Göçmenlerin su, erzak, ilaç, barınma vb. hayati ihtiyaçlarının derhal karşılanması,
- Kadın ve çocukların korunması için özel tedbirlerin geliştirilmesi.”
Kaynak: Özgür Politika
(mg)

