Selahattin Demirtaş: İzmir ve Diyarbakır el ele vermeli
16:29
JINHA
İZMİR - HDP Cumhurbaşkanı Adayı Selahattin Demirtaş İzmir'de düzenlenen final mitinginde, toplumun tüm ötekilerinin oylarına talip olduğunu ifade etti. Final mitingini İzmir'de yapmanın çok anlamlı olduğunu da belirten Selahattin, "Dün Diyarbakır’daydık bugün İzmir’deyiz. İzmir Diyarbakır el ele vermeli diyoruz" dedi.
HDP Cumhurbaşkanı Adayı Selahattin Demirtaş final mitingini İzmir'de Gündoğdu Meydanı’nda düzenledi. Sabah saatlerinde İzmir ve çevre illerinden gelen on binlerce insan meydanı doldurdu. Mitingle ayrıca HDP’li vekiller Sırrı Süreyya Önder, Levent Tüzel, HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ, ve Selahattin Demirtaş'ın eşi Başak Demirtaş katıldı. Selahattin Demirtaş resimlerinin süslendiğini alanda sık sık, "Êzidîler yalnız değildir", "Irkçı meshepçi İŞID'i lanetliyoruz", "Şengal Kerbala'dır", "Barış için Demirtaş", "Rojava devrimini selamlıyoruz" dövizleri taşındı. Kitle alkış ve zılgıtlar eşliğinde "Bijî Serok Apo", "Bijî berxedana Şengalê", "Halkların adayı Demirtaş", "Bê Serok Jiyan nabe" sloganları atıldı. Mitingde Ruşen Alkar, MKM sanatçıları ve Yasemin Göksu'nun seslendirdiği parçalar sonrasında HDP’li vekiller Sırrı Süreyya Önder, Levent Tüzel, HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ sahneye çıkarak kitleyi selamladı. Ardından ise Selahattin Demirtaş ve eşi Başak Demirtaş sahneye çıkarak halkı selamladı. Kitle dakikalarca verilen selama alkış tuttu.
‘Kardeşlik oyları Türkiye’nin önünü açacaktır’
İzmir halkını selamlayarak konuşmaya başlayan Selahattin, "Umut ediyorum ki sizlerin bu gayreti mücadelesi çabası yarın sandık başından çıkacak kardeşlik oylarıyla Türkiye'nin önünü açacaktır. Bizler yani bu ülkede eşit adil birlikte yaşamak isteyenler bütün halklar, bütün kimlikler, bütün inançlar, işçisiyle memuruyla, öğrencisiyle işsiziyle çiftçisiyle, kadını, erkeği, genci, yaşlısıyla artık bu topraklarda anavatanımızda birbirimizden korkmadan kimliklerimizden kaygı duymadan devletten korkmadan hükümetten korkmadan yaşamak istiyoruz. Biz özgürlüğü diğer onurlu halklar gibi çok fazlasıyla hak ettik. Türkiye toplumu olarak artık korkmadan yaşamayı özledik. Yeni yaşam çağrısı yani bizim ortaya koyduğumuz ilkeler işte bu duygularla bütün Türkiye'ye uzatılmış kardeşlik elindir" diye belirtti.
'Bütün halkar el ele...'
Devletin tekçi politikası yüzünden halkların bir birinden korkar hale getirdiğine vurgu yapan Selahattin, "Kim kendi kimliği, inancını, mezhebini, yaşam tarzını inkar ederek yaşayabilir. Her birimiz dünya görüşümüzle etnik kimliğimizle, inancımızla varız. Onursuzluğu dayatmış olursunuz. Bizden kimliklerimizden vazgeçmeden yaşam tarzımızdan taviz vermeden bir arada yaşamamız formülünü bulamazlarsa bizi birbirimize böyle her gün düşman ettirmeye devam edecekler” diye belirtti. “Bir sizlere de bu kadar renklilik bu kadar çok seslilik, bu kadar zenginlik içerisinde yoksulluğu yaşamayı vaat etmiyoruz” diye belirten Selahattin, “Hem kültürel olarak zenginiz hem de topraklarımız zengin ama her iki açıdan da fakirlik yaşıyoruz, yoksulluk yaşıyoruz. Bu kadar zenginlik bu meydanı dolduran Alevisiyle, Sunnisiyle, Kürdüyle, Türküyle, Çerkeziyle, Arabıyla, Romanı, Çingenesiyle bütün zenginliklerimiz yan yana durmayı başarırsak, el ele, yürek yüreğe, omuz omuza mücadele etmeyi başarırsak aşamayacağımız hiçbir zorluk yoktur. Bakmayın siz, bunlar mezhepçilik üzerine oy devşirmeyi ucuz ve kolay bir politika olarak benimsemişler. Fakat yaptıkları doğru değil. Belki oy getiriyor olabilir belki onları iktidarda tutmaya yetiyor olabilir ama onlar iktidarı güçlendirecek devleti ele geçirecek diye biz birbirimize düşman olmayalım. Bak onlar Aleviyi meydanlarda yuhalatıyorlar. Sunni kardeşlerime sesleniyorum; onlar yuhalattıkça siz Aleviye daha fazla sahip çıkın. Gidin alevi kardeşlerinizin elinden tutun boynuna sarılın kardeşim deyin. Türkü Kürdü birbirine düşmanlaştırmaya çalışıyorlar. Türk Kürt etnik kimliğinizi sormayın birbirinize kardeşçe sarılın. Omuz omuza biz bu ülkede eşit adil yaşayacağız deyin. 'Ermeni affedersiniz' diyorlar, nerde bir Ermeni görseniz elinden tutun sarılın kardeşim deyin ki bunların tekçi faşizan politikalarını halklar olarak siz boşa çıkarın" şeklinde devam etti.
'Birbirini yok etmeye çalışmak huzur getirmez'
İzmir'in etnik kimlik, inanç ve siyasi düşünce açısından son derece renkli bir topluluk olduğunu ifade eden Selahattin şöyle devam etti:
"Bu toplulukların hiç biri diğerine baskı yapmadan kendi yaşam tarzını diğerine dayatmadan kendi ideolojik dünya görüşünü dayatmadan birlikte yaşayabilir. Bu topraklarda Kemalist ulusalcılar, solcular, sosyalistler de var. İslami düşünceye sahip olanlar aleviler de var. Kürt de var, sosyal demokratta var. Bunların hepsi gerçekliktir. Bunların hepsi birbiriyle diyalog kurmaya temas kurmaya insani ilişkiler geliştirerek birbirini anlamaya çalışmalıdır. Birbirine yok etmeye çalışmak birbirinin alanını daraltmaya çalışmak hiçbirimize huzur getirmez, iktidar özellikle bunu yapıyor. Özellikle tekçilik üzerinden kendini var ediyor, güçlendiriyor. Geri kalan bizler birbirimize düşmanlık yapmışsak tekçi anlayışa ırkçı faşizan anlayışa destek vermiş oluruz. Özgürlükten yanaysak en azından demokrasinin insan haklarının evrensel kriterlerine inanıyorsak evvela kimliklere saygı duyacağız. İnsanların düşüncelerine saygı duyacağız.”
'Kadın temsiliyetinde dünyanın birinci partisiyiz'
Bunu yapacağız neden? Birincisi yan yana huzurlu yaşabilmek için. İkincisi bizler yani farklı kimlik ve inançlarımızla emekçi yoksul kesimleriz. Açız yoksuluz işsiziz. Asgari ücretle açık sınırının altında çalışmaya mahkum edileniz Soma da katledileniz. Tershane de inşaatlarda katledilen işçiler köylüleriz. Biz kimlikler arası ayrımı kabul etmeyelim. Yeni yaşamın ikinci kuralı budur, yani yeni yaşam işçinin emekçinin omuzlarında yükselmelidir. Ve yine değerli kardeşlerim yok sayılan inkar edilen sokakta evde katledilen siyasal alanda ekonomik alanda sosyal alanda ikinci sınıf insan muamelesi gören kadın arkadaşlar yeni yaşam en çok da sizin hakkınızdır. Mücadele ettiğiniz kadın kimliğinizle toplumu dönüştürdünüz, var ettiniz, özgürlüğe taşıdınız yeni yaşamın öncü gücü de siz olmalısınız. Kadın yaşamın her alanı da eşit olmalı ve bizler Halkların Demokratik Partisi’yle birlikte kadın arkadaşlarımızın öncülüğünde bu eşitliği gerçekleştiriyoruz. Düşünün ki, bugün siyasal alanda sadece Türkiye için demiyorum bakın arkadaşlar altını çizerek belirtiyorum dünya da oran olarak birinci partiyiz. Kadın temsiliyetinde dünyanın birinci partisiyiz."
'İzmir Diyarbakır el ele'
Final mitingini İzmir'de yapmanın çok anlamlı olduğunu da belirten Selahattin şöyle devam etti:
"Dün Diyarbakır’daydık bugün İzmir’deyiz. İzmir Diyarbakır el ele vermeli diyoruz. Elbette Antalya, Samsun el ele vermeli. Türkiye'yi yıpranan kardeşliğimizi tamir ederek onararak güçlendirmek istiyorsak her yerde bu yeni yaşam çağrısına güç vermek, destek vermek hepimizin boynunun borcu olmalıdır. İzmirli kardeşlerim eminim ki tercihte bulunurken bütün bu ilkesel yaklaşımları dikkatle ölçüt alacaklardır. Bir tarafta bizim evrensel kriterlere insan hakları ve demokrasi süzgecinden geçerek yüzlerce yıllık insanlık değerlerinin biriktirdiği ilkelere bakacaklar, diğer tarafta iki aday da ilkelerini bir tarafa bırakıp koltuk için makam için kendilerini halkın önüne çıkarmış olduklarını görecekler. İzmir halkı ilkelerin yanında mı olacak yoksa ilkeleri bir tarafa bırakıp 'biz diğerine benzemek istiyoruz, ilke umurumuzda değil, bugüne kadar ki mücadele değerleri umurumuzda değil, biz bu koltuğu kazanalım da ilkeler önemli değil' diyene mi oy vereceksiniz. İşte bu kadar kritik bir tercihtir. Türkiye artık mevcut durumda tek adamlığa doğru giderken tedbirini almadan demokratik tedbir almadan yürüyemezsin. Demokratik tedbir bugün bizim ortaya koyduğumuz birliktelikle mümkündür. Biz buralardan Türkiye'nin dört bir yanından yeni yaşama dair güçlü bir mesaj çıkarırsak karşımız da tek adam mı olur. Kasımpaşalı mı olur, vız gelir vız. Yeter ki yan yana duralım."
‘Demokratik Cumhuriyeti inşa edeceğiz’
Gelinen noktanın asla küçümsenmemesi gerektiğini işaret eden Selahattin, "Yarın sandıklar açıldığında tekçiliğine, ırkçılığına, parasına, arkasındaki tanka topa, TOMA’ya, gaza, copa güvenenler yanılacaklar. Bir tarafta da ilkesizlik uğruna koltuk için her şeyi iktidara itenler yanılacaklar. Biz artık Türkiye'nin ana muhalefet hareketiyiz. Hep birlikte bir sonraki seçimde inşallah Türkiye’yi birlikte yöneteceğiz ve gerçek anlamda bir halk demokrasisini, Demokratik Cumhuriyeti inşa edeceğiz" dedi.
Selahattin Demirtaş'ın konuşmasının ardından miting sona erdi.
(ht/mg)

