Günay Aksoy: Deniz’in savaşını zaferle taçlandıracağız
17:11
JINHA
WAN – Çaldıran ilçesi Hangediği köyünde binlerin katılımıyla son yolculuğuna uğurlanan Deniz Fırat, dini vecibelerin ardından toprağa verildi. Duygusal anların yaşandığı cenaze töreninde özgür basın çalışanları adına konuşan Özgür Gündem gazetesi editörlerinden Günay Aksoy, “Deniz, Musa Anter’in özgür basını, Gurbetelli’nin kalemi, Halil Uysal’ın kamerası oldu. Özgür basın geleneğini yürüten arkadaşlarım adına diyorum ki, Deniz’in kalemi daha güçlü yazacak. Biz onun savaşını zaferle taçlandıracağız” dedi.
IŞİD’in Maxmur mülteci kampına saldırıları sırasında IŞİD tarafından atılan havan parçalarının isabet etmesi sonucu 8 Ağustos günü yaşamını yitiren özgür basın çalışanı Deniz Fırat’ın (Leyla Yıldızhan) cenazesi sabah saatlerinde Yüzüncü Yıl Üniversitesi Dursun Odabaşı Tıp Fakültesi morgundan kadınların omuzlarında alınarak, binlerce araçlık konvoyla Çaldıran ilçesine bağlı Hangediği Köyü’nde toprağa verildi. Binlerce yurttaşın katıldığı cenaze törenine Deniz’in yakınları, özgür basın çalışanları, Özgür Gazeteciler Cemiyeti Derneği, Barış Anneleri Meclisleri, HDP Van Milletvekilleri Özdal Üçer, Nazmi Gür ve Van Bağımsız Milletvekili Kemal Aktaş, DBP’li Van Büyükşehir ve ilçe belediye eş başkanları, HDP ve DBP il ve ilçe yönetimleri ile çevre kentlerden yurttaşlar katıldı. Binlerce araçla Çaldıran’a ulaşan cenaze, Çaldıran girişinden çıkışına kadar kadınların omuzlarında yürüyüşle taşındı. Deniz’in ve PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın fotoğraflarının, posterlerinin, PKK, KCK, YPG bayraklarının taşındığı yürüyüşte sık sık, “Şehid Namirin”, “Biji Serok Apo”, “Bê Serok Jiyan Nabe”, “Ey Şehid Xwîna te erdê namine”, “Katil Erdoğan”, “Kürdistan faşizme mezar olacak”, “İntikam” sloganları atıldı.
‘HPG ve YJA tarafından gönderilen çiçekler Deniz’in mezarına bırakıldı’
Çaldıra halkının da konvoya katıldığı ve sloganlarla destek verdiği yürüyüşün ardından cenaze Deniz’in vasiyeti üzerine Hangediği Köyü’ne ulaştırıldı. Daha önce de iki kız kardeşi çatışmalarda yaşamını yitiren Deniz’in ve kardeşleri Binevş ile Sarya’nın fotoğraflarıyla karşılanan Deniz, dini vecibelerin ardından defnedildi. Sık sık, “Şehid Namirin” sloganları atan kitle, kadınların öncülüğünde sarı, kırmızı, yeşil renklerle köy camisinden köy mezarlığına kadar yürüyüş gerçekleştirdi. Duygusal anların yaşandığı cenaze töreninde edilen dualardan sonra Deniz’in naşı defnedildi. Son yolculuğunda da Deniz’i yalnız bırakmayan sevenleri ve meslektaşları Deniz için dualar etti. Deniz’in defnedilmesinin ardından HPG ve YJA tarafından gönderilen çiçekler Deniz’in mezarına bırakıldı.
‘Deniz’in yolunda yürüyeceğiz’
Dini vecibelerin ardından Deniz ve demokrasi mücadelesinde yaşamını yitirenler anısına "Çerxa Şoreşê" marşı ile saygı durulunda bulunuldu. Saygı duruşunun ardından ilk olarak konuşan MEYA-DER Van Şube Başkanı Salih Kaplan, Deniz’in ailesine başsağlığı dilediğini belirterek, zulmeden IŞİD çetelerini lanetlediğini ifade etti. Konuşmasında Deniz’in Maxmur, Şengal ve Rojava’yı özgürleştirdiğini dile getiren Salih, Deniz’in yolunda yürüyeceklerini sözlerine ekledi.
‘Deniz, Gurbetelli’nin kalemi oldu’
Ardından özgür basın çalışanları adına konuşan Özgür Gündem gazetesi editörlerinden Günay Aksoy, Deniz için son görevlerini yerine getirmek için Çaldıran’da bulunduklarını ifade etti. “Deniz, Musa Anter’in özgür basını, Gurbetelli’nin kalemi, Halil Uysal’ın kamerası oldu” diyen Günay, Deniz’in Binevş’in ve Sarya’nın da, kendilerini özgürlük mücadelesine adadıklarını kaydetti. Deniz’in mücadelesinin daha da büyüyeceğinin vurgusunu yapan Günay, “Onun hayal ettiği özgür Kürdistan gerçekleşecek. Deniz’in gözü arkada kalmasın. Onun mücadelesi bizim için büyük bir mirastır” vurgusunu yaptı. Günay, Deniz’in hem savaştığını, hem de yaşananları yazarak dünyaya duyurduğunu hatırlatırken, “O bize savaşı anı anına aktardı. Çetelere karşı kamerasıyla savaştı.” açıklamalarında bulundu. Günay, “Özgür basın geleneğini yürüten arkadaşlarım adına diyorum ki, Deniz’in kalemi daha güçlü yazacak. Biz onun savaşını zaferle taçlandıracağız” şeklinde konuştu.
‘Denizle aynı kanı taşıdığım için onur duyuyorum’
Günay’dan sonra konuşan Deniz’in yeğeni Arzu Yıldızhan ise, “IŞİD’e karşı savaşan Deniz’le aynı kanı taşıdığım için onur duyuyorum” dedi. PKK’nin verdiği mücadele sayesinde özgür olduklarını kaydeden Arzu, “Bütün ailelere sesleniyorum; Herkesin yeni Deniz Fıratlar yetiştirmesini diliyoruz. Önder Apo’nun, özgürlük savaşçılarının ve Kürt halkının başı sağolsun” ifadelerine yer verdi.
‘Sen rahat uyu… Maxmur, Şengal özgürleşti’
Ardından konuşan Van Bağımsız Milletvekili Kemal Aktaş ise, Deniz’in yaşamı, direnişi ve mücadelesiyle örnek olduğunu kaydetti. Deniz’in yolunda gideceklerini ve onu takip edeceklerini ifade eden Kemal, “Tarih, dünya, Kürdistan toprakları bir kez daha şahit oldu. Bu mücadele tarihi yeniden yazıyor, yeniden yeşertiyor. Yıl 2014 ve Kürdistan dağlarında büyük bir direniş gerçekleştiriliyor. Deniz kamerasıyla, yaşamıyla, direnişiyle büyük bir onur oldu” dedi. Konuşmasında Deniz’e seslenen Kemal, “Deniz heval, sen rahat uyu. Maxmur ve Şengal özgürleşti. Bizler senin kameranın ve kaleminin takipçisi olacağız. Sen Kürdistan halkının kalbindesin, ölümsüzsün” ifadelerine yer verdi.
Konuşmaların ardından kitle “Şehid Namirin” sloganlarıyla taziye çadırına geçti, Deniz ise mezarı başında bulunan meslektaşlarıyla baş başa kaldı. Taziye ziyaretleri çadırda kabul edilirken, Deniz’in annesi de cenazeye katılan binlere, telefon aracılığıyla seslendi.
Çaldıran’ın Hangediği Köyü’nde kurulan taziye çadırı üç gün boyunca açık kalacak.
(gk-bs/mg)

