Kadın akademisyenler: HDP'nin yeni yaşam çağrısı duyuldu

08:43

Handan Tufan / JINHA


İZMİR - Seçimlerin asıl kazananı HDP, yeni yaşam çağrısıyla adım adım ilerliyor. Seçimlerde ortaya çıkan tablo sonrasında birçok kesimin HDP'nin çağrısına kulak verdiği sonuçlarla ortaya çıktı. Seçim sonuçlarını değerlendiren kadın akademisyenler, Kürt ve Türk seçmenlerin HDP'ye oy vermesine neden olan asıl siyasi gerekçenin, Selahattin Demirtaş'ın onların hayatlarını değiştirebileceğine dair hakiki bir politik söz üretmesi olduğuna dikkat çekti.


Cumhurbaşkanlığı seçimleri sonrasında 12. Dönem Cumhurbaşkanlığı'na Recep Tayyip Erdoğan seçilirken, HDP'nin sürpriz oylarının özellikle batıda ikiye katlanması ise yeni yaşam umudunu oldukça büyüttü. Seçim çalışmaları boyunca HDP'nin Cumhurbaşkanı Adayı Selahattin Demirtaş, ezilen tüm kesimleri HDP'de buluşmaya davet etti.  Ortaya çıkan sonuçlar bu davetin kabul görüldüğünün en somut kanıtı oldu. Ege Üniversitesi kadın akademisyenleri seçim sonuçlarını değerlendirdi. Ege Üniversitesi Felsefe Bölümü Öğretim üyesi Prof. Dr. Melek Göregenli, seçimin iki önemli sonucu olduğuna işaret ederek, "Birincisi Tayyip Erdoğan'ın sadece barajı geçecek kadar oy alması, ikincisi ise HDP'nin aldığı oyların önemli ölçüde yükselmesi" diye belirtti.


'HDP'nin yükselmesinin nedenleri çok açık'


Tayyip Erdoğan'ın beklenen ya da söylenen oranda oy almamasının nedenlerine değinen Melek, "Seçim sonuçları ayrıntılı olarak açıklandığında daha net anlaşılacak. HDP'nin oylarının anlamlı ölçüde yükselmesinin nedenleri daha açık bence. HDP'nin oy artışının, daha önce AKP'ye oy veren Türkiye'nin her yerindeki Kürt seçmenlerden ve CHP seçmeninden kaynaklandığını düşünüyorum. Sosyalist oylar kuşkusuz, HDP'nin şimdi bulunduğu noktada bir artış göstermiş olabilir. Ama bu oyların, genel olarak yükselişi açıklamaya yetmeyeceğini düşünüyorum" dedi. Kürt ve Türk seçmenlerin HDP'ye oy vermesine neden olan asıl siyasi gerekçenin, Selahattin Demirtaş'ın onların hayatlarını değiştirebileceğine dair hakiki bir politik söz üretmesi olduğuna vurgu yapan Melek,  "Bu politik söz, yoksul ve orta hatta orta-üst sınıf CHP seçmenine de ulaşabilecek bir söz, 'sol' bir söz. CHP'nin üretemediği, güvenli, kararlı, toplumun kendisini bütün dışlanmış hissedenlerini kapsayıcı ve onlara güçlerini hatırlatan bir söz. Uzun vadede AKP'ye 'yeni bir hayat vaadi'ni inandırıcı bulduğu için oy veren sadece Kürt seçmeni değil, Türk seçmenini de çağırabilecek bir söz" dedi.


'Bu çağrıya verilen ilk yanıt çok olumludur'


Kürt siyasal hareketinin siyaset anlayışı, ödediği bedeller ve sonsuz sabrıyla Kürt sorununu Türkiye'nin çözmek zorunda olan herkese göstermiş olduğuna dikkat çeken Melek, "HDP'ye ilham veren de budur. HDP'nin Kürt sorununu Türkiyelileştirmesini Kürtlerinkiler de dahil bütün Türkiyelilerin hak, adalet ve eşitlik taleplerini hep beraber dile getirme çağrısı olarak görüyorum. Hep beraber yeni bir hayatın inşası için karşılaşma ve birlikte yürüme. Bu çağrıya verilen ilk yanıt çok olumludur, üzerimize düşen bu çağrıyı olgunlaştırmak ve kapsayıcılığını arttırmaktır" şeklinde konuştu.


'HDP'nin politik olarak Türkiye'ye açılmasının miladı'


Seçimlerde bazı seçmenlerin önyargı duvarlarını aştığını belirten Ege Üniversitesi Felsefe Bölümü Öğretim üyesi Doç. Dr. Zerrin Kurtoğlu, bu duvarların aşılmasında, Selahattin Demirtaş'ın bütün ezilenleri, ötekileştirilenlerin yaralarından aynı şefkatle kucaklayan çağrısının katkısının büyük olduğunu ifade etti. Bu seçimlerde HDP'nin politik olarak Türkiye'ye açılmasının miladı sayabileceğine işaret eden Zerrin, "Şimdi önyargılarını aşmaya hazır daha pek çok insana kendini anlatmaya başlayabilir. Çünkü dinlemeye hazır bir insan topluluğu artık var. Selahattin Demirtaş'a oy veren ve vermek isteyip de inanamama, güvenememe, aşılanmış korkular ve benzeri gibi nedenlerle vermeyen herkes, bu başlangıcın takipçisi olacak" diye belirtti.


'Selahattin Demirtaş'ın sıradışı bir hediye verdi'


Seçim konuşmalarındaki üslup ve içeriğin Selahattin Demirtaş'a oy verme davranışını etkilediğini de belirten Zerrin, Selahattin Demirtaş'ın, söyleminin içeriği kadar üslubu da barışçıl olduğunu dile getirdi. Selahattin Demirtaş'ın İzmir mitinginde yaptığı konuşmasını hatırlatan Zerrin, "En ciddi korkusu siyasal İslam olan ve ulusalcı refleksleriyle sıradan faşizme hayli açık olan İzmir'e ve tüm Türkiye'ye sıra dışı bir hediye verdi. Nicedir mevcut politik manzaraya alışmış, kısır tekrarlara gömülmüş ve başka türlü bir yaşam düşleyemez hale gelmiş insanları heyecanlandıran, hatta hayal güçlerini iktidarlandıran bir duyguyu, umut etmeyi hediye etti. Yalnızca HDP'nin değil, bu hediyeyi kabul eden herkesin onu çoğaltmak için emek vermesi gerekiyor. Yeni yaşam çağrısının ilkeleri, bizzat yaşamdan damıtılan ilkelerdi ve yine yaşamda demlendirilecekler" sözlerine yer verdi.


(ht/mg)