'Kreş yok ölüm var'
11:29
JINHA
İSTANBUL - Kadın Emeği ve İstihdamı Girişimi (KEİG) Platformu sokakta oyun oynarken kamyonetin altında kalarak can veren 5 yaşındaki Muhammet Ali Ateşli'nin ranta dayalı kentleşme ve kreş yokluğunun kurbanı olduğunu belirtti.
Kadın Emeği ve İstihdamı Girişimi (KEİG) Platformu tarafından, 4 Ağustos'ta Bağcılar'da 5 yaşındaki Muhammet Ali Ateşli'nin oyun oynarken kamyonetin altında kalara can vermesine ilişkin açıklama yapıldı. Açıklamada, Muhammet'in
insana uzak, sermayeye yakın kentsel dönüşümün, “üç çocuk doğurun” zihniyetinin, yetersiz kreş hizmetlerinin altında ezilerek can verdiği belirtilerek, "5 yaşında bir çocuğun tek başına sokakta ne işi vardı' sorusunu duyar gibiyiz. Faturayı annesine çıkarmaktan daha kolay ne olabilir ki" diye kaydedildi.
'Muhammet yanlış kentleşmenin kurbanı oldu'
Yaşanılan yerlerde, yakın mesafelerde yeşil alanların yokluğu nedeniyle insanların evlere ya da alışveriş merkezlerine hapsedildiğine vurgu yapılarak, "Muhammet Ali’nin ve yaşıtları diğer çocukların koşturmak istediği sokaklar, çocuk dostu olarak tasarlanmış olsaydı ne bir kamyonetin ne de motorlu başka bir aracın orada işi olmayacak, 5 yaşındaki bu ufacık çocuk da hayatını kaybetmeyecekti. Ancak, ilerlemeyi/ kalkınmayı daha çok yol ve daha çok bina olarak gören ve uygulayan siyasi otoritenin gündeminde şehirleri büyüğünden küçüğüne yaşanabilir kılmak gibi bir madde yok. Muhammet Ali arabaların, yolların ve binaların hükümranlığındaki bir kentleşmenin kurbanı oldu" diye belirtildi.
'Sokaklar güvenli hale getirilsin'
Kreşlerin de yaşanılan mekanlardan ayrı düşünülmemesi gerektiğine vurgu yapılan açıklamada, "Bununla apartmanların alt katlarında ufacık oyun alanları barındıran ve çocukların çoğunlukla iç mekanlarda zaman geçirmek durumunda kaldığı yerleri kast etmiyoruz. Çocuklarımızın sokaklarda koşup oynayacağı zamanlarda kreşte ya da evde dört duvar arasına sıkıştırılmalarını istemiyoruz. Semtlerin de kreşlerle birlikte dönüşmesi, sokakla aralarına örülen kalın duvarların ya da demir parmaklıkların görünmezleşmesi gerektiğine inanıyoruz. Çocuklarımız için kapısı kentin yeşil alanlarına açılan okullar istiyoruz. Yalnızca onlar için değil, kendimiz için de. 'Sokaklar, çocuklarımızı kreşe bırakmadan önce ya da sonra yahut nefes almak istediğimiz her zaman güvenle vakit gecirebilecegimiz şekilde dönüşsün' diyoruz" diye kaydedildi.
(gc)

