'Kadını köleleştirerek toplumu yok etmek istiyorlar'

08:57

Beritan Elyakut - Tekoşin Tekin / JINHA


AMED - IŞİD çetesinin özelde kadınları genelde toplumu hedef alarak gerçekleştirdiği katliamlara sert tepki gösteren Diyarbakırlı kadınlar, kadın şahsında toplumun yok edilmek istendiğine dikkat çekerek, "Binlerce yıldır her savaşta ilk kadın düşürülmek istendi ancak kadın her şeye rağmen iradesini ortaya koymayı başardı" dedi.


Rojava, Şengal ve son olarak Maxmur'a saldıran IŞİD çetelerinin ilk olarak kadınlara yönelmesi ve fetva çıkarması yaşanılan vahşetin arka yüzü olarak bakılmak istendi. Diyarbakırlı kadınlar yaşanan vahşete karşı sessiz kalmayacaklarının altını çizdi. Kadınlardan Melek Çetin, yüzyıllardır kadın üzerinden geliştirilen sömürü politikalarının kadının özgürlük mücadelesine yönelik olduğunu belirtti.  Kadının öz savunma gücünü ana tanrıça kültüründen var ettiğini söyleyen Melek, "Ortadoğu topraklarında kadın üzerinde özel savaş yürütülmesinin tek sebebi kadının bu gücünü kırma ve yok etmedir" dedi.


'Kadının gücünden ve özgürlüğünden korkuyorlar'


IŞİD'in kadına yönelme sebebini değerlendiren Melek, "Kadının gücünden ve özgürleşmesinden korkuyorlar. Ortada bir gerçeklik var ki, oda ezilen ve köleleştirilen toplumların kurtuluşunun kadın özgürlüğünden geçmesidir. IŞİD gibi çeteler kadının özgürleşmesini istemiyorlar. Ve bu çeteler Ortadoğu topraklarında özelde kadını genelde ise Ortadoğu halklarını köleliğe sürüklemek istiyorlar. Bu yüzden ilk olarak kadını düşürüp toplumu egemenliği altına almayı hedefliyorlar" şeklinde konuştu. Melek, son olarak tüm kadınların bu katliamlar karşısında sessiz kalmamaları ve seslerini duyurmak için bir araya gelinmesi gerektiğini söyledi.


'Kadınlara yapılan bu zulüm ilk değildir'


IŞİD'in İslamiyet ile hiçbir alakasının olmadığını belirten Nurşin Çiçek ise, hiçbir dinde kadının bu denli yok sayılmadığının altını çizdi. Nurşin, ezilen kadının yanında sömürüye, yok sayılmaya ve ötekileştirilmeye zorlanan halkın tam anlamıyla sesini duyurmadığına dikkat çekerek, "IŞİD gibi çeteler, kadınların, onurlarıyla toplumu taçlandırdığının farkında. Kadınların yaşamın her alanında düzenleyici, yön gösterici olmasından kaynaklı korkuyorlar. Kadınlara yapılan zulüm ilk değildir. Binlerce yıldır her savaşta ilk kadın düşürülmek istendi ancak kadın her şeye rağmen iradesini ortaya koymayı başardı ve böylede devam edecektir. İyi bilmeliyiz ki, suskunluk ve susuzluk herkesi öldürür, kimse susmamalı bu katliama dur demeli" dedi.


'Kadınları katleden bir din kabul edilemez'


Diyarbakır Barış Anneleri Meclisi üyesi Havva Kıran, İslamiyet adına kadınların ve çocukların katledildiğini, IŞİD çetesinin ise bunu meşrulaştırmak için fetvalar çıkardığını dile getirerek, "Kadınlar dünyanın özgür geleceği ve rengidir. Bunun farkında olan IŞİD çetesi özellikle kadına yöneldi. Kadınları kaçırıp satan ve diri diri toprağa gömen bir din kabul edilemez. Din adına böyle katliamları yapan bir çeteyi gören din adamları nasıl sessiz kalabiliyorlar. Bu çok iyi bilinmelidir ki, kadını cariye olarak satan, tecavüz edenler lanetli kişiliklerdir ve bu dünyanın düzenini bozmak için yaratılmıştır" sözlerini ifade etti.


'Mesut Barzani kukla olmaktan vazgeçsin'


Mesut Barzani'n oturup düşünmesi gerektiğini söyleyen Havva, PKK'nin Federal Kürdistan'ı özgürleştirmek adına ön cephelerde savaşmasını iyi okuması gerektiğini vurguladı. Mesut Barzani'ye çağrı yapan Havva, "Mesut Barzani artık gözlerini iyi açmalıdır. Kendi topraklarında petrolü var bu yüzden Amerika ve tüm hegemonik güçler ona mecburdur onların kuklası olmaktan vazgeçmelidir. Tayyip Erdoğan Barzani'yi ayda bir kez Türkiye'ye getirerek kendi çizgisine çekiyor. Senin arkanda Kürt halkı var bunu iyi bilmelisin. Tayip Erdoğan'a güvenirsen yalnız kalırsın ve Kürt halkı artık sana yardım elini uzatmayacaktır" şeklinde konuştu. Havva son olarak, tüm Kürtlerin el ele verip IŞİD çetelerine karşı birliktelik çağrısı yaptı.


(be-tt/mg)