'Ortadoğu'nun kurtuluşu için Önder Apo'yu izlemeliyiz'

09:04

Zınarin Aydın/JINHA


AMÛDÊ – Şengal'de IŞİD'in gerçekleştirdiği katliama ilişkin tepkisini dile getiren El-Nusra saldırısında mağdur kalan ve Amudê'ye göç etmek zorunda kalan Ayda Xelef Selim adlı kadın, "Bize bunları yaşatan din adı altında terör estiren çetelere lanet olsun. Ortadoğu'yu cehenneme çevirdiler. Ortadoğu'nun kurtuluşu için Önder Apo'nun çizgisinde ilerlemekten başka çare yok" diye konuştu.


Rojava devrimine karşı IŞİD ve El-Nusra'nın Rojava'da gerçekleştirdiği katliamların ardından yüzlerce yaşamını yitiren yurttaş, göç etmek zorunda kalanlar ve kendilerinden hala haber alınamayan kayıpların yaşanmasına neden oldu. Rojava'da böylesi hasarların yaşanmasının yanı sıra aynı saldırı Federal Kürdistan bölgesinde bulunan başta Şengal olmak üzere, Musul’un kuzey ve doğu cepheleri, Mahmur, Kerkük ve Xaneqin cephelerinde de devam ediyor. Saldırılar karşı hayatta kalmaya çalışan Şengallilerin göçü ise devam ediyor. 50 yıl önce Türkiye'den Suriye'nin Telberak kentine göç eden ve 8 ay önce El-Nusra çetelerinin saldırısına uğradıktan sonra Rojava'nın Amudê kentine sığınan Ayda Xelef Selim adlı kadın, "Göçebe bir kadın olarak Şengalli kadınların göç sırasında yaşadığı sorunları anlayabiliyorum. Bu acıyı derinden yaşıyorum" dedi.


'Ortadoğu'nun kurtuluşu Apo'ya bağlı'


Ayda, katliamların kadın bedenine saldırı üzerinden gerçekleşmesine dikkat çekerek, "Yapılan bu saldırılar Ortadoğu halkları için yüz karartıcı bir olaydır. Emperyal güçlerin başlattığı bu savaşta binlerce kadın ve çocuk kurban edildi. Önder Apo, vicdanlı ve yüce bir isimdir. Ortadoğu’nun kurtuluşu için önder Apo'nun çizgisinden gitmekten başka çare yok" diye konuştu.


'Şengalle uyuyor, Şengalle kalkıyorum'


Şengal haberlerinin gündemde yeteri kadar yer edinememesini de eleştiren Ayda, "Böylesi bir katliamın medyada yeteri derecede yer almaması, medyanın vicdansızlığını gösteriyor" ifadesinde bulundu. Suriye savaşının ardından yaşadıklarını stranlara döktüğünü dile getiren Ayda, "Yaklaşık ki yıldır yaşadıklarımı stranlara döküyorum. Tüm acılarımı ezgilere işliyorum. Ancak bu şekilde acılarımı bir nebze olsun dile getiriyorum. Yaşadığım bunca acıların üzerine bir de Şengal eklendi. Şengal saldırısından bu yana geceleri rahat uyuyamıyorum. Şengalle uyuyor, Şengalle kalkıyorum. Şengal'den çekilen fotoğraflar, beni çok üzüyor. Dört çocuğum var. Rojava'ya sığınmasaydım, çocuklarımı kaybedebilirdim. Şengal'de susuzluktan yaşamını yitiren çocuklar rüyalarıma giriyor. Tarifi edilmez acılar çekiyorum.  Eşimin hasta olmasından kaynaklı açtığım küçük bir dükkanda elde ettiğim gelirle geçimimizi sağlıyorum. Fakat ben de Şengal ve kadın kurtuluşu için bir şeyler yapmak istiyorum. Bu nedenle kadın mücadelesi çalışmalarına katılma kararı aldım" şeklinde konuştu.


'Şengal için toplumsal duyarlılık şart'


Şengal katliamının toplumsal bir mesele olarak ele alınması gerektiğinin altını çizen Ayda, "Tüm ünya halkları, dünyanın geleneğini tehlike altına koyan IŞİD terörüne karşı bir araya gelmeli. Bu gün Şengal'de yaşanan vahşet aslında dünya için bir tehlike unsuru niteliğindedir. Bu nedenle başta kadınlar olmak üzere, tüm insanlık IŞİD'in yok olması için birleşmeli" dedi.  Ayda son olarak Şengal katliamına ilişkin stran bestelediğini belirterek, "Şengal için bestelediğim stranımı yaşamım boyunca gittiğim her yerde dillendireceğim. Katliamı ben stranlarımla topumun belleğine işleyeceğim. Herkes elinden geleni yapmalı Kimi haberle, kimi silahlı mücadeleyle, kimi ise verdiği yaptığı siyasetle IŞİD'in ne kadar korkunç bir örgüt olduğunu dünyaya duyurmalı" dedi.


(za /zt)