İstanbul’da IŞİD’e karşı yürüyen kadınlar forum düzenledi
21:55
JINHA
İSTANBUL - Barış İçin Kadın Girişimi üyeleri, Rojava, Filistin, Şengal ve Maxmur'da taciz, tecavüz ve katliamlara maruz kalan kadınların yalnız olmadıklarına dikkat çekmek amacıyla yürüyüş gerçekleştirdi. Yürüyüşün ardından Yoğurtçu Parkı'nda bir araya gelen kadınlar, Rojava ve Filistin'den gelen kadınların yaşadıklarını dinledi.
Barış İçin Kadın Girişimi (BİKG) üyeleri, Rojava, Filistin, Şengal ve Maxmur'da taciz, tecavüz ve katliamlara maruz kalan kadınların yalnız olmadıklarına dikkat çekmek amacıyla Kadıköy İskele Meydanı'nda bir araya gelerek eylem düzenledi. "Gazze'den Rojava'ya, Şengal'den Maxmur'a kadınlar katliamlara karşı direniyor" pankartı açan kadınlar, "Bedenimiz savaş alanı değildir", "Tecavüzcü IŞİD, işbirlikçi AKP hesap verecek", "Rojava Devrimi kadınların umudu olmaya devam ediyor" dövizlerini taşıdı. Eylemde sık sık, "Jin jiyan azadi", "Ezidi kadınlar yalnız değildir", "Katliama direnen kadınlara bin selam" sloganları atıldı. LGBTİ bireylerin de katıldığı eylemde Şengal'de haber takibi sırasında katliamcı örgüt IŞİD tarafından katledilen gazeteci Deniz Fırat da unutulmadı. "Deniz Fırat yaşıyor, YJA savaşıyor" sloganları ile Fırat'ı unutmadıklarını gösterdi.
'Şengal'i PYD ve PKK korudu'
Türkçe ve Kürtçe okunan basın metninin Türkçesi'ni girişim adına Hazal Havelnut okudu. Hazal, bir yandan İsrail'in diğer yandan IŞİD'in can almaya doymadan halklara, kadınlara, çocuklara saldırdığını hatırlattı. Kadınların bedeninin savaş alanına döndürüldüğünü ifade eden Hazal , "Kadına karşı şiddetin 'sınır' tanımadığını en iyi kadınlar bilir. Peki biz sınırın neresindeyiz? Türkiye her zamanki gibi kendi gündemiyle meşgulken, biz kadınlar Ortadoğu'yu kasıp kavuran bu savaşları nasıl görüyoruz? Gazze'den Şengal'e, Maxmur'dan Rojava'ya yaşam için direnenleri ne kadar duyuyoruz?" diye sordu. IŞİD'in Şengal'de binlerce Ezidi'yi en vahşi biçimlerde katlettiğini dile getiren Hazal, "PYD ve PKK'nin güvenlik koridoru sayesinde canlarını kurtarmayı başaran Ezidiler snırları aşarak Rojava'ya ve Türkiye'ye sığındı. Türkiye, kıyımdan geçen Ezidilere sınırda binbir zorluk yaşatmaya devam ederken Rojava halkı yardım için seferber oldu" diye konuştu.
‘Milyonlarca insan en hayati ihtiyaçlardan yoksun’
IŞİD'in zulmünden kaçan milyonlarca insanın en hayati ihtiyaçlardan yoksun bir bekleyişin içinde olduğunu ifade eden Hazal, Rojavalı, Gazzeli ve Şengalli kadınların yalnız olmadığını söyledi. Açıklamaların ardından, kadınlar alkış, zılgıt ve sloganlar eşliğinde Bahariye Caddesi üzerinden Yoğurtçu Parkı'na yürüdü. Kadınlar, burada, "Ortadoğu'da neler oluyor, kadınlar bunun neresinde?" adlı forum düzenledi. Formun açılış konuşmasını yapan Boğaziçi Üniversitesi Öğretim üyesi Prof. Dr. Nükhet Sirman, Ortadoğu'nun medeniyetin beşiği olduğu için sürekli saldırılara maruz kaldığını belirterek, IŞİD'in neden ortaya çıktığını savaşın kadınların neresinde olduğunu anlamak için forum düzenlediklerini söyledi.
'Filistinli kadınlar zor şartlar altında'
Açılış konuşmasının ardından kadınlar söz alarak konuştu. İlk olarak söz alan Filistinli Zeina Mustafa adlı Filistin Kadın Hareketi üyesi, Filistinli kadınları yaşadıklarını kadınlarla paylaştı. Zeina, Filistinli kadınlar olarak Ortadoğu'da kadın olmanın zor olduğunu bildiğini ifade eden ederek, "Filistin'de kadınlar, her zaman baskı altında. Buna karşı Gazze ve Ramallah'ın hedeflerinden biri, Filistinli kadınların özgür şekilde yaşamasını sağlamaktır. Kadınlar Filistin'de zor şartlar altında yaşıyor. İsrail tarafından çok sayıda kadın esir tutulmuştur. Bu olaylardan dolayı Filistinli kadınlar gerek ekonomi gerekse kültürel olarak zor şartlarda yaşıyor" dedi.
'Türkiye'de mülteciler ucuz işçi olarak görülüyor'
Suriyeli kadın sığınmacılara yönelik araştırma yapan Mazlum-Der üyesi araştırmacı Gülsüm Ekinci, deneyimlerini paylaştı. Gülsüm Mazlum-Der'in 2014 yılında Suriyeli mültecilerle ilgili hazırladığı rapordan bazı verilere değindi. Raporda 72 Suriyeli kadınla görüşüldüğünü ifade eden Gülsüm, kadınların sorunlarından bahsetti. Gülsüm, AFAD'ın 2014 Nisan-Mayıs raporuna göre ise, Türkiye'deki kamplarda 220 bin sığınmacı olduğunu bunlardan 107 bininin kadın olduğunu söyledi. Suriyeli sığınmacılarından temel sorunlarının başında dil nedeniyle sıkıntılar çekildiğini belirten Gülsüm, Suriyeli mülteciler için Kürtçe ve Arapça çevirmenlere ihtiyaç olduğunu ifade etti. Kamp dışında yaşayan Suriyeli mültecilerin temel ihtiyaçlarının giderilmesi için daha fazla çaba gösterilmesi gerektiğini kaydeden Gülsüm, mülteciler için bir diğer önemli sorunun çalışma izninin olmamasından dolayı ucuz işçi olarak kullanıldığını dile getirdi.
'Kadınlar savaşın ön saflarında yer aldı'
Ardından söz alan Rojavalı Ahine Welat da, Rojava'da yaşadığı deneyimleri kadınlarla paylaştı. Ortadoğulu kadınlar olarak savaş değil, her zaman barışı istediklerini ifade eden Ahine, şunları söyledi: "Biz savaşmak istemiyorduk ancak, Suriye Devleti ve Özgür Suriye Ordusu 'bizim tarafımızda yer alacaksınız' dedi. Ama biz iki taraftan da yer almayarak sadece kendi topraklarımızı savunduk. Herşey istediğimiz gibi olmadı ve kendimizi savaşın ortasında bulduk. Biz de buna karşı ne gerekiyorsa yaptık. YJA kadın birlikleri oluşturduk ve kadınlar savaşın ön saflarında yer aldı. Şimdi de Şengal'de kadınlar savaşın tam ortasındalar. Kadınlara siyah kefenler giydirilip pazarlarda satılıyor."
Ahine, son olarak, tüm kesimden kadınları, cins kırımına karşı duyarlı olmaya çağırdı.
Konuşmaların ardından Rojava, Gazze ve Şengal'de yapılan katliamlar ve buna karşı halkın direnişinin yer aldığı sinevizyon gösterimi yapıldı. Forum, soru-cevap bölümünün ardından sona erdi.
(dk-zd/mg)

