Lice'ki konferanstan 'kesin özgürlük' kararlaşması

21:49

JINHA


AMED - Lice ilçesine bağlı Mizagé köyünde halkın kendi iradesi ile oluşturduğu bölge meclisinin deklare edilmesi amacıyla kadın konferansı gerçekleştirildi. Konferansa katılan yüzlerce kadın direnişi yükseltme mesajları vererek, kadınların yürüyüşlerinin “kesin özgürlükle” sonuçlanacağını söyledi.


Lice ilçesine bağlı Mizagé (Kılıçlı) köyünde halkın kendi iradesi ile oluşturduğu bölge meclisinin deklare edilmesi amacıyla kadın konferansı gerçekleştirildi. "Serxwebun Kadın Konferansı" adı altında gerçekleştirilen konferansa yüzlerce kadın katıldı. Konferansın yapıldığı alana PKK Lideri Abdullah Öcalan, Paris'te suikast sonucu katledilen Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Şaylemez, Lice direnişinde asker kurşunu ile katledilen Ramazan Baran, Baki Akdemir, Medeni Yıldırım'ın ve çeşitli zamanlarda çıkan çatışmalarda yaşamlarını yitiren PKK ve HPG'lilerin fotoğrafları ile üzerinde, "Bi avakarina xweserîya demokratikra em bir ber rébertîya azat ve bivin", "Ji Ocalan re azadî jı qirqirinéra na" yazılı pankartlar, PKK ve KCK bayrakları asıldı. Konferansta ilk olarak divan seçimi yapıldı. Ardından ise özgürlük mücadelesinde yaşamlarını yitirenler anısına saygı duruşunda bulunuldu. Saygı duruşu zılgıtlarla sona erdikten sonra ise konuşmalar başladı.


'Meclislerde halk iradesinin temsiliyeti vardır'


Divan adına yapılan açıklamada meclis sistemi ile ilgili anektodlar verdi. Meclis sisteminin, halkın kendi iradesini temsil edebileceği, kimliği ile yaşama katılabileceği bir sistem olduğuna dikkat çekilen açıklamada, 3 yıla yakın bir süredir, sistemin alt yapı çalışmalarının sürdürüldüğü vurgulandı. PKK Lideri Abdullah Öcalan'ın tarihi Amed Newroz'unda Kürt halkının kendi kendini yöneteceği bir sistemi, kendi elleri ile oluşturması gerektiğinin aktarıldığı açıklamada, ,"Bizlerin adına karar verilmesini istemiyoruz. Kendi sorunlarımızı kendimiz çözecek, irade olacağız. Bu konferans sistemin daha iyi anlaşılması, kanıksanması açısından önem arz etmektedir" denildi. Sistemin anlaşılmasına ilişkin Kürdistan'ın bir çok alanında tartışmaların yürütüldüğünün ancak anlayış sorunlarının yaşandığının bu nedenle ise sistemin gerilediğinin vurgulandığı açıklamada, sistemin yeni olmadığı, örneklerinin yaşandığını belirtilerek, "En demokratik sistem meclis sistemidir" denildi.


'Mesele Kürtlük değil, insanlıktır'


Söz konusu konferansın, sistemin anlaşılması için zemin olarak görülmesi gerektiğine işaret edilen açıklamada, "Konferans ortamlarında halkın iradesi ortaya çıkar. Bu nedenle önemli bir konferans. Özellikle kadınların bir araya gelmesi önemlidir. Türkiye devleti 'iki Kürdü bir araya getirsen konuşamazlar' diyorlardı, kadınlar için de aynı şey söyleniyor ancak yüzlerce kadın bir araya geliyor sistemi tartışıyor. Oluşturulan meclis ve kurumlarda kolektif bir şekilde çalışıyor. Kadınlar güçlü bir irade açığa çıkardı. Şimdi kadının özgün kararları tartışılmıyor" ifadesi kullanıldı. Kürt halkına karşı topyekun bir saldırının söz konusu olduğuna dikkat çekilen açıklamada, Rojava'da, Şengal'de acı çeken bir anneyi anlamayan birinin "ben anneyim" diyemeyeceğini belirtilerek, "Bu gerçekliktir. Mesele sadece Kürt olmak değil, insanlıktır. İnsanlık duygularını yitirmeyen kimseler, duyarsız kalamaz. Nerede olursa olsun Kürdistan gerçekliğine karşı bir saldırı vardır. Bunun yanında sistem Kürt halkını geri, cahil ve vahşi gösteriyor. Hukuk tanımadan binlerce insanımızı katledip, topraklarımızı yaktılar. Tüm bunları şimdi yapamıyorlar, açık bir şekilde katliam da yapamıyorlar, bu Kürdistan mücadelesi sayesinde kazanılmış bir düzeydir" diye vurgulandı.


'Kadınların yürüyüşü özgürlüğe kadar devam edecektir'


PKK Lideri Abdullah Öcalan'ın yapmış olduğu çağrı ile çatışmalı ortama son verdiği ancak Türkiye devletinin herhangi bir adım atmadığının vurgulandığı açıklamada, "Halk barış olduğunu düşünüyor, bir rahatlık var. Türkiye devleti bu süreç içerisinde ne yaptı? Hangi gelişmeler yaşandı. Hiç bir şey! Ortada hiç bir şey yokken, bu rehavet o halde nereden geliyor? Neden düşman gerçekliği karşısında bu kadar rahatsınız" sorusu soruldu. Kürtlerin eski Kürtler olmadığının işaret edildiği açıklamada, eski sistemi kabul etmedikleri, bu nedenle de hiç bir devletin, hukukun kendilerine dayatmalarda bulunamayacağı kaydedildi. Özellikle Kürt kadınlarında kararlılığının üst düzeyde olması gerektiğinin altının çizildiği açıklamada, "Özgürlük olmadıkça hiç bir şey olmaz. Başka yaşam tarzı kabul görülemez. Özellikle kadınlar on kat daha fazla mücadele etmelidir. Direniş ruhunu çok daha fazla taşımalıdır. Kadın verdiği savaş hem devlete ve hem de erkek zihniyetine karşıdır" denildi. Kadınların yakınları olan erkeklerin, kadınların yaşamı ile ilgili karar verme hakkını kendilerinde gördüklerine işaret edilen açıklamada, "İrademizi güçlendireceğiz, nasıl ki Kürtler eski Kürtler değil, kadınlar da eski kadınlar değildir. Kadın özgürlüğün yolunu tutturmuştur. Ve bu yürüyüş kesin özgürlüğe kadar da devam edecektir" denildi.


'Özgür eş yaşam okundu'


Açıklamanın ardından özgürlük mücadelesinde yaşamlarını yitiren direnişçi kadınların fotoğraflarından oluşan bir sinevizyon gösterimi sunuldu. Sinevizyonun ardından ise PKK Lideri Öcalan'ın savunmasında kaleme aldığı, "Özgür eş yaşam" bölümü okundu. Bölümün okunması ardından kadınlar ayağa kalkarak Öcalan'ı uzun süre, "Bijî Serok Apo" sloganları ile alkışladı.


Meclis sistemleri tartışıldı


Meclis sistemleri ile demokratik özerkliğin temellerinin atıldığının belirtildiği konferansta, sistemin inşasında kadınların aktif bir şekilde yer alması gerektiği ifade edildi. İradesi kırılan ve en fazla sömürülenlerin kadınlar olduğu vurgusunun yapıldığı konferansta, egemenlerin kurmak istedikleri sistemleri kadınlar üzerinden kurduğu söylendi. Kadınların kendilerini daha fazla sorumlu görmesi gerektiği, topluma kadınların şekil verdiğine de işaret edildi. Konferansta ayrıca Kürt toplumuna dönük devletin özel politikalar ürettiği, fuhuş ve madde bağımlılığını normalleştirmeye çalıştığı, kadının düşüşünün toplumun düşüşü olduğu vurgulandı. Kürt kadınlarının dünya kadınlarına örnek olacak düzeyde bir mücadele gerçekliğine sahip olduğunun kaydedildiği konferansta, kadınların misyonlarına denk bir duruş içerisinde olması gerektiğine vurgu yapıldı.


'Kadınlar meclis çatısı altında bir araya gelmelidir'


Kadınların meclis çatısı altında bir araya gelerek örgütlülüklerini yükseltmelerinin gerekliliğine değinilen konferansta, kadınların birlik olmaları halinde çözüme kavuşturamayacakları sorunlarının kalmayacakları vurgulandı. Rojava'da kadınların taburlar kurdukları, öz savunmalarını geliştirdikleri ve bu durumun tüm Kürt kadınları için güvence olarak görüldüğünün kaydedildiği konferansta, özgürleşmenin gereği olarak ekonomik anlamda bağımsızlığın da sağlanması gerektiğine işaret edildi. Kadınların meclis çatısı altında komünlerini oluşturarak kolektif bir yaşamı yaratabilecekleri, ortaklaşma ve dayanışma içerisinde yeni yaşamı inşa edebilecekleri söylendi. Kadına dönük şiddete karşı kadınların birlik olması halinde erkeğin şiddet uygulamaya cesaret edemeyeceği de ifade edildi. Konferans uzun süre soru-cevap şeklinde devam etti.


Konferansta alınan kararlar ise şöyle:


*Konferansta alınan tüm kararlardan öncelikli olarak bölge meclisi ve konferansa katılan tüm delegeler sorumludurlar,


*Gençliğimiz başta olmak üzere tüm halkımızın yaşamına dönük saldırı anlamına gelen uyuşturucu, esrar ekimi ve satışı yasağının denetlenmesi ve uygulamasında sorumlu yaklaşılması,


*Çocuk yaşta (18 altında) evliliklerin kabul edilmemesi ve bu tür durumlarda gerekli cezai yaptırımların uygulanması,


*Feodal ve geri zihniyetin ürünü olan çok eşlilik kültürünün mahkum edilerek kabul edilmemesi,


*Kürt çocuklarının asimilasyon kurumları olan okullara gönderilmemesi ve bu kararın uygulanması için bölgede Kürtçe okulların oluşturulmasına dönük alt yapı hazırlarının başlatılması.”


Konferans ayrıca kendi kadın meclisini oluşturdu.


(ekip/zd)