Benlerden biz olmak için 'Elibelinde'

09:05

Dilan Karamanoğlu /JINHA


İSTANBUL - "Benlerden Biz Olmak İçin Elibelinde" sürecini başlatan Anarşist Kadınlar, hayali kurulan dünyayı büyüten fikrin pratikte hayata geçişi için mücadelelerine devam diyor. Elibelinde'yi JINHA'ya değerlendiren Anarşist Kadınlar'dan Nergis Şen ve Özlem Arkun, "Elibelinde kadınlar olarak istemin karşısında durmaktan çok alternatifi yaratmak için mücadele ediyoruz" dedi.


Anarşist kadınlar, 4 yıldan bu yana başlattıkları sisteme karşı mücadelelerine, "Elibelinde" ile daha güçlü bir şekilde devam ediyor. Geçen yıl 8 Mart öncesinde "Benlerden Biz Olmak İçin Elibelinde" sürecini başlatan kadınlar Anarşist örgütlenmenin içinde kadın bakış açısıyla mücadele ediyor. "Elibelinde" kampanyasını JINHA'ya konuşan Anarşist Kadınlar'dan Nergis Şen ve Özlem Arkun, "Elibelinde"yi, hayali kurulan dünyayı büyüten fikrin pratikte hayata geçişi olarak tanımladı. Anarşizmin devlet, kapitalizm, militarizm ve ataerkiye karşı iktidarın tüm biçimlerine karşı bütünlüklü bir özgürlük mücadelesi olduğunu ifade eden Nergis Şen, "Kadın mücadelesini de bu bütünlüklü mücadelenin en elzem parçalarından biri olarak görüyoruz" dedi.


'Kapitalizm bedenlerimizi metalaştırarak bizleri pazarlıyor'


"Yalnızca kadınlığımızdan dolayı ötekileştirildiğimiz, yok sayıldığımız ve hemen her gün katledildiğimiz bu ataerkil düzeni yıkmak için bu mücadeleyi veriyoruz" diyen Nergis, kapitalizmin hayatın her alanında kadını daha fazla sömürdüğünü dile getirdi. Nergis, "Kapitalizm hem bedenlerimizi metalaştırarak bizleri pazarlıyor, hem de üzerinden varlığını sürdürdüğü sömürü sistemi içerisinde bizi yok sayılan kimliğimizle, bedenimizle, varlığımızla yine sömürüyor. Böyle bir sistem içinde, kadın hem tüketen hem de tükettirilen bir hale dönüştürülüyor" şeklinde konuştu.


'Anarşist Kadınlar antimilitaristtir'


Kadınların şiddetin kurumsallaşmış haline okulda, ailede, sokakta maruz kaldığını belirten Nergis, "Bu şiddet tabi ki en çok da savaş zamanlarında tacizle, tecavüzle, kölelikle savaş meydanına çevrilen bedenlerimizde görülüyor. Bu sebeple antimilitarist bir mücadele biçimi de Anarşist Kadınlar'ın önem atfettiği alanlardandır. Kadınlar olarak gerçekleştirdiğimiz vicdani ret açıklamaları da bu yüzden bizler için önemlidir" dedi. Elibelinde kadının, kapitalizme karşı duruşu bunu halılara, kilimlere, çanak çömleklere elleriyle dokuyan ve kazıyan kadın olduğunu ifade eden Nergis, "Yani nakşeden, üreten kadındır Elibelinde. Emeği görünmeyen ya da görmezden gelinen ama buna karşı yılmayan, elini beline koyup direnen kadındır" ifadesinde bulundu.


'Elibelinde kadın mücadelesinin mirasıdır'


Nergis, "Aslında Elibelindekadını kimi zaman Karadeniz'de HES'lere karşı direnen Karadenizli kadın, kimi zaman savaşın ortasında kendisini siper ederek savaşı durdurmaya çalışan Barış Annesi, kimi zaman devletin kaybettiği ve katlettiği yakınlarının yıllardır hesabını soran Cumartesi Annesi, kimi zaman da bedeninin bir savaş alanına çevrilmesine karşı özgürlüğü için direnen Rojavalı kadındır" dedi. Elibelinde'nin Türkiye ve bölgede yeni çıkarılmış bir mücadele biçimi olmadığını dile getiren Nergis, "Bu mücadele biçimi haklı olanı ortaya çıkardığımız bir süreçtir  bizim için. Biz Elibelinde'yi mücadeleci kadınlardan alıp kara mora boyadık" diye konuştu.


'Elibelinde Enki'ye isyan eden Ninhursag'dır'


Elibelinde'nin motifi yüzyıllardır bu toprakların büyütüp ortaya çıkardığı bir sembol olduğunu söyleyen Özlem ise, "Elibelinde, tarihsel olarak çözümlediğimizde, kadın bir tanrıça motifinin yorumlanışıdır. İlk çağlardan bu yana ana tanrıça kadını ifade eden Elibelindeler, kimi zaman hastalıkları iyileştiren, doğanın bereketini ifade eden Kibele, kimi zaman Fırat ve Dicle kıyılarında kurnaz tanrı Enki'ye isyan eden Ninhursag olarak çıktı karşımıza" dedi.


'Karşısında durmaktan çok alternatifi üretmeyi hedefliyoruz'


"Biz Elibelinde'ye kapitalizme karşı duran dedik.  Çünkü bu topraklarda kadın hep üreterek kendini ortaya koyan olmuş, biz de Elibelinde'yi bu yüzden tüketilen ve tükettirilen olandan bıkmış bir karakter olarak ortaya koyduk" diyen Özlem,  Elibelinde'nin sadece bir şeylerin karşısında olan değil aynı zamanda üreten, örgütlenen, dayanışmayı büyüten bir mücadele anlayışı olduğunu belirtti. Özlem, "Elibelinde, kendi yaşamını bugünden değiştiren, örgütleyen ve hayalini kurduğu dünyayı büyüten bir fikrin pratikte hayata geçişidir. Elini beline koymak sadece bunları fikirsel anlamda sahiplenmek değil; elini beline koymak kendi hayatında kararlarını kendin vermektir" diye konuştu.


'Kooperatifleşmeyi düşünüyoruz'


Özlem konuşmasının devamında şunları söyledi: "Daha uzun vadeli hayallerimiz ve programlarımız var.  Kapitalizmin tükettiren, bencilleştiren, yalnızlaştıran algısına aynı zamanda paylaşmadan ve dayanışmadan uzaklaştıran saldırılarına karşı Elibelinde kadını hem üreten hem ürettiğini paylaşan ve sömürmeden-sömürülmeden-sömürülmeye de izin vermeden yapmalı dedik. Aslında Elibelinde'nin yüzünü döndüğü bir kooperatif düşüncesi var. Üreterek, ürettiğini paylaşarak, dayanışmasını büyüterek özgürleşen kadınların kuracağı bir kooperatif. Yazılı ve görsel bakımdan Elibelinde'nin kendi eylemlerini, kendi yazılarını kadınlara ulaştırabileceği bir materyali olsun istiyoruz. Bunlara önümüzdeki dönem çalışmalarımız içerisinde yer vereceğiz."


(dk/zd/gc)