Kadınlar 9. Karaburun Kongresi'ni değerlendirdi

08:32

Handan Tufan /JINHA


İZMİR - Bu yıl 3-7 Eylül tarihleri arasında düzenlenecek olan Karaburun Bilim Kongresi Düzenleme Kurulu'na ilişkin Ferda Dönmez Atbaşı, Özlem Özkan ve Emel Yuvayapan ile konuştuk. Kadınlar, kongre sürecinden, kongrenin amaçlarına ve oturumlarına kadar değerlendirmede bulunarak, "Bizzat kongrenin düzenleme kurulu olarak karar verme süreçlerinde kendi içimizde ve diğer katılımcılar söz konusu olduğunda da kadınlar lehine pozitif ayrımcılık yapıyoruz" dedi.


İzmir'in Karaburun ilçesinde bu yıl dokuzuncu kez Bilim Kongresi düzenlenecek. Karaburun Bilim Kongresi'nin ilk adımları, bundan yaklaşık 10 yıl önce İzmir'deki farklı üniversitelerden Eğitim-Sen üyesi, birkaç araştırma görevlisinin bir araya gelerek, daha düşük katılımlı bilimsel toplantılar düzenlemeye başlamaları ile atılmış oldu. Bu yıl 3-7 Eylül tarihleri arasında düzenlenecek olan kongreye ilişkin Karaburun Bilim Kongresi Düzenleme Kurulu Kadın üyeleri Ferda Dönmez Atbaşı, Özlem Özkan ve Emel Yuvayapan konuya ilişkin ortak değerlendirmede bulundular. 


'Bilimsel bilgi herkesin kullanımına açıktır'


Kongrenin anlayışında bilim ve siyasetin ayrılmaz bir bütün olduğunu ifade eden kurul üyesi kadınlar, "Bilimsel bilgi sadece akademik ortamların kullanacağı bir bilgi değildir; tersine öğrenciden işçiye, işçiden köylüye herkesin kullanımına açıktır. Bu perspektif gereği, bilimsel toplantının düzenleme kurulları daha çok belli bir disiplinin hâkimiyetinden oluşmakta, bir konunun değişik boyutu ve onu oluşturan disiplin alanları ise dışarıda bırakılmaktadır" dedi.  Kadınlar, özellikle bazı disiplinlerde bilimsel toplantıların yüksek ücretlerde olmasının da özellikle yolun başında olan genç bilim insanı adaylarının katılımını imkânsızlaştırdığına vurgu yaptı. Karaburun Bilim Kongresi'nin herkes için özgür bir tartışma ortamı yaratma fikri olarak ortaya çıktığını dile getiren kadınlar, "Bu nedenle, kongre düzenleme kurulunda diğer kongrelerin tersine, sağlıkçı, eğitimci, iktisatçı, sinemacı gibi çok sayıda farklı disiplindeki çalışandan oluşmakta. Kongrenin yapıldığı mekanın bir deniz- güneş-tatil ortamı olmaktan çıkarılıp, o yerelin sorunlarının ve gündemlerinin mutlaka kongrede tartışıldığı, böylelikle akademi ile toplum ve yerel arasında bilgi akışının sağlandığı bir nefes alma ortamı olarak tasarlandı" şeklinde belirtti.


'Bu yılın teması 'dünyada bir hayalet dolaşıyor'


Karaburun Bilim Kongresi'nin bu yıl "Dünya'da bir hayalet dolaşıyor" temasıyla yapılacağını belirten kadınlar, "Bugüne değin, çoğunlukla akademiden, yerel halktan, farklı meslek gruplarından ve değişik coğrafyalardan birçok muhalif insan bir araya geldi. Oturumlar boyunca ve sonrasında, zaman kısıtı olmadan tartışmalar yaptılar. Uluslararası konuklara sınırlı ölçüde yer vermeye çalıştıysak da bütçe önümüzde önemli bir engel oldu. Yerel sorunlara odaklanan oturumlarla ilişkili olarak, bazı köylere misafir olundu. Ayrıca, her sene çalışma grupları istedikleri konularda önceden hazırlık yaparak kongre esnasında tartışmalarını yürüttüler. Bunların dışındaki zamanı, sinema, müzik, sergi gibi kongreyi tamamlayan aktivitelere ayırdık. Sonuç olarak, her zaman daha iyisini yapmak mümkün olsa da başlangıçtaki hedeflerine tutarlı bir şekilde yakınsayan bir süreç oldu" sözlerine yer verdi.


'Görünürlüğün artması bizim için çok önemli'


Dünya'da ve Türkiye'de ezilen sınıfların, halkların, cinsiyetlerin çok yoğun mücadelelerine tanık olunan bir süreçten geçildiğini kaydeden kadınlar, süregiden bu mücadelelerin enine boyuna tartışıldığı, farklı boyutlarıyla değerlendirildiği, birbirinden haberdar olmayan mücadelelerin birbirini tanıma fırsatı bulacağı bir kongre beklediklerini dile getirdi. Kadınlar, ülkenin farklı bölgelerinde süregiden mücadele deneyimlerinin akademi de çalışma konusu olması ve bu mücadelelere teorik olarak destek sağlaması, görünürlüğünün arttırılması kendileri için son derece önemli olduğunu ilave etti.


'Kadın konusunda çalışan akademisyenleri takdir ediyoruz'


Kadınların fiziksel ve zihinsel olarak çok yoğun ve şiddetli saldırılara maruz kalınan bir ülkede yaşadıklarının altını çizen kadınlar, "Kadınların bir birey olarak kendilerini toplumda var edebilmelerinin kısıtlandığı, eğitim, sağlık, ulaşım, haberleşme haklarının yoğun olarak engellendiği, yani doğumdan itibaren çok dezavantajlı olarak hayata başladığı bir tarih ve coğrafyada, kadınlar üzerinde yapılan akademik çalışmaları elbette çok değerli buluyoruz. Ancak, hâkim akademik ortamlarda kadın konusunun hakkettiği önem ve ölçekte ele alınmadığını düşünüyoruz. Nihayetinde toplumun her biriminde olduğu gibi akademinin de erkek egemen olmakla malül bir yapı olduğunda hemfikiriz. Bunu da gözetirsek, belki küçümsenmeyi, alaya alınmayı ve bir bilim emekçisi olarak yeterince özenle dinlenmemeyi göze alarak, kadın konusunda çalışan akademisyenleri takdir ediyoruz ve destekliyoruz" değerlendirmelerinde bulundu.


'Her yıl kadınlar kongrede'


Kongrelerinde hemen her yıl kadın konulu bir ya da daha fazla sayıda oturum yapıldığını ekleyen kadınlar, "Oturumlar bazen doğrudan katılımcılar tarafından bir bütün olarak bize önerilmiş oluyor.  Bazen gönderilen bildirilerden yola çıkılarak oluşturuluyor, bazen de doğrudan bir ihtiyaca cevaben davetli konuşmacılar çağırılarak bizim tarafımızdan oluşturuluyor. Bu oturumlara başvurular yoğun oluyor ve aynı zamanda oturumların dinleyici kitlesi ve tartışma bölümleri de oldukça yüksek katılımlı oluyor. Bu sene de özellikle, iktidarın kadın ve bedeni üzerinde kurduğu baskı ve kadınların direnişini tartışan bildiriler etrafında şekillenen bir oturum bulunuyor" diye belirtti. 


'Kadınlar lehine pozitif ayrımcılık yapıyoruz'


Karaburun Bilim Kongresi olarak, toplumun ve akademinin dezavantajlı bireyleri olarak kadınlara ve onların tartışmak istedikleri konulara her zaman gereken özeni göstermek gayreti içinde olduklarını söyleyen kadınlar, "Bizzat kongrenin düzenleme kurulu olarak karar verme süreçlerinde kendi içimizde ve diğer katılımcılar söz konusu olduğunda da kadınlar lehine pozitif ayrımcılık yapıyoruz" dedi.


(ht/mg)