Tekstil işçisi Züleyha: İşimiz aynı maaşımız farklı!

09:08

Handan Tufan / JINHA


İZMİR - Çocukluk yıllarından itibaren çalışan Züleyha Aydın, sabahın erken saatlerinde yollara düşen ama çıkış saati belli olmayan tekstil atölyelerinde çalışan binlerce kadından sadece biri. Erkek patronların baskısı altında hakaretlere maruz kalarak çalışan Züleyha, anlattıklarıyla kadın emeğinin nasıl sömürüldüğüne ayna tutuyor.


Kadınların ucuz iş gücü olarak görüldüğü Türkiye'de, özellikle tekstil atölyeleri emek sömürüsünün üst seviyede olduğu iş alanlarından biri. Kadın için çalışma koşullarının en ağır olduğu yerlerden biri olan tekstil atölyelerindeki kadınların yaşam alanlarına müdahale ediliyor. Çocukluk yıllarında İzmir'de bulunan tekstil atölyelerinde çalışmaya başlayan Züleyha Aydın'ın anlattıkları yaşananlara ayna tutuyor. Sabahın erken saatlerinden itibaren başladığı işinden akşam yorgun bir şekilde evine dönen Züleyha, kızı Dersim'e yeterince zaman ayıramıyor. Mardinli bir Kürt kadını olan Züleyha, daha çocuk yaşlarında ailesine bakmak görevini üstlenen binlerce kadından biri. Kendisiyle birlikte iki kız kardeşinin de tekstil işinde çocukluklarını feda ettiğini söyleyen Züleyha, tekstil işine önce "ayakçı" diye tabir edilen ve daha çok çocukların yaptığı işi yaparak başladığını anlatıyor. Züleyha, "Sabahın erken saatinde işe gideriz. Ama tekstil işçisinin ne zaman eve geleceği belli olmaz. Gidiş saatimiz belli ama geliş saatimiz belli değil. Sürekli mesaiye kalma durumumuz oluyor" dedi. 


'Erkeklerin maaşı kadınlarınkinden daha fazla'


Şu anda makinecilik yaptığını sözlerine ekleyerek devam eden Züleyha, "İlla istedikleri sayıyı vereceksin, vermediğimiz zaman patronlar azarlıyorlar. Çok ağır modeller geldiği zaman öğretmek yerine bağırmaya başlıyorlardı. Bize 'yapmıyorsan kalk git evine' diyorlar. Tekstil ortamı kadınlar için çok zor. Erkeklerle birlikte çalışıyorsun. Onlar daha rahat çalışıyorlar. Kadınlar sanki mecbur, onlar değil. Patronlar kadınlara bağırıyor, erkeklere bağırmıyorlar. Erkeklerin ağzı da bozuk. Ağızlarından hiç bir zaman iyi bir şey çıkmaz. Bağıra bağıra konuşuyorlardı. Erkekler sürekli arabesk müzikler dinleyip keyiflerine göre hareket ederler. Ama aldıkları maaş bizden fazladır. Okuma yazma bilmeyen kadınların paralarını eksik veriyorlar" sözlerini ifade etti.


'Dışarıdan biri gelince çocukları saklıyorlar'


Tekstil atölyelerinin çocuklar için de büyük zorlukları olduğunu söyleyen Züleyha, "Çocuklar için çok zor bir yer. Bir kere orada çocuklar ayakçılık yapıyor. Sürekli şiddete maruz kalıyorlar. Çok kötü küfürlere maruz kalıyorlar. Birçoğu zaten okula gitmiyor. Normalde çocukların bu tür ortamlarda çalışması yasaktır. Dışarıdan biri gelince yaşları küçük olan çocukları anında saklıyorlar" diye belirtti. Tekstil işinde erkeklerin çalışmamasını isteyen Züleyha, "Tuvaletleri bile biz temizliyorduk. Berbat bir ortam. Evli bir kadın için çok zor. İş hayatı sonra ise evin stresi. İşte yaşadıklarım yetmiyor, bir de evde iş ve temizlik yapıyorum. Eve gelince kızımla ilgileniyorum. Onun bu işi yapmasını asla istemem" ifadelerine yer verdi.


(ht/gc/mg)