Abdulbaki Boğa: Türkiye IŞİD konusunda mahkum edilmeli
09:35
Zehra Doğan-Dilan Karamanoğlu/JINHA
İSTANBUL- İHD İstanbul Şubesi ve KESK İstanbul Şubeler Platformu tarafından Gazze, Şengal ve Rojava'da savaş mağduru insanlara yardım için başlatılan kampanyaya ilişkin konuşan İHD İstanbul Şube Başkanı Abdulbaki Boğa, insani yardımlaın yeterli düzeyde olmadığını söyledi. Abdulbaki, "Ne yaz ki beklediğimiz düzeyde bir yardım söz konusu olmadı. Kamuoyunun tepkisizliği yine hükümetin Ezidî halka yönelik gösterdiği fiili duyarsızlığından kaynaklıdır. Çünkü IŞİD hükümet desteklidir. Bu anlamda siyasi partilerin hükümetin uluslararası arenada yargılanması için gerekli adımı atması gerektiğini düşünüyorum" dedi.
İHD İstanbul Şubesi ve KESK İstanbul Şubeler Platformu, Gazze, Şengal ve Rojava'da savaş mağduru insanlara yardım için bir kampanya başlattı. Mardin, Şırnak, Hakkari, Diyarbakır ve İstanbul'da başlatılan kampanya kapsamında kuru gıda, çocuk bezi ve maması, kadın bağı, battaniye ve ilaç toplanıyor. Kampanya 28 Ağustos'ta son bulacak. İHD İstanbul Şube Başkanı Abdulbaki Boğa, kampanya ve Türkiye kamuoyunda IŞİD saldırılarının neden gündem olmadığını JINHA'ya değerlendirdi. Abdulbaki, "Gerçekleşen soykırıma karşı kamuoyunun bu kadar duyarsız olması üzücüdür. Şengal'de bir vahşet yaşandı. Yurttaşların bu anlamada daha duyarlı olmasını bekledik. Yurttaşların 'hükümet zaten gereken desteği sunuyor' düşüncesiyle yaklaştığını düşünüyorum. Gerekli destek ne yazık ki yok" dedi.
'Hükümet insani yaklaşımda bulunmadı'
"IŞİD'in soykırım saldırısından sonra Ezidİ halkımızın 'mülteci' durumuna düşmesinin hemen ardından İHD olarak yardım kampanyası başlattık" diyen Abdulbaki, Türkiye'ye gelen Ezidîlere ilişkin hükümet tarafından gerçek anlamada insani yardımın olmadığının yanı sıra kamuoyunun da olaya karşı tepkisiz kaldığını belirtti. Abdulbaki, "Hükümet ne yazık ki Êzidi halkımıza yönelik, insan onuruna yakışan bir yaklaşımda bulunmadı. Yüzlerce yurttaş sınırda bekletildi ve ülkeye alınmadı. Oysa Şengal'de ciddi anlamada bir soykırım söz konusu. Bu gün Gazze için ağlayan hükümet, aynı duyarlılığı ne yazık ki yanı başındaki Şengal için yapmadı. Oysa sağlık, beslenme ve çocuklar için eğitim koşularının yerine getirilmesi gerekiyor. Bu zaten uluslararası sözleşmede de var. Türkiye buna zorunlu. Sözleşmeye dahi gerek yok. Çünkü insan olmanın gereği, gerekli yardımda bulunmaktır" dedi.
'Hükümetin gösteremediği duyarlılığı halk yerine getirmeli'
Abdulbaki, Êzidilerin Türkiye tarafına geçmek için mayınlı alandan canları pahasına sınırı geçmeye çalıştığına dikkat çekerek, "Ne yazık ki hükümet, hükmet olmaktan kaynaklı sorumluluğunu yerine getirmiyor. İnsanların mayınlı alana sürüklenmesinden hükümet sorumludur. Oysa hükümet uluslararası sözleşmelerde geçen mültecilik statüsünü yerine getirmekle sorumludur. Fiili bir şekilde kendi kaderine terk edilen Êzidilerin başına gelebilecek saldırılardan da yine hükümet sorumludur" diye ifadelerde bulundu. Abdulbaki, kamuoyuna da çağrıda bulunarak, "Hükümetin gösteremediği duyarlılığı kamuoyundan bekliyoruz. Az ya da çok demeden herkes elinden geleni yapmalıdır. Yardımları başkalarından beklemekten vazgeçmeliyiz. 'Birileri yardım ediyordur' diyerek kendi sorumluluğumuzdan vazgeçmemeliyiz. Vicdanımızın sesini dinlemeliyiz ve Êzidi halka yardım etmeliyiz" dedi.
'Siyasetçiler Türkiye'yi uluslararası arenada sorgulamalı'
Şengal katliamına ilişkin hükümetin gösterdiği tepkisizliğ ve Êzidilerin sınırda zorlamasına ilişkin siyasetçilerin Meclis'e soru önergesi sunarak hükümeti yardıma zorlaması gerektiğinin altını çizen Abdulbaki, "Siyasi partiler Meclis'te hükümeti sıkıştırmalı. Hükümetin IŞİD saldırıları sonucu gerçekleşen soykırım düzeyinde katliamların neden görülmediği konusuna ilişkin hükümete soru sormalı. Uluslararası kurumlar da Türkiye'yi IŞİD konusunda sorgulamalı. Türkiye demokratik süreç çerçevesi içerisinde barış sürecine ilişkin gündemde yer edinirken, IŞİD'e karşı sessizliği kuşku uyandırıcıdır. Bilindiği gibi, IŞİD gerekli insan ve silah teminini Türkiye üzerinden gerçekleştiriyor. Uluslararası güçler uluslararası arenada IŞİD'in Türkiye'de neden bu kadar kolay elini kolunu sallaya sallaya dolaştığı konusunda mahkum etmeli" şeklinde konuştu.
'Hükümet ikiyüzlü tavrından vazgeçsin'
Abdulbaki, bir taraftan çözüm söz konusu iken bir taraftan da Rojava şahsında Kürtlere saldırının söz konu olduğuna işaret ederek, "Rojava'da yaşayan Ermeni, Süryani, Arap, Türkmen ve Kürtlerin demokratik yaşam mücadelesi söz konusu iken, hükümetin müzakere sürecine rağmen gerçekleştirdiği engeller iki yüzlülüğün göstergesidir. Hükümet derhal bu tavrından vazgeçmelidir" diye belirtti.
'IŞİD basına saldırarak dünyayı tehdit ediyor'
IŞİD'in geçmişine bakıldığında iddia ettiği misyonun muallakta kaldığını ifade eden Abdulbaki, "Irak topraklarında kendiliğinden çıkan bu örgütün Amerika destekli olduğu açıkça görülüyor. IŞİD'i yaratan bölgesel ve uluslararası güçler şu anda IŞİD'le mücadele eder hale geldi. IŞİD'in şu an dünyayı tehdit eder duruma gelmesi söz konusu olması, uluslararası güçlerin kendini şöyle bir kontrol etmesini gerektiriyor" dedi. IŞİD örgütünde binlerce Avrupalı üyenin bulunduğuna işaret eden Abdulbaki, "İstihbaratı bu kadar güçlü olan uluslararası güçlerin IŞİD'i engellememesi kafalarda soru işareti uyandırıyor. Günümüz 2014'ünde kafa keserek çocuklara top oynatan bu çeteci güçler aynı zamanda basına da saldırarak dünyayı tehdit eder hale geldi. Geçtiğimiz günlerde bir Amerikan gazetecinin kafası kesilerek Amerika'ya göz dağı verildi. Bu yaklaşım tehlikenin boyutunu zaten gösteriyor" diye konuştu.
'IŞİD basın aracılığıyla propaganda yapıyor'
IŞİD'in basın ve sosyal medyada kendini tanıtma derdinin olduğunu ifade eden Abdulbaki, "IŞİD'in tüm basına saldırganca davrandığını düşünmüyorum. Çok kısa bir zaman önce Kürt gazeteci Deniz Fırat IŞİD tarafından katledildi. Mahmur'da katledilen Deniz ile IŞİD arasında yüzlerce metre olmasına rağmen yaşamını yitirdi. Bu katliam, IŞİD'in basını hedef aldığı anlamına geliyor. Fakat IŞİD sadece kendisine karşı olan basını katlediyor. Aynı şekilde Güney Kürdistan'da yayın yapan Rudav muhabiri IŞİD'e sadece 20 metre uzaklıktayken onun çatışma sırasında yaptıklarını görüntüledi. IŞİD bu gazeteciye dokunmadı. Çünkü IŞİD kendini basında bir şekilde tanıtmak ve propagandasını da yapmayı hedefliyor. Rudav da bu basın ayağından biridir" dedi.
(zd/gc)

