Figen Yüksekdağ: Yıkılan sadece büst değil barış umududur

09:38

Beritan Elyakut / JINHA


AMED - PKK'nin öncü komutanlarından Mahsum Korkmaz'ın (Egît) büstünün yerinden sökülmesi ve çıkan olaylarda Mehdin Taşkın'ın yaşamını yitirmesi olayını değerlendiren HDP Eş Başkanı Figen Yüksekdağ, "Lice şehitliğinde barışın umudunu korumak isteyenlerin direnişi vardı. Buradaki bir büste, bir mezar taşına her hangi bir taş gibi saldırıp yıkarsanız, sadece o taşları yıkmış olmazsınız aynı zamanda barış umudunu ve mücadelesini de zarar vermiş olursunuz" dedi. 


Lice'de 15 Ağustos tarihinde "Şehid Amed û Şehid Hêvîdar" mezarlığına askerlerce yapılan saldırıda PKK'nin öncü komutanlarından Mahsum Korkmaz'ın (Egît) büstü yerinden söküldü. Yaşanan saldırılarda ise 24 yaşındaki Mehdin Taşkın askerlerin açtığı ateş sonucu yaşamını yitirdi. HDP Eş Başkanı Figen Yüksekdağ, devlet'in Lice'de kurulan büste karşı öfkesini ve Lice halkının direnişini değerlendirdi. PKK Lideri Abdullah Öcalan tarafından başlatılan Çözüm Süreci içerisinde tek bir askerin yaşamını yitirmediğini belirten Figen, "Ancak bu süreç içerisinde 13 sivil yurttaşımız yaşamını yitirdi. Taraflardan biri insani ve siyasi rolünü yerine getirmiştir ama diğer taraf yani devlet ve hükümet tarafı 13 sivilin ölümüne yol açan siyasi saldırı konseptini devreye koymuştur. Bu kabul edilecek bir şey değildir" diye belirtti.


'Çözümün yolu açılmalıdır'


Seçimlerin ardından yaşanılanların bir tesadüf olarak görülmemesi gerektiğine dikkat çeken Figen, "Hükümet zor politikalarını dayatarak, kendi çözümünü o şekilde oluşturacağını düşünüyor. Ancak artık kabul etmek gerekiyor ki, hükümetinin kendisini düşündüğü dar bir çözüm anlayışının ömrü tükenmiştir. Artık gerçek anlamda halkların istediği bir çözümün yolu açılmalıdır" şeklinde konuştu. Figen, "Bir taraftan 'müzakere sürecinin ikinci aşamasına geçiyoruz' deniliyor ancak diğer taraftan da kan dökülüyor. Bu tutarlı bir zihniyetin ifadesi değildir. Bu tam bir tutarsızlıktır ve eskide ısrardır. 


'Lice'deki saldırı halkın değerlerine yapıldı'


Lice'de yaşanan olayların devlet zihniyetiyle barışın mümkün olmadığının göstergesi olduğunu altını çizen Figen, "Halklarımız barış için yola çıktılar. 30 yıldan beri başta Kürt halkı barış için mücadele veriyor ancak bu mücadeleyi verirken de çok acılar yaşadı. Ancak bir buçuk yıl önce Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın yaptığı çağrı sonucu akan kanın durması, ölümlerin değil yaşamın konuşması için bir süreç başlatıldı. Biz istiyorduk ki, süreç barışçıl yollarla devam etsin ama devlet ve hükümet kendine yakışır bir yaklaşımla süreci sahiplenmedi" dedi. Lice'de yaşanan saldırıların devletin sürece yaklaşımındaki pratikleri ortaya koyduğunu belirten Figen, saldırıların sadece barış umuduna yapılmış olmadığını ezilen halkların değerlerine, manevi değerlerine yönelik gerçekleştirildiğini vurguladı.


'Karanlık zihniyet kendini ele verdi'


Figen, Lice'de gerçekleştirilen saldırıda karanlık zihniyetlerin kendini ele verdiğini söyleyerek, "Saldırıyı bir heykeli yıkmak için gerçekleştirdiklerini söylediler ama biz çok iyi biliyoruz ki, hedeflenen ve yıkılan sadece komutan Egît'in heykeli değildir. Yıkılmak istenen Ortadoğu halklarının ve Kürt halkının barış umududur. Bu saldırı değerlere saygı duyulması gereken bir dönemde yaşandı" dedi. Dünya'nın tüm kesiminde müzakere süreçlerinin yaraları sararak yaşandığına dikkat çeken Figen, Türkiye'ye bakıldığında bu tür örneklere rastlamadığını ifade etti.


'Kürt halkının tarihi Lice'de'


"Lice şehitliğine bakarken sadece mezar taşlarını ve heykeli görüyorsanız yanılıyorsunuz" diyen Figen, Kürt halkının değerlerinin ve tarihinin Lice'de bulunduğunu söyledi. Figen, "Lice şehitliğinde barışın umudunu korumak isteyenlerin direnişi vardı. Buradaki bir büste bir mezar taşına her hangi bir taş gibi saldırıp yıkarsanız sadece o taşları yıkmış olmazsınız aynı zamanda barış umudunu ve mücadelesini de zarar vermiş olursunuz. İşte iki gün önce Lice'de bu yaşandı acı olan nokta buydu" diye konuştu.


'Kürt halkı umudunun görülmesini istedi'


Çözüm süreci adı altında hükümetin bir dizi planını çözüm propagandası üzerine kurduğunu, kendi siyasi iktidarını çözüm propagandası üzerinden pekiştirdiğine vurgu yapan Figen, "Tüm bu kazanımları tüm Türkiye halkına ve siyasi yapıya sunan irade başta bu sürecin mimarı olan Sayın Abdullah Öcalan ve Kürt halkıdır. Kürt halkı bu süreç içerisinde tek bir şey istedi; duruşunun anlaşılması ve barış umudunun görülmesi… Ancak bu tür yıkıcı tutumlar, siyasi saldırılar bu duruşu zorlayan yaklaşımlar olmuştur" ifadelerine yer verdi.


'Hükümet artık yıkmaktan vazgeçsin'


Bütün ölümlerin ve bütün ölümleri yaşayan halkların birbirini anlayabilmesi için bir kucaklaşmaya ihtiyacı olduğunu dile getiren Figen, "Bu mücadelede yaşamını yitirmiş hiçbir gencimiz sahipsiz değildir. Kürt halkı yine evlatlarına ve değerlerine sahip çıktı ve çıkacaktır. Bir çağrımız olacaktır; bu değerleri sadece Kürt halkı değil, bütün siyasi yönetimin buraları sahiplenmesi gerekir. İşte gerçek barış o zaman olur, gerçek barışma o zaman olur. Hükümet artık yakmaktan, yıkmaktan vazgeçsin gelsin burada evlatlarını kaybetmiş annelerle kucaklaşsın" dedi.


(be/mg)