Hasta tutsak Gıyasettin Sevinç'in tahliyesi istendi
15:33
JINHA
İSTANBUL - İstanbul'da gerçekleşen 127. F Oturumu'nda bir araya gelen insan hakları savunucuları, hasta tutsak Gıyasettin Sevinç’in durumuna dikkat çekerek, tahliye edilmesini istedi.
İHD İstanbul Şubesi Cezaevi Komisyonu'nun, hasta tutsakların tahliye edilmesi için Galatasaray Lisesi önünde düzenlediği F Oturumu'nun 127'ncisi gerçekleştirdi. "Hasta mahpuslar serbest bırakılsın", "Tecrit öldürüyor F Tipi hapishaneler kapatılsın", "Hapishanelerde ölüm istemiyoruz hasta tutsaklar serbest bırakılsın" pankartlarının açıldığı oturumda, "Tecrit öldürür dayanışma yaşatır", "Susma ortak olma", "Hapishanelerde ölüm istemiyoruz" dövizleri taşındı. Oturumda ayrıca sık sık, "ATK elini mahpuslardan çek", "TMŞ elini mahpuslardan çek", "Tedavi haktır engellenemez" sloganları atıldı.
İnsan hakları savunucuları bu haftaki oturumda hasta tutsak Gıyasettin Sevinç'in tahliyesini istedi. Gıyasettin'in durumuna ilişkin bilgi veren Ümit Dolu, 2007 yılında Hakkari’de tutuklanan ve yaklaşık bir yıl süren dava sonrası 18 yıl 9 ay hapis cezası alan Gıyasettin Sevinç’e 2008 yılında gittiği hastanede Wilson (Kuru bakır birikimi) hastalığı ve buna bağlı olarak siroz teşhisi konulduğunu söyledi. Doktorların, hastalığın zamanla ilerlemesi ve cezaevi koşullarında hastalığını tetiklemesi sonucunda karaciğer, böbrek ve beyninde ciddi tahribatlar oluştuğunu söylediğini aktaran Ümit, "Kuru bakır ölçüm cihazı olmadığı gerekçesiyle de hiçbir tedavi uygulanmaz. Gıyasettin Sevinç’in tansiyonu üç buçuka düşüyor. Sürekli kilo kaybediyor, yemek ihtiyaçlarını dahi karşılayamıyor. 'Cezaevi koşullarında kalamaz' raporu verilmesine rağmen tahliye edilmeyen Gıyasettin Sevinç, karaciğer naklinin yapılmasını bekliyor” diye konuştu.
'Hükümet insani koşulları yerine getirmeli'
Ümit, hapishanelerde bulunan hasta mahpusların durumunun her geçen gün ağırlaştığını ve buna rağmen tahliyelere yönelik herhangi bir gelişmenin olmadığını belirterek, “Hasta mahpusların serbest bırakılması için hükümetin ön koşul veya şart aramadan insani olanı yerine getirilmesi gerekir. Nedeni ne olursa olsun, devlet demir parmaklıklar arkasına kapattığı insanların can güvenliği başta olmak üzere, sağlık ve yaşam haklarından sorumludur. İnsan yaşamının korunması en temel haklardan biridir. Devlet mahpusların yaşaması için değil, adeta ölmesi için elinden geleni yapmaktadır” dedi.
Ümit ayrıca, hasta tutsak Hasan Değirmenci'nin 19 Ağustos'ta Adana E Tipi Cezaevi’nden hastaneye sevki sırasında yolda yaşamını yitirmesine ve Rize Kalkandere L Tipi Cezaevi’nde bulunan Bora Sarı’nın 11 Ağustosta koğuşta ‘kendini asarak intihar ettiği’ iddialarına da konuşmasında yer vererek, hasta tutsakların derhal serbest bırakılmasını istedi.
(dk/zd/gc)

