‘Mücadelede yeni yöntem Rojava Devrimi’

10:21

 


JINHA


İSTANBUL – HDP Kadıköy Meclisi ve Dayanışmaevleri tarafından Yoğurtçu Parkı’nda düzenlenen ‘Ortadoğu nereye gidiyor2 başlıklı forumda konuşan araştırmacı yazar Faik Bulut, “KDP devlet gibi düşündü. Çünkü devletlere göre halk silahlanırsa kendilerine saldırır, isyan eder. Oysaki Rojava devriminde halk silahlanmıştı ve olması gereken de budur. Yeni bir mücadele yöntemi çıktı. Bunun örneği Rojava’dır” dedi.


İstanbul Kadıköy Yoğurtçu Parkı’nda dün akşam saatlerinde Halkların Demokratik Partisi (HDP) ve Dayanışmaevleri tarafından “Ortadoğu nereye gidiyor” başlıklı forum düzenlendi. Forumda araştırmacı yazar Faik Bulut, Filistin Halkıyla Dayanışma Ağı’ndan Selim Sezer, HDP PM Üyesi Osman Ergin ve Dayanışmaevleri’nden Ersin Çalışkan konuşmacı olarak yer aldı. Forumda ilk olarak Rojava Devrimi ve Şengal’de yaşanan IŞİD saldırılarını anlatan belgeselin sinevizyon gösterimi yapıldı.


‘Ortadoğu’daki küçük bir olay domino etkisi yaratıyor’


Forumda ilk sözü alan araştırmacı yazar Faik Bulut, Ortadoğu’da yaşananların sadece petrol sorunu olmadığını, bu sorunların kavranabilmesi için ise tarihin tahlilinin iyi yapılması ve iyi anlamlandırılması gerektiğini söyledi. Kürtlerin ve Filistinlilerin ulusal kurtuluş mücadele tarihinin 1920’lerden beri görüldüğünü kaydeden Faik, “Bu ulusların kurtuluş mücadele tarihi her ne kadar eskiye dayanmış olsa da bölük bir mücadele tarihi olduğundan hareket geç kalmış ve bu güne sarkmış oldu. Ortadoğu’da daha çok kelebek etkisi var ve küçük bir olay yaşansa bile domino taşı etkisi yaratıyor” dedi. Ortadoğu’da, Arap ayaklanmaları sırasında görülen gibi sadece devletlerarası bir savaş ortamı olmadığını dile getiren Faik, “Ortadoğu’da devlet üstü ve devlet altı savaşları başladı. Özellikle son beş on yıl içinde Amerika’nın Irak’a girmesinden sonra asimetrik yani eşit olmayan devletlerarası savaşlar başladı” tespitlerinde bulundu.


‘Devletleşen KDP Şengal’i göremedi’


Faik, Ortadoğu’da 1200’e yakın örgütün bulunduğunu ve bu örgütlerin değerlendirilmelerinin devlet mantığıyla yapılmaması gerektiğini belirterek, “Her örgütün kendine özgün durumlarını bilip öyle değerlendirmek lazım. KDP’nin Şengal’i görememesinin nedeni bu devlet mantığıyla örgütlere yaklaşımından kaynaklıdır. Devlet mantığı peşmergeyi geriletmiş, hantallaştırmıştır. Böylelikle peşmerge savaşı da veremezsin. KDP bu yüzden IŞİD saldırılarını göremedi. IŞİD’i sağı solu bombalayan bir terör örgütü olarak gördüler. Oysaki IŞİD asimetrik saldıran bir örgüttür” diye konuştu. KDP’nin Şengal’de halkın silahlarını ellerinden aldığını anımsatan Faik, “KDP devlet gibi düşündü. Çünkü devletlere göre halk silahlanırsa kendilerine saldırır, isyan eder. Oysaki Rojava devriminde halk silahlanmıştı ve olması gereken de budur. Eski tarz mücadele yöntemleri değişti. Yeni bir mücadele yöntemi çıktı. Bunun örneği Rojava’dır” diyerek konuşmasını tamamladı.


‘İsrail’in ilk planı Gazze’yi silahsızlaştırmak’


Filistin Halkıyla Dayanışma Ağı’ndan Selim Sezer ise tarihsel bir momentten geçildiğini ve bu süreçte Filistin’in, Gazze’nin geleceğinin bu savaş ile belirleneceğini söyledi. Selim, İsrail’in bir numaralı planının Gazze’yi silahsız bırakmak olduğunu belirterek “Filistin’e ilk saldırılar başladığında Amerika, Rusya ve AB tarafından yapılan açıklamalarda ‘İsrail’in kendini savunma hakkı var’ denilmişti. Bu demek oluyor ki İsrail’in Filistin’e saldırıları daha önceden uluslararası uzlaşmayla gerçekleştirilmiş bir saldırı. İsrail, Gazze’de tünellere yaptığı roket saldırılarıyla direniş ağını çökertmeye çalıştı. İsrail’in planlarına göre, çatışma süreci müzakere ile sonuçlanacak ve müzakerede Filistin’e her türlü koşulu kabul ettirecekti” dedi.


‘İsrail hedeflerine ulaşamadı, Gazze halkı zafer istiyor’


İsrail’in bir diğer planının ise Gazze’deki halkın diğer direniş örgütlerine karşı tepki vermelerini yaratmak olduğunu aktaran Selim, “İsrail 47 günlük saldırıları sonrasında bu hedeflerini gerçekleştiremedi. Askeri hedeflerine ulaşamadı. Filistinliler Gazze’deki abluka sona ermeden hiçbir şekilde anlaşmaya varmayacaklarını söylediler. Gazze sokaklarında ise halk hiçbir şeyi kabul etmiyor ve direnişi sonuna kadar sahipleniyor. Gazze halkı zafer istiyor” diye konuştu.


‘Ortadoğu, dünyaya rengini verebilecek ağırlıktadır’


HDP PM üyesi Osman Ergin, Ortadoğu’nun yakıcılığının görülmesinin gerektiğini söyleyerek “Bir cümle ile Ortadoğu dünyaya rengini verebilecek ağırlıktadır. Filistin direnişi, Arap baharı, Rojava devrimi bunlara örnek gösterilebilir” dedi. Osman, Ortadoğu’yu sadece petrol meselesi olarak görülmesi gereken bir yer olarak nitelendirmemesini ancak bunun da göz ardı edilmemesi gerektiğini belirterek “Yapılan araştırmalara göre dünya rezervlerinde 85 yıl yetecek kadar petrol var. Fakat Kerkük ve Musul’da ise 650 yıl yetecek kadar petrol bulunduğu söyleniyor. Bu durumu kapitalist dünyanın tüketim alanı olarak değerlendirmemeliyiz. Ortadoğu hem halklar gerçeği hem de emekçi sınıf tarafından bu bağlamda da ciddi bir mücadele sahasıdır. Ortadoğu’da birleşme ve dayanışma açısından sorunlar olsa da mücadele gerçekliği vardır” dedi.


‘Bir, iki daha fazla Rojava’


Rojava’nın kimi siyasi çevreler tarafından uzunca süredir tartışma konusu olduğunu aktaran Osman, Rojava devriminin tüm sorulara yanıt olduğunu ve aslında Rojava devriminin silahsız yapıldığının altını çizdi. “Devrim gerçekleşmiş, devrimin devamını getirebilmek için savunma kendini geliştirmiştir” diyen Osman, “Halk silahlanmıştır. Gün artık Che’nin dediği gibi ‘Bir, iki daha fazla Vietnam’ sözünün şimdiki versiyonu olarak ‘Bir, iki daha fazla Rojava’ denmesinin günüdür” ifadelerinde bulundu.


‘Rojava devrimine sahip çıkmak devrimci görevdir’


Dayanışmaevleri’nden Ersin Çetinkaya ise, Rojava’nın Ortadoğu’nun önemli noktalarından birisi olduğunu ve buranın IŞİD tarafından yıktırılmaya çalışıldığını vurguladı. Ersin, Rojava’nın halkların kendi gücü ve iradesi ile oluşturduğu bir model olduğunu söyleyerek, “Bu model başta Türkiye olmak üzere diğer güçler tarafından da sorun olarak görülmektedir. Bizler Rojava’ya oluşturduğu model üzerinden bakmalıyız. Diğer güçler Rojava’nın yaratmış olduğu modeli IŞİD tarafından yıkmaya çalışıyor” dedi. Ersin ayrıca Rojava devrimine sahip çıkmanın ve Filistin direnişine destek olmanın devrimci bir görev olduğunu hatırlatarak, Rojava’daki gibi yoksulların ve ezilenlerin kendi sorunlarını kendilerinin çözeceğini görmenin ve bunu göstermenin gerekli olduğuna işaret etti.


Forum soru-cevap bölümünün ardından sona erdi.


(dk/gk)