'Barışın inşasında aktif rol almayı sürdüreceğiz'

11:10

JINHA


İSTANBUL  -  Lice'de askerlerin saldırısının ardından temas ve gözlemlerde bulunan Barış İçin Kadın Girişimi (BİKG) İstanbul bileşenleri, yaşanan tüm acılara rağmen kadınların barışta ısrar ettiğini belirterek, "Lice'den Gezi'ye, Roboski'den Soma'ya hakikatlerin üzerinin örtülmemesi için, barış için tanıklıklarını sürdüren kadınlar olarak barışın inşasında aktif rol almayı sürdüreceğiz" dedi.


Diyarbakır'ın Lice ilçesinde 19 Ağustos'ta Mehdin Taşkın isimli gencin yaşamını yitirmesine neden olan asker saldırılarının ve Mahsum Korkmaz'ın heykeline yönelik saldırıların ardından ilçeye giden BİKG bileşenleri, gözlem ve değerlendirmelerine ilişkin açıklama yaptı. Açıklamalarında, bugüne kadar yaptıkları temas ve gözlemlerde halkın barış sürecine dair kaygıları olduğuna dair raporlar hazırladıklarını belirten kadınlar, temas ve gözlemde bulundukları Lice'nin bu kaygıların en yoğun yaşamdığı yer olduğuna dikkat çekti. Lice'deki kadınların,  "Bu nasıl bir barış? Kale dikerek mi, yıllardır yaşadığımız gibi silahların gölgesinde yaşayarak mı barışacağız" sorularını sorduğuna işaret edilen açıklamada, "Yaptığımız görüşmelerde devletin Lice'ye yönelik sistemli ve özel uygulamalarını bizlerle paylaşan kadınlar ısrarla 1993 yılında Lice'ye yapılanların kat be katını yaşadıklarını anlattılar. Bugün Lice'de yaşananlar yaptığımız temas ve gözlemlerden edindiğimiz izlenimler ve kadınların anlatımı bu kaygıları,endişeleri bir kez daha bizlere hatırlatıyor" denildi.


'Halkların hassasiyetine saygı gösterilmeli'


Lice'de de son bir yılda askerler tarafından dört gencin yaşımını yitirdiğine dikkat çekilen açıklamada, yaşamını yitiren Medeni Yıldırım, Ramazan Baran, Baki Akdemir, ve Mehdi Taşkın hatırlatıldı. Lice'de yaşananların iktidar tarafından üstünün kapatılmaya çalışıldığına vurgu yapılan açıklamada, "Lice'de yaşananlar sonrası halkların kendi kutsal mekanlarını, sembollerini yaşatma, koruma duygusu 'kutsalıma dokunma' dercesine Hakkari'de, Dersim'de, Bingöl'de, Muşta ve bir çok yerde isyan çığlığı gibi dalga dalga yayılmaktadır. Devlet buralarda'da aynı savaş yöntemiyle saldırarak çok sayıda yaralanmasına ve bir askerin ölümüne neden oldu. Gelinen bu noktada halkların bir kesimi tarafından önemsenen, değer verilen mekanlara saldırarak sembollere kimi kamu görevlileri nefret yayan, ırkçı ve kabul edilemez bir davranış göstermişlerdir. Barışta ısrar eden kadınlar olarak bu davranışı kınıyoruz. Barış için görüşmelerin yürütüldüğü bu çözüm sürecinde halkların hassasiyetlerine saygı gösterilmesini istiyoruz" diye kaydedildi.


Açıklamada son olarak, "Bizler,savaşı ve barışı konuşan kadınlar olarak, gördük ve tanıklık ettik ki acıyla zulümle sınanan çok güçlü bir barış isteği var. Ama çok derin kaygılar ve zapt edilmesi güçleşen bir öfke de var. Ama yaşanan onca acıya, her şeye rağmen barışta ısrar eden kadınlar var. Lice'den Gezi'ye, Roboski'den Soma'ya hakikatlerin üzerinin örtülmemesi için, barış için tanıklıklarını sürdüren kadınlar olarak barışın inşasında aktif rol almayı sürdüreceğiz" diye kaydedildi.


(gc)