'Çocuklara başka bir dünyanın kapılarını açtık'
08:48
Zehra Doğan/JINHA
İSTANBUL- Galata Fotoğrafhanesi, Soma katliamının ardından Elmadere köyündeki yaklaşık iki yüz çocuk için fotoğraf atölyesi düzenledi. Çocuklara başka bir dünyanın kapılarını açtıklarını belirten Galata Fotoğrafhanesi fotoğraf sanatçılarından Gülnaz Bingöl, köydeki 200 çocuğun neredeyse tamamının katıldığı bu atölyenin çocukların hayatını da değiştirdiğini belirtti.
İzmit'te, Sulukule'de, Roboski'de, Van'da çocuklar için atölyeler düzenleyen Galata Fotoğrafhanesi sanatçıları şimdi ise Soma katliamının ardından Elmadere köyündeki yaklaşık iki yüz çocuk için fotoğraf atölyesi düzenledi. Atölyenin olumlu bir şekilde ilerlemesi ve çocuklarla doğru anlamda İletişimin sağlaması için psikologlar aracılığıyla ilerleyen çalışmadan çocuklar memnun. Yapmak istedikleri projelere sadece felaket anında ödenek çıktığını söyleyen Galata Fotoğrafhanesi fotoğraf sanatçılarından Gülnaz Bingöl, "Hep böyle felaketler olduğunda çocuklara atölye düzenliyoruz, çünkü ancak o zaman insanlar para bağışlıyor. Felaket olmadan da, örneğin Afyon'un bir köyüne giderek çocuklara birkaç haftalık ücretsiz atölyeler düzenlemeyi çok isterdik. Ama ne yazık ki bu mümkün olmuyor" diye konuştu.
'Çocuklar herkesten hediye bekler olmuş'
Soma'daki katliamın ardından bölgeye gittiklerini söyleyen Gülnaz, çocuklar için ne yapabileceklerini araştırdıklarını söyledi. Elmadere'ye devletin ulaşmaması sivil toplumun dikkatini çekince köye kontrolsüz bir hediye seli geldiğini ifade eden Gülnaz, "Bunun sonucunda çocuklar herkesten oyuncak, hediye, dondurma bekler hale gelmişti. Köye gelen herkesin etrafını sarıp 'bize ne getirdiniz' diye soruyorlardı. Yardım yapmak elbette çok güzel bir şey ama bilinçli bir şekilde yapılmayınca hiç hesapta olmayan etkiler çıkıyor. Bu konuda gönüllü psikologlar da çok çaba gösterdi" dedi.
'Tarlada çalışan çocuklara da ulaştık'
Galata Fotoğrafhanesi'nden 40 sanatçının Soma'da gönüllü eğitmenlik yaptığını belirten Gülnaz, sanatçıların atölyeye katılmadan önce fotoğraf sanatçısı Özcan Yurdalan'dan eğitim aldıklarını söyledi. Gülnaz, "Çocuklara 3 grup halinde eğitim verdik. Çalışmayan küçük çocukların yer aldığı A grubu 8 hafta boyunca haftada 5 gün eğitim alırken, gündüzleri pamuk ve tütün tarlalarında çalışan çocukların dahil olduğu B grubuyla akşam saatlerinde atölye düzenliyoruz. Hafta içi 5 gün eğitimden sonra hafta sonları da küçük sergiler açtık. Bir de 15-20 yaş arası çocukların yer aldığı C grubu var. Onlara foto röportaj eğitimi veriyoruz. Bu gruba bir yıl daha eğitim vermeyi planlıyoruz. O da bittiği zaman üretilen işlerin yer aldığı bir kitap yayınlayacağız" dedi.
'Çocukların içindeki pırıltıyı öne çıkarmak istiyoruz'
"Çocuklar yetişkinlerin çekemeyeceği kadar güzel fotoğraflar çekiyor" diyen Gülnaz, daha önce Roboski'de, Van'da düzenlenen atölyelerde fotoğrafçılıkla tanışıp büyüyünce fotoğrafçı olan çocukların olduğunu söyledi. Gülnaz, "Esas amacımız çocukların fotoğrafçı olmasını sağlamak değil. Yalnızca içlerindeki pırıltıyı öne çıkarmak, oranın dışında da bir hayat olduğunu, bir şeyler yapabileceklerini fark ettirmek, kendi yeteneklerini dışa vurmalarını sağlamak" dedi. Köydeki 200 çocuğun neredeyse tamamının katıldığı bu atölyenin çocukların hayatını da değiştirdiğini, her yabancıdan hediye bekleyen çocukların davranışlarının artık aynı olmadığını söyleyen Gülnaz, "Şimdi hepsi 'iyi ki geldiniz' diyorlar, aileler de çok memnun" ifadesinde bulundu.
'Bizi toplum sahiplendi'
Soma katliamında iki kardeşini kaybeden Sezai Yıldırım, "Ben de iki çocuğumu atölyeye yolluyorum. Köyümüzde ve Soma'nın genelinde halkın ihtiyaçları karşılanmıyor. Burada maden dışında iş bulamıyoruz, madende çalışmaktan başka imkanımız yok. Devletten buna çözüm bulmasını istiyoruz, işyeri istiyoruz ama bizi umursamıyor. İki kardeşim öldü, maden şirketi hâlâ işe gelmem için kağıt yolluyor. Devletten böyle muamele görürken insanların gönüllü bir şekilde köyümüze gelmesi, eğitim vermesi, çocuklarımızla ilgilenmesi bizi çok mutlu etti. Yalnız olmadığımızı hissettik, devletten görmediğimiz değeri onlardan gördük" sözlerini ifade etti.
'Çocuklarda ciddi değişimler yaşandı'
Sezai, köyün ilk başta atölye hakkında şüpheleri olduğunu ama sonra projenin herkesin ilgisini çekmeyi başardığını belirterek, "Çocuklar bir şey üretebileceklerini gördüler. Psikolojilerinde de değişim yarattı bu. Tabi bazı çocuklar vardır, çok yaramazdır, onlara bir şey yapamazsın, ama çoğu çocuğun davranışının olumlu anlamda değiştiğini gördük" diye belirtti.
'Artık her şeye farklı bakar olduk'
Sezai Yıldırım'ın 14 yaşındaki oğlu Berkay Yıldırım, başından beri atölyeye katıldığını söyledi. Berkay, "Her şeye başka bir gözle bakar olduk. Atölye bakış açımızı değiştirdi. Önceden ara sıra telefonla fotoğraf çekiyordum. Ama fotoğraf makinesi kullanmayı bilmiyordum. E çok arkadaşlarımın çektiği fotoğraflarımı beğendiğinde mutu oluyorum. Öğretmenlerimize de teşekkür ediyorum, yorulmadan çalışıyorlar. Onları çok sevdik. Hem öğretmen hem arkadaşım gibiler" dedi.
(zd/mg)

