'Ortadoğu'yu bölenlere örgütlülüğümüzle cevap vereceğiz'
09:34
Zehra Doğan/JINHA
İSTANBUL - IŞİD'e karşı Sünni, Alevi, Êzidî, Hıristiyan, Çerkes, Süryani, Kürt, Türk, Caferi ve Filistin halklarının temsilcilerinden oluşan Şengal'dan Gazze'ye Dayanışma Koordinasyonu kuruldu. Koordinasyonun çalışmalarına ilişkin bilgi veren Ezidî Sosyolog Azat Barış, "Tüm dünyanın terör dediği PKK şu anda Mezopotamya'nın kurtarıcısı haline gelirken, Türkiye hükümeti katliam gerçekleştiren çetelere karşı tepkisin dahi dile getirmekten kaçınıyor. Neden tepki göstermediklerini çok iyi biliyoruz. Bu nedenle başlattığımız kampanyaya destek vereler, böylesi sessiz kalan devletlere karşı verdiğimiz örgütlülük göstergesi niteliğinde bir cevap olduğunu bilerek destek versinler" dedi.
Şengal'de IŞİD katliamları devam ederken, 1 Eylül Dünya Barış Günü'ne günler kala hal Ortadoğu'da savaşlar devam ediyor. AKP Hükümeti'nin, medyanın ve dünya kamuoyunun katliamlara karşı sessizliği devam ederken, İstanbul'da Sünni, Alevi, Êzidî, Hıristiyan, Çerkes, Süryani, Kürt, Türk, Caferi ve Filistin halklarının temsilcilerinden oluşan Şengal'dan Gazze'ye Dayanışma Koordinasyonu kuruldu. Koordinasyonun çalışmalarına ilişkin bilgi veren Êzidî Sosyolog Azat Barış, panel ve stantlarla duyuracakları kampanyalarının sadece maddi olmadığını belirterek, "Kampanyamız, emperyalist güçlere karşı oluşturduğumuz birlikteliğin göstergesi olacaktır" dedi.
'Halkım katlama 73'üncü kez cevap veriyor'
Êzidîlerin daha önce sayısız katliam ve saldırılaya maruz kaldığını dile getiren Azat, "Benim halkım bu katliamlara daha önce 72 defa cevap vermiş ve yoluna devam etmişti. Şimdi de 7 bin kişilik kurtuluş örgütüyle tekrar savaş alanlarında cevabını vermeye devam ediyor. Fakat şu an Şengal'de olanlar bir Êzidi meselesi değil. Ortadoğu halklarının katliamının ardından bölüşülmek istenen topraklar söz konusu. Bunun için tüm Ortadoğulular, emperyalist güçlerin dilimi olarak servis edilmeye karşı mücadele etmeli" dedi.
'Kadınlar bombalanmak istiyor'
Bir süre önce Şengal'de olduğunu ifade eden Azat, "Katliamın hemen ardından Şengal'e gittim ve acı tabloyla karşı karşıya kaldım. Oraya gittiğimde ve onu yaşadığımda durumun çok büyük olduğunu gördüm. Dağdan yeni gelen yüzlerce insan gördüm. Susuzluktan ölen 22 çocuğu gördüm. Çok etkilendim. Çocuklar ve yaşlılar giderek ölüyordu. Acilen sağlık ekiplerine ihtiyacımız var. Bunun yanı sıra depresyonlar da başladı. İntihar vakası var. Şu ana kadar 3 intihar vakası yaşandı" diye konuştu. Kendisinin telefonda esir düşen kadınlarla da konuştuğunu ifade eden Azat, "Telefonla 4 kadınla konuştum. Bana IŞİD'in kendilerine zorla Kelime-i Şahadet getirttiklerini ve kuran okuttuklarını söyledi. Kadınlar bana ayrıca imam nikahıyla Müslüman erkeklerle evlendirildiklerini söyledi. Bu nedenle birçok kadın orada da intihar eylemine girişmiş. Kadınların benimle konuşurken tek istedikleri şey, artık kurtarılmak değil bombalanmak istedikleri oldu. Bu isteğin, kadınların ne tür bir travmada olduğunu açıkça gösteriyor" diye kaydetti.
'PKK Şengal'de kahraman oldu'
Azat, Şengal'de PKK'nin IŞİD'e karşı savaştığını hatırlatarak "PKK'ye bir Filistin veya mazlum halk 'terör' demiyor. Egemenler 'terör' diyor. Onların da ne için dediğini tahmin etmek zor olmasa gerek" dedi. Tüm dünyanın "terörist" dediği PKK'nin şu anda Mezopotamya'nın kurtarıcısı haline geldiğini ifade eden Azat, "Fakat Türkiye hükümeti katliam gerçekleştiren çetelere karşı tepkisin dahi dile getirmekten kaçınıyor. Neden tepki göstermediklerini çok iyi biliyoruz. Bu nedenle başlattığımız kampanyaya destek verelerin böylesi sessiz kalan devletlere karşı verdiğimiz örgütlülük göstergesi niteliğinde bir cevap olduğunu bilerek destek versinler" dedi.
'Türkiye IŞİD ve İsrail'e destek veriyor'
Filistinli yazar Dr. Nicola El Saafin ise Ortadoğu'da yaşanan acının yanında iki taraflı bir direnişin söz konu olduğunu söyleyen Nicola, Ortadoğu'da uzun yıllardır örgütlü bir şekilde mücadele eden Kürt halkı ve Filistin halkı olduğunu dile getirdi. Bu iki halkın emperyalist güçlere karşı bir direniş hattı oluşturduğunu ifade eden Nicola, "Bu anlamda iki tarafın oluşturduğu mücadele hattına desteğin sunulması çok önemli. Bunu bir politik olarak ve bölgenin barışçıl geleceği için çok önemsiyoruz" diye kaydetti.
Nicola ayrıca Türkiye'nin İsrail ve IŞİD'e destek sunduğunun altını çizerek, "Türkiye IŞİD'e lojistik destek sunuyor bunu herkes açıkça görebiliyor. Türkiye aynı zamanda İsrail ile de işbirliği içinde. Bu nedenle siyasi partilerin şu an iktidarda olan hükümetin bu politikalarını durdurması için bir an önce harekete geçmesi gerekiyor" dedi.
'Ortadoğu'yu emperyalistlere vermeyeceğiz'
Filistin halkının Mezopotamya halklarıyla aynı kaderi yaşadığını ifade ederek, "Filistin'de yüzlerce kadın tecavüze uğradı. Taşlandı ve çocuklarından oldu. Birçok annenin gözü yaşlı kaldı. İsrail ordusu hamile kadınların karnını deşip, bebeklerini öldürdü. Binlerce Filistinli nedensiz yere tek hücreli cezaevlerine kapatıldı. Kendilerine ağır işkenceler yapıldı. Aynı kaderi Mezopotamya ve özelde Kürt halkı da gördü. Görmeye de devam ediyor. Ama artık tek taraflı mücadele dönemi bitti. Ortadoğu'yu emperyalistlerin sofrasına sunmamak için ortak mücadele etme zamanı geldi" diye konuştu.
(zd/gc)

