İMO: Baraj faciasında sorumlu yetkililer ve devlet

13:39

JINHA


AMED - İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Diyarbakır Şubesi Siirt'te 6 kişinin yaşamını yitirmesine neden olana baraj faciasıyla ilgili hazırladıkları ön inceleme raporunu açıkladı. Şube Başkanı Turan Kapan, olayın meydana geldiği vadi boyunca sesli uyarı sistemleri olmadığını ve gerekli önlemlerin alınmadığını belirterek, önlemleri almayan firma ve denetleme yapmayan devletin ölen yurttaşların hesabını vermesini istedi.


İMO Diyarbakır Şubesi, Siirt'te Botan Çayı üzerindeki Alkumru Barajı'nda suların yükselmesi sonucu 6 kişinin yaşamına mal olan baraj faciasına ilişkin ön inceleme raporu hazırladı. İMO binasında düzenlenen basın toplantısıyla açıklanan raporu, İMO Diyarbakır Şubesi Başkanı Turan Kapan okudu. Turan, inceleme heyeti olarak Limak Grubuna ait Alkumru Barajı'na giremediklerini, Kirazlı Barajı'nda ise mansaba kadar girerek 10 kilometrelik alanda gözlem yaptıklarını söyledi.


'Sesli uyarı sistemi yok'


Olayın gerçekleştiği vadide yapılan incelemelerde, santraldeki 3 adet türbinin aynı süre içinde işletmeye alınmasından sonra menderesler yaparak akan ve dar bir vadiye sahip olan Botan Çayı'ndaki suyun aniden yaklaşık 2 metreye kadar yükseldiğini gözlemlediklerini aktaran Turan, dereye su bırakılmasından habersiz bir şekilde çay kenarında piknik yapan insanların aniden yükselen sudan kaçmaya bile fırsat bulamadan sulara kapıldığnı dile getirdi. Turan, işletmeden sorumlu firma tarafından vadi boyunca uyarı levhalırının bulunduğunu ancak, sesli uyarı sistemi olmadığını söyledi. İncelemelerinde, olay yerindeki yurttaşlarla da görüşmeler yaptıklarını onların da kendilerine herhangi bir sesli uyarı sistemi olmadığnı söylediklerini aktaran Turan, "İşletmeden sorumlu yetkililer tarafından gerekli hassasiyetin gösterilmediği, uyarı önlemi olarak ağırlıklı olarak tabelalarıyla yetinildiği saptanmıştır" dedi.


'Geçmişten ders çıkarılmadı'


Turan geçmiş yıllarda da benzer şekilde can kayıplarının yaşanmasına rağmen işletmenin geçmişte yaşananlardan ders çıkarmayarak, sesli görsel uyarı sistemlerini ilişkin yeterli önlemler almadıkların ifade etti. 10 kilometrelik dolambaçlı dar bir vadide insanların yükselen suyu görmesinin, tek bir yerden yapılan siren sesinin ya da anonsunu duymasının mümkün olmadığını vurgulayan Turan, vadide çok sayıda sesli uyarı sistemi olması gerektiğine dikkat çekti. Çevredeki yurttaşların Botan Çayı'nın piknik yeri olarak kullanıldığını herkesin bildiğini buna rağmen önlemler alınmadığnı belirten Turan, "Diyelim ki sesli uyarı sistemi yoktu. Siren sistemi de yeterli değildi. Gezici sistemle megafonla dahi olsa uyarı yapabilirdi. Ancak bu da yapılmamıştır" dedi.


'Bu sisteme herkes itiraz etmeli'


Turan, yetkililerin suçlu olarak halkı gördüğünü hatırlatarak, olayın aslında aşırı üretim ve kar anlayışından kaynaklandığını ifade eden Turan, daha önceki can kayıplarına rağmen, gerekli önlemleri işletme ve işletmeyi denetlemeyen ve göz yuman devletin kayıpların hesabını vermesi gerektiğini söyledi. Turan son olarak, "Bu olayın Soma, Roboski, Madımak, Gazi ve Gezi'den hiçbir farkı yok. Hepsinde de ihmal ve göz yumma var kendi koyduğu hukuka uymama var. Aşırı üretim dolayısıyla kar baskısı altında herkesi hiçleştiren doğayı, insan ve canlıların yaşamını yok sayan gerekli önlemleri almayan, denetlemeyen, göz yuman bu sisteme hepimizin bir itirazı olmalıdır" dedi.


(rt-sh/gc)