Kadınlar: Vali ve kaymakamlar bizim muhatabımız değil

08:43

Zehra Doğan-Dilan Karamanoğlu/JINHA


İSTANBUL - Diyarbakır ve ilçelerinde belediyelerde uygulanan eş başkanlık sistemine yönelik açılan davalara tepki gösteren İstanbul'daki kadın aktivistleri, açılan davaların Kürt hareketine yönelik bir saldırı olduğunu belirterek, "Baskılar olsa da kadın kazanımı olan eşbaşkanlık sistemi fiili olarak devam edecektir. Vali ve kaymakamlar bizim muhatabımız değil" dedi.


"Yasada eş başkanlık adı altında bir organ ve kadro yok" diyen Diyarbakır Valiliği, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi'nin aldığı "Eş başkanlar çalışma yönetmeliği" kararının iptal edilmesi için 3. İdare Mahkemesi'ne başvurdu.  Aynı zamanda Diyarbakır'ın Lice, Ergani, Çınar, Hazro, Bismil, Kulp ve Silvan ilçelerinde Temmuz ayı içerisinde belediye meclislerinin oy çokluğuyla aldığı "Eş Başkanların Görev ve Çalışma Yönetmeliği"ne ilişkin ilçe kaymakamlıkları tarafından "yönetmeliğin durdurulması ve iptali" istemiyle dava açıldı.


'Bu yaklaşım erkek egemen zihniyetin bir ürünüdür'


Eş Başkanlık sistemine karşı açılan davaya İstanbul'daki kadın hareketi aktivistleri tepki gösterdi.  Demokratik çözüm sürecinin söz konu olduğu Türkiye'de böylesi konulara dava açılmasının anti demokratik bir yaklaşım olduğunu söyleyen Barış İçin Kadın Girişimi (BİKG) aktivisti Nimet Tanrıkulu, "Bu erkek egemen zihniyetin bir ürünüdür. Şu an siyasal partilerin eşbaşkanlık sürecine girmesi yasallaşmaya giriyor. Bunun içinde kaymakamlık da var. Bu yüzden erk anlayış eşbaşkanlığın henüz yaygınlaşmamasını fırsat bilerek böylesi bir değişimi engellemeye çalışıyor" dedi.


'Hedef alınan yine kadınlar olmuştur'


Kaymakamlığın sadece eşbaşkanlık sistemine karşı dava açmadığını söyleyen Nimet, "Kaymakamlık, eşbaşkanlık sistemini bahane göstererek, bölgede demokratik bir yaşam inşa eden halklara saldırıda bulunmak istemiştir. Direk hedef alınan yine kadınlar olmuştur. Bu tür uygulamalar tarihsel olarak da karşılığını bulmuyor. Tarihe baktığımızda, eş başkanlık sistemini Kürtlerin mücadelesi sonucu olduğunu görüyoruz. Bu anlamda biz daha fazla kazanım beklerken, bu tür engelleri yaşatan vali ve kaymakamlar bizim muhatabımız dahi değiller" şeklinde konuştu.


'Şikayetleri önemsemeden yola devam'


Eğitim-Sen üyesi Döne Gevher, böylesi yaklaşımların alt tabanında erkek egemenlikli zihniyetin olduğunu belirterek,  eş başkanlık sistemine karşı böylesi saldırıların olacağını kadın hareketi aktivistlerinin öncesinden tahminde bulunduğunu ifade etti. Döne, "Bu anlamda KESK olarak da biz KESK düzeyinde iktidar odaklı merkezlerin alaşağı olması için eş temsiliyette yeni bir yönetim sistemine girdik. Bu anlamda yapılan şikayetleri dikkate almıyoruz. Kadın mücadelemizi sonuna kadar devam ettireceğiz. Bu anlamda eşbaşkanlık sisteminin tüm sendikaların eş başkanlık sitemine dahil olması konusunda çağrıda bulunuyorum" sözlerini ifade etti.


'Devlet kadını görmek istemiyor'


KESK Dönem Sözcüsü Fadime Kavak ise hükümetin bu güne kadınlara hiç bir hak vermediğini söyleyerek, "Şu ana kadar devlet hiç bir zaman kadına 'al senin hakların bunlar' demedi.  Şu ana kadar her zaman kadınlar kendi haklarının arkasında durdu ve mücadele etti. Eşbaşkanlık sistemini de kadınlar kendi emeğiyle var etti. Bu anlamda her ne kadar baskılar yaşasa da kadınların eşbaşkanlık sistemini fiili olarak sürdürecektir" ifadelerinde bulundu. Fadime, "Demek ki kadın kazanımı erk anlayışını rahatsız etmiş. Çünkü kadının görünüyor olması demek, kadın sorunun görülüyor olması ve kadına dair karar alınması demektir. Bu da erk anlayışlı devlet anlayışına ters düşüyor. O nedenle devletin baskıları devam edecektir. Aynı zamanda kadının da mücadelesi devam edecektir" dedi.


'Devlet Kürt hareketinin kazanımlarını sindiremiyor'


Kürt hareketinin kadın hakları konusunda geldiği aşamaya dikkat çeken Fadime, "Şu an Kürt hareketi öncülüğünde mahalle meclisleri, kent meclisleri, kadın kolları, kadın hareketi gibi birçok alanlar açıldı. Yerel yönetimler başta kadınlar olmak üzere yurttaşların onayını almadan bir projeye imza atamıyor. Devletin böylesi bir kazanımı olmadığı için, kazanımları da alt etme ve yok etme gibi yaklaşımları söz konusu oluyor. Hiçbir devlet anlayışı kadının söylemlerini ön plana çıkaracak bir politika sergilemez. Bunun arkasında duran Kürt hareketinin pratikleri o nedenle engellenmeye çalışılıyor" diye ifadelerde bulundu.


'Kendi çözüm sürecimizde ısrarcı olacağız'


Hükümetin gerçek anlamda bir barıştan yana olmadığının altını çizen Fadime, "Devletin yürüttüğü çözüm süreci başarılı bir çözüm süreci değildir. Devlet, 'ben söyleyeyim ben yapayım, kimse olmasın' anlayışının arkasında duruyor. Bu nedenle çözüm diyor. Ortadoğu kan gölüne çevrilmişken biz böylesi bir çözümü desteklemeyeceğiz. Kendi çözüm sürecimizde ısrarcı olacağız. Suriye savaşının mimarı Türkiye'nin savaşı kendi ülkemize de sıçratmasına izin vermeyeceğiz" diye kaydetti.


(zd/mg)