Van kedisi koruma altına alındı

08:44

Berivan Sümer / JINHA


WAN - Van kedilerinin nesillerinin tükenmesini engellemek için Yüzüncü Yıl Üniversitesi Van Kedisi Araştırma ve Uygulama Merkezi'ni açtıklarını söyleyen Doç. Dr. Abdullah Kaya, Van kedisinin tarihinin milattan öncesine dayandığına dikkat çekerek, "1992'den beridir, Van kedisinin neslinin tükenmemesi ve kaybolmaması için çalışmalar yapıyoruz" dedi.


Van kedisi, iyi bir yüzücü olan, gözleri mavi veya kehribar rengi ya da biri mavi diğeri kehribar olabilen, nadide ve asil bir kedi ırkıdır. Özellikle beyaz tüyleri ve göz renkleriyle tanınan Van kedisinin göz rengi üç gruba ayrılır. Mavi renk, daima turkuaz mavisi özelliğinde olurken, kehribar rengi farklı tonlarda görülebilir. Van kedilerinde, yeni doğan yavruların gözleri grimsi renktedir. Yavru kedinin doğumundan 25 gün sonra göz renkleri farklılaşmaya başlar ve 40 gün sonra da göz renkleri netleşir. İki kulağı arasında bir veya iki adet siyah nokta bulunan Van kedisi yavrularının çoğu tek-göz olur ve bu siyah noktalar adeta tek-göz kedilerin mührü olarak tanımlanır. Gündüz saatleri uzamaya başladığında, gitgide daha uzun süreler boyunca gün ışığı gören kedinin beynindeki hipotalamus bölgesi uyarılır ve FSH denen hormon üretilmeye başlar. FSH, hem yumurtalıkların yumurta üretmesini hem de östrojen hormonunun salgılanmasını sağlayarak dişi kedileri çiftleşmeye hazırlar. Bu döneme kızgınlık (Östrus) periyodu denir.


Van kedisi her yıl Şubat-Mart-Haziran aylarından birinde kızgınlık periyoduna girer. Bu periyod 10 gün kadar sürer. Kızgınlık döneminde gebe kalırsa genellikle o yıl içinde bir daha kızgınlık göstermez. Gebelik süresi 62 gün kadardır. Gebeliğin birinci ayından sonra karnı şişmeye başlar ve bu dönemden itibaren karnını kimseye dokundurtmaz. Sevgi istekleri özellikle gebelik döneminde daha fazladır. Van kedisi de diğer kedilerde olduğu gibi gözlerden uzakta doğurmayı sevdiğinden, birinci ayın sonundan itibaren ıssız ve karanlık yerler aramaya başlar. Doğumdan hemen sonra göbek bağı (Plasenta) anne kedi tarafından ısırılarak koparılır. Anne kedi, yavrularını 50-60 gün süreyle emzirir. Fakat bu süre kısalabileceği gibi uzayabilir de. Van kedilerini, Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Van Kedisi Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Doç. Dr. Abdullah Kaya anlattı.


'Van doğunun Serhatı'dır'


Van'ı tanıtırken, "Tarihi çok eskilere dayanan turizm, kültür bakımından zengin ve bu açıdan da gezilmesi gereken bir yerdir" diyen Van Kedisi Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Doç. Dr. Abdullah Kaya, Urartuların başkentliğinden, Tuşba'nın eski yapısına, Van Kalesi'nden, Akdamar Adası, Muradiye Şelalesi, balık bendine kadar Van'ın bir bütünen güzellik taşıdığını dile getirdi. Van'ın özgünlüklerinden birisinin de dünyada benzeri bulunmayan Van kedileri olduğunu dile getiren Abdullah, bu nedenle Van kedisinin Van için önemli olduğuna vurgu yaptı. Abdullah, "Van tarihi, kültürü ve turistlik açısından gezilmesi gereken bir yerdir. Doğunun Serhat'ıdır" dedi.


'Kılıç ve kalkanlarda Van kedisi resmi'


Van kedisinin tarihinin milattan öncesine dayandığını dile getiren Abdullah, "Van kedisinin rivayetleri var. Bazı rivayetler Van kedisinin Altay dağlarından gelme olduğunu, bazıları da burada doğup ortaya çıktığını savunuyor. Ama ikisi de hipotezdir. İspatlanması imkânsızdır. Ama tarihinin çok eskiye dayandığını, bunu Hititlerin mücevherlerinden, kalkanlarından sonra Romalıların bu bölgeyi istila altına aldıklarından sonra, Romalıların kalkanlarında kılıçlarında ve bayraklarında Van kedisinin resimlerine rastlıyoruz" ifadelerini kullandı.


'Sevecen ve duygusaldır'


Abdullah, dünyada birçok kedi türünün var olduğunu, ama Van kedisinin özellikleriyle tanındığını dile getirdi. Van kedisinin diğer kedilerden farkını ve özelliklerini belirten Abdullah, "Çok sevecen, sevgi dolu ve bazen asi de olabiliyorlar. Kolay eğitilebilen, sahibini dinleyebilen, sahibiyle duygusal bağ kurabilen bir kedi türüdür. Van kedisi sahibine küsebiliyor ve ev halkıyla kurduğu ilişkide değişiklik olduğu zaman bunu hemen fark ediyor ve bunu ev halkına yansıtabiliyor. Van kedisi gerek ipeksi kar beyazı tüyleriyle, gerek farklı göz renkleriyle, kehribar sarısının birçok tonu veya mavinin birçok tonu, gözleriyle dünyada eşi benzeri olmayan bu özellikleriyle dünya kedileri arasında çok müstesna bir yere sahiptir" şeklinde konuştu.


'Saflığını korumaya çalışıyor'


Van kedisinin neslinin tükenmemesi için Yüzüncü Yıl Üniversitesi'nde Van Kedisi Araştırma ve Uygulama Merkezini açtıklarını söyleyen Abdullah, "1992'den beri, Van kedisinin neslinin tükenmemesi ve kaybolmaması için çalışmalar yapıyoruz. Yani Van'da Van kedisinin sayısı giderek azalıyor. Ama Van Kedisi Araştırma ve Uygulama Merkezi bunları çoğaltıyor, hem de saflığını korumaya çalışıyor. Bu konudaki farkındalığı da arttırmaya çalışıyor" dedi.


'Turizm yönünden büyük bir öneme sahip'


Van kedisinin turistlik açıdan önemli bir yere sahip olduğunun altını çizen Abdullah, "Van'a gelen herkes, Van kedisini görüyor ve özelliklerine bakıyor. Onunla ilgili bir kanaat sahibi olarak buradan ayrılıyor. Bu da bize şunu gösteriyor ki, Van kedisi bir turistik figürdür. Turizm yönünden de çok büyük bir öneme sahip ve gelecekte de çok fazla gelişecektir" dedi.  Dışarıdan gelen bir insanın kedinin dişi veya erkek olduğunu ayırt etmesinin zor olmadığını söyleyen Abdullah, "Erkekler daha iri, kabadır. Dişiler daha narin, nazik, daha az kavgacıdır" şeklinde konuştu. Son olarak "Van kedisinin değerinin bilinmelidir" diyen Abdullah, "Herkesin bizlere yardımcı olmasını, il dışına çıkışlarının kontrollü olmasını ve insanların bunu fark etmelerini istiyorum. Van kedisini merak eden insanların, Van'a gelip kediyi görmeleri gerekir. Her gelen insana bir kedi vermek buradaki bu güzelliği yok etmek anlamına geliyor" sözlerine yer verdi.


(bs-ba/gk/mg)