KNK’li kadınlardan İslam İşbirliği Örgütüne acil eylem çağrısı
20:52
JINHA
BRÜKSEL – KNK Kadın Komisyonu, IŞİD tarafından kaçırılarak köle pazarlarında satışa çıkarılan Êzidî ve Kakei Kürtler ile Şii Türkmen, Arap ve Hıristiyan Asuri kadın ve kız çocuklarının serbest bırakılmasına ilişkin İslam İşbirliği Örgütüne dönük acil eyleme geçmesi için açık mektup kampanyası başlattı.
KNK Kadın Komisyonu bir dönemdir Fedaral Kürdistan meclisinde temsili bulunan İslami partilerle görüşmeler yaparak IŞİD’in kaçırdığı ve köle pazarlarında satışa çıkardığı Êzidî ve Kakei Kürt, Şii Türkmen ve Arap ve Hıristiyan Asuri kadın ve kız çocukların serbest bırakılmaları için girişimlerde bulunmuştu. Bu çalışmanın devamı olarak KNK Kadın Komisyonu İslam kimlikli devletlerin çatı örgütü olan İslam İşbirliği Örgütüne (Organisation of Islamic Cooperation) dönük acil eyleme geçmesi için açık mektup kampanyası başlattı. Kampanya mektubu uluslararası alandaki kadın örgütleri ve şahsiyetlere imzalamaları için gönderilirken, Kürdistan ve Ortadoğu’da çok sayıda kadın açık mektubu imzalayarak desteğini ifade etti.
Merkezi Suudi Arabistan’ın Jeddah kentinde bulunan İslam İşbirliği Örgütü Genel Sekreteri Iyad Ameen Madani’ye hitaben yazılan açık mektupta şunlar belirtildi:
“Suriye’de başlayan alt üst süreciyle birlikte bizler Rojava’da pratikleştirilen yeni bir terörle yüz yüze geldik. Kendisi İslam devleti ilan eden bir güç sistematik olarak insanlığa karşı suç işlemektedir. İslam adına Kürt, Asuri, Ermeni, Arap, Êzidî, Alevi, Kakei, Şiive Hristiyan halklarımıza karşı tüm vahşice yöntemlerle saldırmaktadır.
Sayın ekselansları,
Sizlerde bilmektesiniz ki, IŞİD İslamiyet’i istismar etmekte ve onunla çelişmektedir. Bu yaklaşımıyla da örgütünüz OIC’nin önlemek istediği İslamophobie - İslam düşmanlığının gelişmesini sağlamaktadır. Bizler IŞİD’in İslamiyet kimliğinin kullanılmasında asıl amaçlarının bununla Kürdistan ve Ortadoğu’ya dönük olan yayılma ve işgal stratejilerini örtmek istediklerini biliyoruz. Çok sayıda uluslararası medya IŞİD’in Türkiye, Suudi Arabistan, Katar ve Körfez ülkeleri tarafından desteklediğini belirtmektedir. Bu devletler ise İslam İşbirliği Örgütünün üyelerdirler. Bu nedenle Sayın Genel Sekreter, yetkinizi kullanarak adı geçen üye devletleri uyarıp bu kirli savaşı durdurmanızı talep ediyoruz.
Sayın Ekselansları,
Musul’un işgalinden bu yana Kürdistan’daki biz kadın ve halklar yeni bir terörle karşı karşıyayız. Bu terörün esas bir hedefi de kadınlara karşı tüm şiddet yöntemlerini kullanmaktır.
IŞİD’in bu savaşında kadınları, tüm egemen olmak isteyen diğer güçler gibi, amaçlarına ulaşmak için birere zafer nesneleri yani ganimetleri olarak görmektedir.
Toplumları devletlere itaatkâr bir konuma getirerek teslim almak için özellikle de kadınları hedef alarak bunu yapmak, birçok savaşta uygulanan bir siyasal yöntemdir. Özelde Kürdistan genelde Ortadoğu’da erkeklerde hakim olan namus hissiyatına yönelen bu siyaset bununla onların direnişini bastırmayı hedeflemektedir. Bu siyaset hem toplumsal gerçekliğe ve hem de kadın cins kimliğine büyük ölçüde zarar vermektedir. IŞİD savaşını toplumların psikolojisini ve sosyal çevreyi kontrol etmeye odaklamaktadır.
Kürdistan’daki tüm bileşen halkların gelenek ve kültürlerinde kadınların düşmanın eline geçmesi aile ve aşiret tarafından ‘namus’ sorunu olarak görülmektedir. IŞİD kadınları kaçırma politikasıyla söz konusu bileşen toplumların ahlaki değer yargılarını hedefleyerek toplumsal direnişi bununla yenilgiye uğratarak zayıflatmayı amaçlamaktadır. IŞİD kadınlara karşı kullandığı vahşice yöntemleri İslam kültüründeki savaş zaferi anlamını taşıyan ‘ganimetle’ meşrulaştırmaktadır.
Ganimet gerekçesiyle de kadınları kaçırarak Musul ve Tel Afar pazarlarında satma hakkını kendisinde görmektedir. Bu nedenle IŞİD’in kontrolü altında bulunan bölgelerde kadın köle pazarları büyümektedir.
IŞİD fetih etme stratejisinin en yaygın biçimi olan tecavüz siyasetini sistematik bir şekilde geliştirerek, bununla teslimiyeti dayatarak beden ve zihni üzerinde iktidarını sağlamayı amaçlamaktadır.
IŞİD’in eylemleri fethi, işgal ve iktidarı hedeflemektedir. Benzer tüm savaşlarda kadın bedeninin işgal etmek temel bir savaş yöntemidir. Sonuç olarak kadınları nesnel konuma indirgeyerek kırıma tabi tutuma politikasını IŞİD İslam değerleriyle meşrulaştırılmaktadır. Eğer IŞİD’e karşı acil ve ciddi uluslararası eylemler gerçekleştirilmezse, feminicide yani kadın kırımı ile sistematik bir kadın imhası (kadınları fiziki katletme, tecavüz ve köle olarak satılmalar) siyasal, kültürel ve hukuksal olarak normalleşecektir. Toplumlara karşı yürütülen savaşların en yıkıcı yanı tek fiziki katliamlar boyutu değildir, en yıkıcı yanı kültürel, siyasal, sosyal ve psikolojiktir.
IŞİD savaşını tüm vahşetiyle sürdürmeye devam ediyor. Geride çok sayıda katıl edilmiş, yaralanmış ve kırılmış kadınlar bırakmaktadır. Bu savaş erkek egemenlikli İslam Devleti ile Kürdistan ve Ortadoğu’daki kadın ulusuna karşı cinsiyetçilik savaşıdır.
Sayın ekselansları sizden,
Musul, Tel Afar ve başka yerlerde köle olarak IŞİD’in elinde bulunan kadınların serbest bırakılması için tüm yetkinizi kullanmanızı,
İslamla bağdaşmayan feminicide (kadın kırımını) durdurmanızı,
Feminicide olan kadın kırımını insanlık suçu olarak OIC gündemine taşımanızı istiyoruz.”
(gk)
