Çaltılıdere'de 'Termik Santral' tedirginliği!
08:34
Handan Tufan / JINHA
İZMİR - Eşsiz doğa güzelliğiyle görenleri adeta büyüleyen Çaltılıdere köyünde Termik Santral yapılacağı söylentileri köy sakinleri arasında tedirginlik yarattı. Söylentilere ilişkin konuşan Aliağa Çevre Platformu'ndan (ALÇEP) Şennur Bal, "Aliağa'ya yılın 290 günü kuzey rüzgarlarının hakim olduğunu düşününce, bu bölgede yapılacak her türlü kirli yatırım ciddi bir katliama neden olur" dedi.
İzmir Çanakkale yolu üzerinde bulunan Çaltılıdere köyü, eşsiz güzelliğiyle de dikkat çekiyor. Ancak Termik Santral yapılacağı söylentileri nedeniyle köy halkı şu sıralar tedirginlik yaşıyor. Yetkililer konuya dair net bir açıklama yapmazken, Çaltılıdere'ye Limak Şirketler Grubu tarafından termik santral yapılacağı belirtiliyor. Doğal sit alanlarını içinde barındıran köyün başı, yıllardır taşocaklarıyla zaten dertte. Köye termik santral kurulacağı söylentileri köylüleri iyice tedirgin etti.
'Aynı bölgeye LPG Dolum Tesisi kurulması planlanıyor'
Aliağa sahili boyunca korunarak kalmış olan nadir orman arazisi de Çaltılıdere köyünde bulunuyor. Bu orman ve zeytinliklerin bulunduğu alana Akuamarin adlı şirket Perlit Madeni kurmak için izin almış durumda. Aynı bölgeye bir de LPG Dolum Tesisi kurulması planlanıyor. Başta Kaymakamlık olmak üzere resmi kurumlarla konuya ilişkin bilgi almak için yapılan görüşmelerde bir sonuç alınamadı. "Bize intikal etmiş bir bilgi yok" cevabı alınmasına karşın doğrudan Bakanlık tarafından Nihat Özdemir'e ait Limak Şirketler Grubu'na termik santral için izin verildiği konusunda herkes hemfikir. Yaşanan duruma ilişkin Aliağa Çevre Platformundan (ALÇEP) Şennur Bal konuştu.
'Kirli yatırımlar katliamlara neden olur'
Çaltılıdere'de yıllardır faaliyette olan 5 taş ocağının var olduğunu ifade eden Şennur, "Bunların dışında fiili olarak gözlenen bir şey yok. Fakat 21 Ağustos tarihinde Çevre ve Şehircilik Bakanlığı İzmir İl Müdürlüğü duyuru sayfasında karayollarının yapacağı 'maden ocağı, taş kırma-eleme ve hazır beton tesisi için ÇED gereklidir' kararı çıkmıştır. Yani ÇED, halkı bilgilendirme toplantısı gerçekleştirmesi an meselesidir. Üstelik maden ocağı için düşünülen yer orman arazisi ve Aliağa'nın kuzeyinde yer alan son ormanlık alan diyebiliriz. Aliağa'ya yılın 290 günü kuzey rüzgarlarının hakim olduğunu düşününce, bu bölgede yapılacak her türlü kirli yatırım ciddi bir katliam olur" dedi. Termik santral söylentilerinin, 2013 yılında Limak Holding bünyesindeki Meles Anonim Şirketi'nin daha önceki yerel yönetimden bu civarda ithal kömürlü termik santral projesi için arazi tahsisi talebinde bulunmasıyla gündeme geldiğini aktaran Şennur, ilgili kamu kurumlarından sözlü ve yazılı bilgi istediklerini, fakat "Bize ulaşan bir bilgi yok" cevabını aldıklarını söyledi.
Vereceği zararlar...
Santrallerin köye vereceği zarara ilişkin konuşan Şennur, "Köye vereceği zarar en başta düşünülen yer (tahmini olarak) bir kısım orman arazisi, bir kısım da zeytinliklerden oluşan tarım arazisi. Her iki yatırım da maden ocağı ve termik santral toprak, hava, su, gıda ve görüntü kirliliği yaratacak. Köylü mevcut taş ocaklarından şikayetçi zaten. Maden ocağı yakın çevresinde 3,6 şiddetinde deprem etkisi yaratacak. Köylü kısmen bilinçli. Asit yağmurlarından tarım alanlarının, zeytinliklerin olumsuz etkileneceğini biliyorlar. Termik santralin dumanındaki zararlı partikül maddelerin sağlıkları üzerinde yaratacağı olumsuz etkileri tahmin edebiliyorlar. En önemlisi de yakın yerlerdeki köylerimiz olan Horozgediği ve Bozköy'ün (mahallelerinin ) çevre kirliliğinden kaynaklı yaşamakta olduğu dramı biliyorlar" sözlerini ifade etti.
(ht/mg)

