'Plaza de Mayo'dan Galatasaray'a kayıplarımızı istiyoruz'
13:57
JINHA
İSTANBUL - Cumartesi Anneleri eylemlerinin 492'nci haftasında, 30 Ağustos Dünya Kayıplar Günü nedeniyle, "Plaza de Mayo'dan Galatasaray Meydanına kayıplarımızı istiyoruz" şiarıyla oturma eylemi gerçekleştirdi.
Cumartesi Anneleri, kaybedilen yakınlarının akıbetlerinin araştırılması ve faillerin bulunması talebiyle her hafta gerçekleştirdikleri adalet arayışlarının 492'nci haftasında Galatasaray Meydanı'nda bir araya geldi. "Failler belli, kayıplar nerede" yazılı pankart açan kayıp yakınları, kaybedilen yakınlarının fotoğrafları ile kırmızı karanfiller taşıdı. Kayıp yakınları bu hafta, Birleşmiş Milletlerin ilan ettiği Uluslararası 30 Ağustos Dünya Kayıplar Günü nedeniyle, "Plaza de Mayo'dan
Galatasaray Meydanına kayıplarımızı istiyoruz" şiarıyla oturma eylemi gerçekleştirdi. 19 Ekim 1995 yılında kaybedilen Fehmi Tosun'un eşi Hanım Tosun, "Ben hiç bir zaman faili meçhul demedim. Çünkü failler belli. Bu devlette biraz vicdan kaldıysa dosyaların zaman aşımına uğramasına izin vermez ve failleri yargılar" dedi.
'Devletin vicdanı yok'
Hanım, "Yıllardır burada yaz kış demeden oturduk. 19 yıl önce başlattığımız eylemimiz hala devam ediyor. Kim bilir daha ne kadar devam edecek? Bu ülkede bir kayıp olana kadar onun hesabını devletten sormaya devam edeceğiz" ifadesinde bulundu. Hanım, 12 yıllık AKP iktidarının kayıpların akıbetinin öğrenilmesi konusunda hiçbir adım atmadığının altını çizerek, Cumhurbaşkanının, "Bu ülke için AKP olarak birçok şey yatık" söylemlerini eleştirdi. Hanım, "1995'ten bu yana burada olmamıza rağmen Tayyip Erdoğan bizi hiçbir zaman görmedi. Buradan hükümetin vicdanına seslenmek istiyorum fakat onların vicdanının olduğunu sanmıyorum. Biz hiçbir ayrım yapmadan kaybettirilenlerin akıbetini öğrenmek için mücadelemize devam deceğiz. Devlet failleri ortaya çıkarmaktan korkuyor" dedi.
'Dosyaların zaman aşımı engeli kalkmalı'
Eyleme katılan CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu da, "Bugün eylemimiz 492'nci haftasına ulaştı. Hükümet bir an önce, dosyaların zaman aşımına uğraması engelini ortadan kaldırmalıdır. Hakikat komisyonlarının kurulması için Meclis'e gereken önerilerde bulunuyoruz. Fakat her defasında engellerle karşılaşıyoruz" diye konuştu.
'Hiçbir şeye benzemek kaybedilen yakını olmak'
Konuşmaların ardından 1995'de kaybedilen ailesi ve kayıp yakınlarının çabalarıyla cenazesi bulunan Hasan Ocak'ın kardeşi Maside Ocak basın açıklamasını okudu. "Hiçbir şeye benzemez bir kaybedilenin yakını olmak. Onlar ki acıdan da farklı bir zulme mahkumdur" diyen Maside, bu hafta uluslararası Dünya Kayıplar günü vesilesiyle, "Plaza de Mayo'dan Galatasaray Meydanı'na kayıplarımızı istiyoruz" şiarıyla eylemlerini gerçekleştirdiklerini söyledi. Maside, "Dünya kayıplar günü vesilesiyle hükümete sesleniyoruz. Tüm iktidarlar, kamu görevlilerin işlediği, göz yumarak teşvik ettiği suçlardan kendi dönemlerinde olsun olmasın sorumludur. Buna göz yummak suçtur Bu suçu işlemeye son verin. Evlatlarımızın devlet eliyle gözaltında kaybedildiği gerçeğini tüm boyutlarıyla itiraf edin. Zorla kaybetmenin ağır suç olduğunu, zaman aşımına tabi olmayacağını, devlet sırrı savunmasına izin verilmeyeceği gibi zorunlu tabi işlemleri yapın. Failler üzerindeki cezasızlık zırhını kaldırın. BM Herkesin Zorla Kaybettirilmesinden Korunmasına Karşı Uluslararası Sözleşmesi'ni imzalayın. İnsan onurunu esas alan müzakere sürecini başlatın. Taleplerimiz bizim insanlık hakkımızdır. Taleplerimizi yerine getirmek Anayasanın ve imzaladığınız uluslararası sözleşmelerin gereğidir" şeklinde konuştu.
'Dünya bu suça sessiz kalmasın'
Kayıplar Günü vesilesiyle kamuoyuna da seslenen Maside, "Bu topraklarda yaşayan herkesi Cumartesi Anneleri'nin hakikat ve adalet talebini desteklemeye çağırıyoruz. Dünya kamuoyunu zorla kaybedilenler için, kaybedilenlerin aileleri için, adalet talep etmeye çağırıyoruz. Zorla kaybetmeyi siyasi bir yöntem olarak bütün hükümetleri, bu insanlık suçuna son vermeye çağırıyoruz" dedi.
(zd/gc)

