HDP: Ölümlerin olmadığı bir dünya için mücadele ediyoruz

10:27

 


JINHA


ANKARA – 1 Eylül Dünya Barış Günü nedeniyle yazılı bir açıklama yayınlayan HDP, bu yıl da Dünya Barış Günü’nün savaş ve şiddetle karşılandığını ifade ederek, “Çocukların ve gençlerin ölmediği, kadınların şiddetin her türüne maruz kalarak mağdur olmadığı, katliamların yaşanmadığı, kimsenin yerinden yurdundan göç etmek zorunda bırakılmadığı bir dünya için mücadelemizi sürdürüyoruz” dedi.


Halkların Demokratik Partisi (HDP) Genel Merkezi, 1 Eylül Dünya Barış Günü’ne ilişkin yazılı bir basın açıklaması yayınladı. Bu yıl da şiddet ve savaş ortamı içinde 1 Eylül Dünya Barış Günü'ne girildiğine dikkat çekilen açıklamada, Dünya Barış Günü’nde Êzidî, Süryani, Ermeni, Şii, Arap, Türkmen, Kürt, Keldani, Alevi halklarının IŞİD tehlikesi altında bulunduğu kaydedildi.


‘Barış gününe girerken binlerce insan katledildi’


Rojava direnişi ile bölgeden çıkarılan IŞİD’in daha sonra Şengal’e saldırarak binlerce insanı katlettiğini, kadın ve çocukları kaçırdığı hatırlatılan açıklamada, “IŞİD çetesi, işgal ettikleri yerlerde, kadınların helal olduğuna dair fetvalar çıkararak kadın bedenlerini ganimet olarak görüyor. Kadınlar pazarlarda satılmak üzere kaçırılıyor ve tecavüze uğruyor. Bu zulme dayanamayan Şengal halkı dağlarda yaşam mücadelesi veriyor. Diğer tarafta ise İsrail devleti bütün bir yaşam altyapısını ortadan kaldıran biçimde Gazze’yi tahrip ediyor, yakıyor, yıkıyor ve insanları katlediyor. İsrail’in ırkçı politikaları Filistin ve Arap halklarının acı çekmesine, her yıl yüzlerce insanın, çoluk çocuğun ölmesine yol açıyor” denildi.


‘İnsansların ölmediği bir dünya için…’


“Savaşın, şiddetin, ırkçılığın, ayrımcılığın, eşitsizliklerin ve adaletsizliklerin dünyasına karşı, barışın hüküm sürdüğü, farklı halkların ve inançların eşit ve demokratik bir ortamda yaşadıkları bir dünyanın mümkün olduğunu biliyoruz” ifadelerinin yer aldığı HDP açıklamasında, çocukların ve gençlerin ölmediği, kadınların şiddetin her türüne maruz kalarak mağdur olmadığı, katliamların yaşanmadığı, kimsenin yerinden yurdundan göç etmek zorunda bırakılmadığı, ırkçı politikalara geçit verilmediği bir dünya, bölge ve ülke için mücadelenin sürdürüleceğinin vurgusu yapıldı.


1 Eylül Dünya Barış Günü nedeniyle uluslararası güçlere seslenen HDP, şunları belirtti:


“1. Uluslararası kamuoyu Şengal’deki katliama seyirci kalmamalı, heyetler göndererek insanların yaşadığı ağır sonuçların ve yaralarının sarılmasına derhal yardımcı olmalıdır.


2. Rojava’da farklı halkların ve inançların bir arada, demokratik ve eşit bir şekilde yaşamasını sağlayan bölgesel yönetimler tanınmalı ve desteklenmelidir. Bu demokratik model sadece Suriye için değil, farklılıklar mozaiği olan bütün Ortadoğu için bir örnek olarak değerlendirilmelidir.


3. Şengal’den Gazze’ye, Ninova’dan Rojava’ya kadar katliamlar ve saldırılar karşısında demokrasi ve barış güçleri el ele vermeli ve insanlık dramının yaşanmasına son vermek için ortak mücadele etmelidir.


4. AKP Hükümeti, IŞİD’li katillere açık ve örtülü yardım, lojistik ve manevi destek vermemeli; Rojava’ya sınır ambargosu uygulamamalı, sınırların her türlü insani yardım için kullanılmasını sağlamalıdır.


Siyasi iktidar, sığınmacıların koşullarının iyileştirilmesi çabalarını artırmalı, Suriyeli sığınmacılarla Türkiye halklarının karşı karşıya gelmelerini engellemek için her türlü insani ortamı sağlamalıdır.


AKP Hükümeti, İsrail’in Gazze’de Filistinlilere uyguladığı katliam karşısında, bu saldırgan devlet ile olan bütün askeri anlaşmaları iptal etmelidir.


5. Türkiye’de iç barışın sağlanması en az dış barış kadar önemlidir. Kürt halkının barış talebi karşısında hükümet daha fazla ayak sürümemeli, vakit kaybedilmemelidir. Siyasi iktidar, Türkiye’deki çözüm ve barış sürecinde somut sonuçlara ulaşılabilmesi için her türlü yasal ve fiili düzenlemenin yapılması, Kürt halkının demokratik, haklı ve meşru taleplerinin karşılanması için hızla adım atmalıdır.


Şengal, Rojava, Ninova ve Gazze halkları yalnız değildir. Katliam ve saldırılar karşısında onların yanındayız ve onlarla dayanışma içindeyiz.”


(gk)