‘Kadın kırımına sessiz kalan ülkeler cezalandırılmalı’
12:37
JINHA
İSTANBUL - HDK-HDP Kadın Meclisi'nin eş başkanlık sistemine dönük gelişmeler ve 1 Eylül Dünya Barış Günü'ne ilişkin düzenlediği basın toplantısında konuşan HDK Eş Sözcüsü ve HDP İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel, kadınların katledilmesinin suç olduğunu belirterek, “Roma Statüsü'nü Türkiye imzalamadı. Türkiye gibi kadın kırımına sessiz kalan ülkeler de cezalandırılmalı" dedi.
HDK-HDP Kadın Meclisleri, eş başkanlık sistemine dönük gelişmeler ve 1 Eylül Dünya Barış Günü nedeniyle Divriği Kültür Derneği’nde basın toplantısı düzenledi. Basın toplantısına HDK-HDP Kadın Meclis üyelerinin yanı sıra HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ ve HDK Eş Sözcüsü ve İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel katıldı. Açıklamada ilk olarak basın metni okundu. Kadınlar adına açıklamayı okuyan HDK-HDP Kadın Meclisi üyesi Dilek Yağlı, "Dünya barış günü dolayısıyla bir kez aha eşit ve özgür bir yaşam için mücadeleyi yükseltmeye, Ortadoğulu kadınlarla dayanışmaya ve kadın özgürlük mücadelemizin kazanımları yok etmeye dönük her türlü saldırıya karşı birlikte olmaya çağırıyoruz. Ne Türkiye'de ne de Ortadoğu'da kadın düşmanı politikalara geçit vermeyeceğiz" diye konuştu.
‘Cinsel saldırılar savaş suçu olarak kabul edilmeli’
Ardından HDK Eş Sözcüsü ve İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel konuştu. Ortadoğu'da IŞİD'in gerçekleştirdiği katliamlara dikkat eken Sebahat, "HDP olarak bu insanlık suçuna karşı mücadelemizi sürdüreceğimizi belirtiyoruz. Dünya kamuoyuna sesleniyorum. Bu katliamcı zihniyete karşı, Roma Statüsü'yle cevap verilmeli. Uluslararası Ceza Mahkemesi, IŞİD saldırılarına karşı, katliamcı güçleri mahkum etmeli. Türkiye Roma Statüsü'nü imzalamadı. Roma Statüsü, insanlığa karşı işlenen suçlar, soykırım ve saldırı suçlarına bakan bir mahkemedir. Kadınların mücadeleleriyle Türkiye'yi de imzalamaya zorlamalı. Cinsel saldırıların savaş suçu olarak kabul etmeli. IŞİD'e sessiz kalan Türkiye gibi tüm devletlerin suçlu olarak görülmesi gerekiyor. Sessiz kala hükümet yargılanmalı" dedi.
'Şengal bize Ermeni soykırımını ve Dersim’i hatırlattı'
Şengal'de yaşananların bir soykırım olduğunun altını çizen Sebahat, "Şengal bize Dersim'i ve Ermeni soykırımını hatırlattı. Êzidîler şu an 73'üncü kırımını yaşıyor. 21'inci yüzyılda da erkek zihniyeti aynı çalışıyor. Êzidî kadınlar zorla Müslümanlaştırılarak evlendiriliyor, tecavüz ediliyor. Buna karşı sessiz kalmamalıyız. Şu an Roboski, Rojava, Diyarbakır, Batman, Silopi ve Şırnak'a yerleşen Êzidîlere kadınlar olarak destek sunmalıyız. Şu an kamplarda kalan kadınlarla yakından ilgilenmeliyiz" ifadesinde bulundu. Sebahat, Şengal'de yaşanan inanlık suçuna karşı tüm kamuoyunu tepki göstermeye çağırarak, "Katliamlara dur demek için birlik olmalıyız. Katliama karşı karşıya kalan Şengalli kadınların yaşama yeniden tutunması için maddi ve manevi dayanışma içerisinde olmamız gerekiyor. HDP olarak kamuoyunu kadınlarla dayanışma içinde olmaya çağırıyoruz" diye belirtti.
'Hukuk siyasetin enstrümanı olmaya devam ediyor'
Ardından konuşan HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ, dünya barış gününde kadınların yine savaşı konuştuğuna dikkat çekti. Figen, "Savaşı konuşmak bir tesadüf değil, döngüdür. Kadınlar, erkek egemen zihniyetinin açtığı savaşın travmalarını yoğun yaşarken, aynı zamanda savaşın en vahşi ve en barbar biçimlerini yaşıyor" diye belirtti. Ortadoğu'da yaşanan Şii, Sünni savaşının yanı sıra cinsiyet savaşı yaşandığını ifade eden Figen, "Kadın katliamı ve kadın kırımı erkek egemen zihniyet tarafından açılan savaşın bir sonucudur. Hukuk yine siyasetin enstrümanı ve gölgesi olarak kalıyor. Hukuk tüm tarihlerde olduğu gibi kadın kırımı aklamaya devam ediyor" diye konuştu.
'Eş başkanlık lütuf değil kazanımdır kaybetmeyeceğiz'
"Neresinden bakarsak bakalım savaşın her biçiminin kadının kırdığı ve hedef tahtasına çevirdiği bir süzenle karşı karşıyayız" diyen Figen, son zamanlarda gündeme gelen eş başkanlık sistemine karşı açılan davalara işaret ederek, eş başkanlığın engellenmesine dönük açılan davaların siyasetin bir savaş enstrümanı olduğunu ve hukukun da bunun gölgesi olduğunu ifade etti. Figen, "Kadın zihniyeti düşmanlarının beslendiği düzenden çıkan bu yönelim, bizi çok şaşırtmıyor. Çünkü yıllar öce siyasi partiler tarafından dahi sıcak görülmeyen eş başkanlık sistemi, kadın hareketinin fiili mücadelesiyle bu günlere geldiğini biliyoruz. Eş başkanlık düzeyi siyasi iktidarlar tarafından lütfedilmiş bir düzey olmadığı gibi, onarın yasağıyla kaybedilecek bir düzey değildir" diye belirtti.
'Engeller siyasi iktidarın ayıbıdır'
Eş başkanlık sisteminin arkasında milyonlarca kadının mücadelesi olduğunu ifade eden Figen, "Eş başkanlık mekanizmasına karşı çıkmak siyasi iktidarın ayıbıdır. Onların bu ayıbı tarihe geçecek. Ama biz kadınlar belediyeler başta olmak üzere tüm kurum ve kurulularda bu sistemi hayata geçirmeye devam edeceğiz . Bu tarihi kazanımı, kadın tarihine kazıyacağız. Siyasetin eşit mekanizmalarında mücadele veren tüm kadın arkadaşlarımızı daha fazla mücadele vererek bu engeli de aşmaya çağırıyoruz" şeklinde konuştu.
(zd/mg)

