İHD ‘barış için insan zinciri’ oluşturdu
21:09
JINHA
İSTANBUL - İHD İstanbul Şubesi, 1 Eylül Dünya Barış Günü dolayısıyla ‘insan zinciri’ oluşturarak yürüyüş gerçekleştirdi. İHD İstanbul Şube Başkanı Abdulbaki Boğa, Roboski’nin faillerini yargı önünden kaçıran ve unutturmaya çalışan hükümetin Şengal’de, Rojava’da, Halep’te ve Rakka’da IŞİD’in insanlığa karşı suçlarının görmezden gelmesinin izahının olmadığını belirtti.
İnsan Hakları Derneği İstanbul Şubesi “Savaşa hayır, barış için el ele” şiarıyla her yıl düzenledikleri ve geleneksel hale gelen barış yürüyüşünü gerçekleştirdi. Taksim Meydanı’nda toplanan İHD üyeleri el ele tutuşarak, balon ve düdüklerle Galatasaray Lisesi önüne yürüyerek burada bir basın açıklaması gerçekleştirdi. “Savaşa karşı barış zincirimizi Şengal, Gazze ve Rojava ile dayanışmaya adıyoruz” yazılı pankartın yere serildiği eylemde sık sık, “Susma haykır halklar kardeştir”, “Savaşa hayır barış hemen şimdi” ve “Bijî bratiya gelan” sloganları atıldı.
‘Pahalı silahlar ile halklar birbirine kırdırılıyor’
İHD İstanbul Şube Başkanı Abdulbaki Boğa, açlık ve sefaletin, susuzluğun, yoksulluğun, kıtlığın hüküm sürdüğü Afrika’da, halkların eline tutuşturulan pahalı silahlar ile halkaların birbirine kırdırılmaya çalışıldığını belirterek, “Yeraltı ve yer üstü zenginliklerin batıya götürülmeye devam ediliyor. Demokrasiden dem vuran emperyal güçler, Arap Baharı adı altında Ortadoğu’yu kan revan içinde bırakan bir Sonbahar yaşatmaya devam ediyorlar” dedi. Tarihin çok savaşa eşlik ettiğini ve Türkiye tarihinin de savaşlar ve dökülen kanlarla kirlenmiş olduğunu söyleyen Abdulbaki, “Türkiye’nin dahil olduğu Ortadoğu’da çatışma zulüm hak gaspları eksik olmadı, ama IŞİD çetelerinin, dünya terör tanımlarını darmadağın eden zulmü ile insani değerlerin nasıl yerle yeksenak edilebileceğini gördü” diye konuştu.
Abdulbaki, barışın tesisinde ve kalıcılaşmasında etkin çözüm önerileri olarak şunları aktardı:
“- Barış içinde yaşamak Hak’tır
- IŞİD çetelerine yönelik yasal, politik ve uluslar arası alanda karşı tutum almalı ve Türkiye’deki serbest hareket özgürlüğü ortadan kaldırılmalıdır. Türkiye’yi kamp, geçiş güzergahı, ikmal alanı olarak kullanılması engellenmelidir.
- Demokratik, sivil, özgürlükçü, eşitlikçi, tüm halkların kendini bulduğu bir Anayasanın yapılması,
- Kürt sorununun çözümünde, Abdullah Öcalan’ın özgürlüğünün iade edilmesinin barışa katkı sunacağını,
- Yer, kent, köy isimlerinin iade edilmesi, Kürtçe alfabenin, Kürtçe Eğitim ve Öğretimin derhal anayasal güvence ile başlatılması bu eğitimin örgütlenmesi için, yerel yönetimlere yetki tanınması ve ayrı bütçe tahsis edilmesi,
- Avrupa Yerel yönetimler özerklik şartı üzerindeki çekincelerin kaldırılmasını ve yerel yönetimlerin, Demokratik ademi merkeziyetçilik çizgisinde idari yapılanmanın gerçekleştirilmesini,
- Farklı dini, etnik ve mezhebi gruplara yönelik ayrımcı beyanlara son verilmesi böylesi beyanlara yönelik cezai yaptırım uygulanması, nefret suçları kapsamına alınması,
- Geçmişle hesaplaşma için Hakikat ve Adalet Komisyonlarının oluşturulması ve başta Roboski olmak üzere, kayıpların ve faili devlet cinayetlerin faillerinin yargı önüne çıkarılması."
(zd-dk/mg)

