Açlık grevindeki aileler: Mücadelemiz devam edecek
15:11
JINHA
AMED - Sur ilçesinde 50 gündür süren abluka ve saldırılar sonucu yaşamını yitirenlerin cenazelerini almak için 18 gündür açlık grevine giren aileler, açlık grevine son verdiklerini belirterek nöbet eylemlerinin devam edeceğini açıkladı. Nöbet eylemine Sur'da yaşamını yitiren Gündüz Akmeşe ve Turgut Görçek'in aileleri de katıldı.
Diyarbakır'ın Sur ilçesinde 50 gündür devam eden saldırılarda yaşamını yitiren İsa Oran, Mesut Seviktek, Ramazan Öğüt ve Rozerin Çukur'un ailesi İHD Diyarbakır Şube binasında 18 gün sürdürdükleri açlık grevine ilişkin basın toplantısı düzenledi. Sur'da bekletilen cenazeler arasında bulunan Mesut Seviktek ve İsa Oran'ın cenazeleri dün Gazi Yaşargil Eğitim Araştırma Hastanesi morguna kaldırılırken, aileler İsa ve Mesut'un cenazesini teşhis etti.
Açıklama öncesi aileleri DTK Eşbaşkanı Selma Irmak, HDP Diyarbakır Milletvekili Sibel Yiğitalp, HDP Diyarbakır İl Eşbaşkanı Ömer Önen, MEYA-DER ve çok sayıda yurttaş ziyaret etti. Aileler açlık grevine sonlandırdıklarını ve nöbet eylemine başladıklarını belirtirken, 2 gün önce Sur ilçesinde yaşamını yitiren Gündüz Akmeşe ve Turgut Görçek'in aileleri de nöbet eylemine katıldı.
'Kadınlara ve çocuklara yönelmiş durumdalar'
Açıklamada konuşan MEYA-DER Eşbaşkanı Ayşe Dicle, Sur ilçesinde yaşamını yitirenlerin halen cenazelerinin verilmediğini belirterek, Sur ilçesinde tüm cenazelerin verilmemesi üzerine nöbet eyleminin devam edeceğini açıkladı. Ayşe, "Devletin silahlı çetelerinin ellerini Kürt halkının üzerinden biran önce çekmesini talep ediyoruz. Düşman kadınlarımıza ve çocuklarımıza yönelmiş durumda. 1990'lı yıllarda beyaz toroslar ile faili meçhuller yaparak halkımız katledilirken bugünün zihniyeti rangerlerle halkımızı katlediyor. Biz onurlu bir barış istiyoruz. Sur ilçesinde yerde olan 4 cenazemizin ve yaralılarımızın derhal bizlere ve ailelere verilmesini talep ediyoruz" dedi.
'Devlet yarın nasıl gelip buradaki halkın yüzüne bakacak'
Cenazesi teşhis edilen İsa Oran'ın babası Mehmet Oran, cenazelerinin verilmesine ilişkin ilk günden bu yana defalarca başvurular yaptığını belirterek, devlet tarafından kafa karışıklığı yaratılarak günlerdir oyalama politikaları ile karşı karşıya kaldıklarını söyledi. Mehmet, 18 gündür cenazelerinin alınmasına ilişkin açlık grevine girdiklerini ifade ederek, açlık grevinde yapılan ziyaretlerin batıda ses bulmasının önemli olduğunu belirtti. Mehmet, "Sur ilçesinde cenazelerimiz, sayısını bilmediğimiz yaralılarımız var. Devlet kadın çocuk demeden yapılan bu katliamların son bulması için halen neden bekliyor. Devlet yarın nasıl gelip buradaki halkın yüzüne bakacak. Halkımız artık bu kirli yüzlerini görmüş durumda şu an sadece kendilerini kandırıyorlar. Artık hiç kimse katledilmesin bu katliamlar son bulsun istiyoruz. Biz hiçbir zaman bu katliamlara sessiz kalmayacağız" dedi.
'Cenazeler devletin elindeydi'
Daha kaç insanın katledileceğini soran Mehmet şöyle devam etti: "Halkın mücadelesi koltuk sevdalılarını o sıcak koltuklarından indirecek. Biz çok mu şey istiyoruz? Diyarbakır Valisi dün kendi cenazeleri alıp hastaneye götürdü. Hani cenazeler çatışmanın olduğu bölgedeydi siz kimi kandırıyorsunuz. Biz ilk gün biliyorduk cenazelerimiz devletin elinde olduğunu bizim bu yalanlara karnımız tok. 4 ailenin mağduriyeti giderilmediği sürece nöbet eylemimiz devam edecektir. Açlık grevimizin sonlandırılması değildir ki mücadelemiz son bulacak biz burada ailelerin acısını paylaşıyoruz. Ben insanın diyen herkes zulme karşı ayaklanmalı" diye konuştu.
Öte yandan hastanede bekletilen İsa Oran ve Mesut Seviktek'in cenazelerinin tanınmaz hale geldiği belirtilirken, defnedilmesi için ailelerin verdiği DNA sonuçları bekleniyor.
(tt-ea/gc)