Taybet İnan ailesi: Hepimizi sırasıyla katletmek istediler

13:29

JINHA

ŞIRNEX - Silopi'de sürdürülen soykırım saldırılarında katledilen ve cenazesi bir hafta sokakta bekletilen Taybet İnan'ın ailesi, "Devlet kurumlarını arıyorduk, 'adresi verin, cenazeyi alabilirsiniz' diyorlardı. Buna güvenerek Yusuf İnan çıktığı gibi katlettiler. Tekrar aradılar ve cenazeyi alabileceğimizi söylediler ama yine katletmek için taradılar" dedi.

Sokağa çıkma yasağının 37 gün sürdüğü Silopi'de adeta bir savaş tablosu kendini gösterirken, bu zulmün en çarpıcı fotoğrafı ise 57 yaşındaki 11 çocuk annesi Taybet İnan'ın katlediliş biçimiydi. Cenazesi tam 7 gün sokakta bekletilen Taybet'i almaya çalışan aile fertleri de özel hareket polisleri ve panzerler tarafından tarandı. Aile fertleri emniyet ve ilgili kurumlar ile görüştükten sonra da cenazesini almaya çalıştıkları anda tarandıklarını kaydetti. Bu taramalar sonucu Taybet İnan'ın cenazesini almaya çalışan Yusuf İnan da katledildi.

Taybet anayı çekmek için kullanılan ip hala sokakta

Vurulduktan sonra sokakta bekletilen Taybet İnan'ın cenazesine hayvanlar zarar vermesin diye ailesi 1 hafta boyunca nöbet tuttu. Sokağa çıkan herkesin kurşunlara hedef olması nedeniyle aile kancalı iple cenazeyi almaya çalışmıştı. Üzerinden haftalar geçmesine rağmen Taybet'in cenazesini almak için kullanılan ip hala sokak ortasında duruyor.

'Saldırılardan dolayı bize sığınmıştı'

Taybet İnan'ın komşularından olan Ahmet Kozay, Taybet'in o gün yoğun saldırılardan dolayı aralarında 5 metre mesafe bulunan evlerinin bodrumuna sığındığını aktardı. Yapılan yoğun ateş sonucu evinin alev aldığını ve evi kontrol etmek için dışarıya çıktığını belirten Ahmet Kozay, Taybet'in kendilerine "Ben sivilim, yaşlıyım beni vurmazlar" diyerek, eve gitmeye çalıştığını aktardı. Ahmet, Taybet'in sokağa çıktığı sırada dışarından iki kere silah sesinin duyduklarını ve dışarı çıktıklarında yer olduğunu gördüklerini anlattı.

'Eşimin cenazesini almaya çalıştığımızda taranıyorduk'

Eşinin karşı komşularından evlerine gelmeye çalıştığını sırada vurulduğunu hatırlatan Halit İnan da karşıda yaklaşık 50 metre uzaklıkta bulunan keskin nişancılar ve panzerler tarafından vurulduğunu ifade etti. Yardımına koşmaya çalıştıklarını ancak özel hareket polislerinin kendilerini de taradığını kaydeden Halit İnan, "Ardından kardeşim Yusuf İnan da yardıma geldi onu da vurdular. O da öldürüldü. Taybet'in cenazesi orada 7 gün boyunca yerde kaldı. Hiç bir şeklide almamıza izin vermediler. Kiminle görüştüysek bir çözüm olmadı. Emniyet ile görüştük. 'adresin verin' dediler. Haberleri olmasına rağmen tekrar bizi taradılar. Evimize bu sefer bomba attılar. Beyaz bayraklarla almaya geldiğimizde de bizi taradılar. Aslında bütün ailemizi oraya toplayıp öldürmek istiyorlardı" dedi.

Taybet'i vuran kişiyi gördük!

Akrabası Aycan İnan ise, Taybet'i vuran keskin nişancıların yaklaşık 50 metre ötede bulunan iki katlı bir binadan ateş ettiklerini kaydetti. Özel harekat polisini gördüklerini belirten Aycan, cenazeyi beyaz bayraklarla almaya çalıştıklarını ancak bu sefer de tarandıklarını ve bu tarama sonucu eşi Yusuf İnan'ın da katledildiğini söyledi. Aycan, "Biz onlarla görüştüğümüzde 'biz cenazeyi alın' diyorlardı. Biz oraya gidince de bizi tarıyorlardı. Beyaz bayraklarla almaya çalıştık ama olmadı. Sokağın karşısında bulunan iki katlı evde keskin nişancılar bulunuyordu. Yusuf da Taybet'in cenazesini alabilmek için evin önünde vuruldu. Eşimin de dışarıya çıkmasına izin vermediler. Akşam 7 gibi eşimi vurdular sabah 7 kadar yaralı bir şekilde kaldı. Hastaneye kaldırılmayınca yaşamını yitirdi. Hem Taybet hem de eşim için ambulans istediğimiz zaman gelen ambulanslar panzerin arkasında bekletiliyordu. Biz oraya gitmeye çalıştığımızda ise bizi tarıyorlardı" ifadelerini kullandı.

(ekip/gc)