Cumartesi Anneleri: AHİM'den tedbir kararı istemek bu ülkenin utancıdır
13:34
JINHA
İSTANBUL - "Kayıplarımızın faillerini korumayın, hakikate uygun yargılayın" şiarıyla 565. haftada da bir araya gelen Cumartesi Anneleri, "AHİM'den tedbir kararı istemek zorunda kalınması bu ülkenin utancıdır. Tedbir kararına rağmen Kürtlerin ölülerinin, yaralılarının hala sokakta bırakılması hepimizin utancıdır" dedi.
Cumartesi Anneleri adalet arayışlarının 565. Haftası'nda Galatasaray Meydanı'nda bir araya gelerek 17 Ocak 1996'da gözaltında kaybedilen ardından cansız bedeni elleri, ayakları, ağzı bağlı olarak bulunan Abdullah Canan'ın akıbetini sordu. "Failler belli kayıplar nerede" yazılı pankartın üzerine Abdullah Ceylan'ın fotoğrafı ve kişisel eşyaları bırakıldı.
'Şikayetimden vazgeçmem onurumdan vazgeçmem demektir'
Eylemde ilk olarak Abdullah Canan'ın oğlu Tayyip Canan söz aldı. Babasının Yüksekova'daki köy yakmalara karşı şikayette bulunduktan sonra ifadesini geri çekmesi için tehditler aldığını dile getiren Tayyip, "Babam onlara 'şikayetimden vazgeçmem onurumdan vazgeçmem demektir' diyerek cevap verdi" dedi. Babasının gözaltında kaybedilmesinden Binbaşı Mehmet Emin Yurdakul'un sorumlu olduğunu ifade eden Tayyip, tüm ailelere AHİM'e başvurma ve Türkiye'yi işlediği suçlardan dolayı mahkûm etme çağrısı yaptı.
Gözaltında kaybedilen İsmail Bahçeci'nin kardeşi Umut Bahçeci ise kardeşinin "Ben onurumu kaybetmeyeceğim" dediği için katledildiğini dile getirerek, "Onların ayakkabı kutularında paraları yoktu. Bu insanlar bizim daha iyi yaşamamız için mücadele ettiler" diye konuştu.
'Yaralıların sokakta kalması hepimizin utancıdır'
Bu haftanın açıklamasını ise Cumartesi İnsanlarından Ümit Tekay Dişli okudu. Türkiye'de devleti yönetenlerin topluma hukuka bağlı devlet anlayışını değil, karanlık dönemlerin kutsal devlet anlayışını dayattığını söyleyen Ümit, "Kutsal devlet anlayışında insan hak ve özgürlüklerinin yeri yoktur. Onlara göre mutlak itaat, karşı çıkmama, eleştirmeme, anlayışı vardır" dedi. Cizrelilerin cenazelerini ve yaralılarını sokaktan alamadıklarını ve kendi ülkelerinde başvuracak bir merci olmadığı için AHİM'e başvurduklarını hatırlatan Ümit, "AHİM'den tedbir kararı istemek zorunda kalınması bu ülkenin utancıdır. Tedbir kararına rağmen Kürtlerin ölülerinin, yaralılarının hala sokakta bırakılması hepimizin utancıdır" diye belirtti.
'Bu dava bizim için bitmeyecek'
Ardından Abdullah Canan'ın kaybedilmesine değinen Ümit, AHİM'in dava ile ilgili, "Aralarında askeri personelin de yer aldığı tanık beyanlarından da anlaşılacağı üzere, Abdullah Canan'ın gözaltında öldürüldüğü mahkememizce tespit edilmiştir" tespitinde bulunduğunu dile getirdi. Ümit, "Abdullah Canan'ı işkence ile sorgulayanlar, katledenler bellidir. Savcılık ifadelerinde, mahkeme tutanaklarında, AHİM kararında isimleri yazılıdır. Onlar yargılanmadan, işledikleri insanlık sucularının hesabı sorulmadan bu dava bizim için bitmeyecek" diye belirtti.
(ck-dek/fk)