Nesrin Abdullah: YPG ve YPJ'yi tanıyanlar Rojava'yı da tanımalı
13:42
JINHA
HABER MERKEZİ - Uluslararası alanda YPG ve YPJ'nin bir askeri güç olarak kabul edildiğini söyleyen YPJ Komutanı Nesrin Abdullah, "Bizi askeri bir güç olarak kabul edenler Rojava'yı da artık özerk olarak tanımalılar" dedi.
YPJ Komutanı Nesrin Abdullah, YPJ olarak uluslararası arenada yürüttükleri diplomasi çalışmalarının geldiği aşamayı ve Rojava'da yaşanan gelişmeleri ANF'ye değerlendi. Rojava devriminin dünya devrimlerinden çok daha farklı bir şekilde geliştiğini belirten Nesrin, Rojava devriminin hem askeri hem de sosyal ve siyasi bir devrim olduğunu söyledi. Nesrin, "Rojava devriminin bir özgünlüğü var. Birçok yerde gerçekleşen devrimlerde önce devrim yapılır toplum ve sistemin yaratılması ve yürütülmesi sonraya bırakılırdı. Ama Rojava'da bahsettiğimiz bu durum hep birlikte gerçekleşiyor. Bu devrimi yaratan en büyük güçlerden biriside YPJ öncülüğünde hareket eden kadınlardır" diye konuştu.
'Kadınlar YPJ öncülüğünde büyük bir mücadele yürütüyor'
Rojava devrimine karşı saldıran DAİŞ'in iradesinin birçok noktada kıran en büyük gücün kadınlar olduğunu dile getiren Nesrin, bugün kadınların YPJ öncülüğünde Demokratik Suriye Güçleri altında büyük bir mücadele yürüttüğünü kaydetti. Rojava'da ortaya konan direnişin siyasi ve askeri alanda büyük etkiler yarattığına dikkat çeken Nesrin, bu gelişme ile birlikte Rojava'da aynı zamanda kültürel, ahlaki ve sosyal anlamda büyük bir değişim yaratıldığını dile getirdi. Rojava'da YPJ'nin verdiği mücadelenin diplomasi alanında da büyük bir etki yarattığına dikkat çeken Nesrin, "Kürt kadınları askeri elbiseleri ile Fransız Cumhurbaşkanı Hollande tarafından Elysee sarayında ağırlandı ve bundan sonra da birçok ülkede devlet yetkilileri tarafından askeri elbiselerimizle karşılandık ve görüşmeler gerçekleştirdik. Bu durum Kürt kadının geldiği nokta acısından önemli bir yerdir. Çünkü bu ülkeler artık Ortadoğu'da gelişen bir gücün farkına varmışlar" şeklinde konuştu.
'YPG ve YPJ'nin askeri kimliği uluslar arası alanda kabul edildi'
YPJ öncülüğünde yürütülen diplomasi çalışmaları kapsamında yapılan görüşmelerde kendilerine ciddi sözler verilmese de görüşmelerde devletlerin ortaya koyduğu tavrın önemli olduğunu söyleyen Nesrin, yapılan görüşmeler sonrasında artık YPG ve YPJ olarak askeri kimliklerinin kabul edildiğinin altını çizdi. Nesrin sözlerine şöyle devam etti: "Diplomatik anlamda DAİŞ'in geliştirmek istediği stratejiyi nasıl engellediğimizi anlattık. Yakaladığımız birçok DAİŞ üyesinin üzerinden çıkan Efrîn ve Akdeniz'e inme oradan da Avrupa limanlarına saldırma planlarının olduğunu da aktardık."
'Bizi askeri güç olarak kabul edenler Rojava'yı da tanımalılar'
"Bizi askeri güç olarak kabul edenler bizi siyasi kimliğimizle yani Rojava özerk yönetiminin bir askeri gücü olarak kabul etmeliler" diyen Nesrin, "Biz devletlerin DAİŞ'e karşı savaştırdığı bir güç değiliz bunu herkes iyi bilmeli. Bizi kabul edenler siyasi kimliğimizi de kabul etmeliler. Evet, askeri olarak güçlüyüz. Ama biz Rojava Demokratik Özerklik yapısına bağlı ve bu yapının bir gücüyüz. Bize destek olacaklarsa bu destek Rojava özerk yönetimi üzerinden olmalı" diye belirtti.
'DAİŞ'in gelişmesini ve büyümesini engelledik'
Bazı ülkelerin DAİŞ ile ortaklıklarından ve kendi planlarından kaynaklı Rojava özerk yönetimin uluslararası alanda tanınmasına engel olduğunu hatırlatan Nesrin, uluslararası güçlerin artık kararını vererek Rojava'yı tanıması gerektiğinin altını çizdi. Nesrin, "Kendilerini demokrasinin ve insani değerlerin temsilcileri olarak görenler, Rojava sisteminin insanlık değerlerinin korunması anlamına geldiğini iyi bilmeliler. Demokratik Suriye Güçleri'nin Rojava'da verdiği mücadele insanlık değerlerini korumaya yöneliktir. Biz, DAİŞ'in gelişmesini ve büyümesini engelledik. Bütün ülkeler bu gerçekliği itiraf ederek kabul etmeliler" dedi.
'Uluslar arası güçler Efrîn için harekete geçmeli'
DAİŞ'in tehlike olarak görüldüğü her yere girileceğini vurgulayan Nesrin, Demokratik Suriye Güçlerinin amacının Suriye'nin tamamının özgürleştirilmesi olduğunu ifade etti. Efrîn Kantonu'nun 3 yıldan beridir ambargo ve saldırıya açık halde tutulduğuna dikkat çeken Nesrin, Efrîn üzerindeki bu ambargonun kırılması için operasyonların devam edeceğini söyledi. Efrîn'in El Nusra ve benzeri çetelerin saldırısına maruz kaldığını belirten Nesrin, uluslararası güçlerin Efrîn üzerinde uygulanan ambargonun kaldırılması için harekete geçmesi gerektiğini söyledi.
'Suriye'nin toprağı Suriyelilerindir'
Türkiye'nin de belli aralıklar ile Rojava'ya dönük taciz ateşinde bulunduğunu hatırlatan Nesrin son olarak şu ifadelerde bulundu: "Türkiye ile komşuluğun getirdiği saygının korunmasından yanayız. Bizim Türkiye ile bir sorunumuz yok bunu Türkiye bilmelidir. Ama halka karşıda ateş açmasını kabul etmeyiz. Suriye'nin toprağı Suriyelilerindir. Demokratik Suriye Güçleri de Suriyelidir. Bu gücün içerisinde Kürtler, Araplar, Türkmenler, Asuriler, Süryaniler birçok kesim yer alıyor. Suriye'de demokratik bir sistemin inşa edilmesi için mücadele ediyor. Bunun için bize karşı konulan hiçbir kırmızıçizginin anlamı yok."
(mg)