EUROMED ve FİDH: Gördüklerimiz anlatılanların ötesinde

15:55

JINHA

ANKARA- Kürdistan'da gözlemler yapan Avrupa Akdeniz İnsan Hakları Ağı (EUROMED) Yönetim Kurulu Başkanı Michel Tubiama, gördüklerinin anlatılanların çok daha ötesinde olduğunu vurgulayarak, insan hakkı ihlallerinin raporlaştırılacağını belirtti.

İHD'nin üyesi olduğu ve yönetim kurulunda temsil edildiği Uluslararası İnsan Hakları Federasyonu (FİDH) ve Avrupa Akdeniz İnsan Hakları Ağı (EUROMED) heyeti, Türkiye'de uygulanan sokağa çıkma yasaklarında yaşanan insan hakları ihlaline ilişkin 21-23 Ocak 2016 tarihlerinde Diyarbakır ve Ankara'da yaptığı görüşmelere dair ilk gözlemlerini İHD Genel Merkezinde basına duyurdu.

'Yaşananlar endişe verici'

EUROMED Yönetim Kurulu Başkanı Michel Tubiama, İHD ve çeşitli sivil toplum kuruluşlarının sokağa çıkma yasakları ile ilgili anlatılanları yerinde tespit etmek istediklerini belirterek, "Gerçekten gördüğümüz durum anlatılanların da ötesinde. Yaptığımız tespit durumun özeti yaşanalar gerçekten çok endişe verici" ifadelerini kullandı.

'İnsan hakları yerine getirilmiyor'

İnsan haklarının minimum seviyede bile yerine getirilmediğini vurgulayan Michel, "Sistematik olarak uygulanan sokağa çıkma yasağı halkın yaşamını tehdit ediyor. Birçok kişi bize yakınlarının ölü bedenini bile alamadıklarını aktardı. Gördüklerimiz bize bölgede ciddi zorluklar yaşandığını gösterdi. Uzun süredir belli politik anlaşmazlıklar yaşanıyor. Bu çatışmalı durum ülkenin tamamında demokratik hakları ayaklar altına alıyor" dedi.1128 akademisyenin barış adına imzaladığı bildirgeden dolayı linç edildiğine değinen Michel, "Barış için yapılan imza kampanyası 'terörizme övgü' suçu haline getirildi" dedi.

'Olağanüstü hal durumu de facto oluyor'

Daha sonra söz alan FİDH Başkan Yardımcısı Dimitris Chrustopholus seçimin demokrasi için yeterli olmadığını belirterek, "Bugün kimse Türkiye'nin temel yapısı için karşıt mücadele yürütmüyor. Bu noktada Türkiye'nin demokrasinin eksik olduğu açık. Demokrasinin yeterli olmadığı ülkelerde olağanüstü hal doğru düzgün uygulanamaz. Olağanüstü hal durumu de facto oluyor. Böyle bir durumda insan haklarını konuşmamız bile mümkün olmuyor. Çünkü nizami bir devlet yapısı yok" dedi. Avrupa Birliği'nin (AB) Türkiye'de adil olmayan hukuksal bir sorun yaşandığını bildiğini fakat yaşanan mülteci sorunundan dolayı yaşanılanları görmezden geldiğini vurgulayan Dimitris, Diyarbakır'daki gözlemlerini en kısa zamanda raporlaştırarak tüm uluslar arası kuruluşlara ileteceklerini söyledi.

(he/gc)