Nefretin böylesi: Silopi'de kadınların yöresel kıyafetlerini yaktılar!
09:12
JINHA
ŞIRNEX - Silopi'de sıkıyönetim uygulamalarında evi talan edilenlerden biride Kumçatı Belediye Eşbaşkanı Berivan Kutlu oldu. Yapılanları "DAİŞ talanı" diye degerlendiren Berivan'ın evinde bulunan kadınlara ait yöresel kıyafetlerin tamamının yakılması, ırkçı ve soykırımcı nefretin dışa vurumu olarak bir kez daha belgelendi.
Silopi'de ilan edilen "sokağa çıkma yasağı"yla birlikte ilçede devreye alınan sıkıyönetimin bilançosu ortaya çıkıyor. İlçede bulunan binalar devletin tanklardan yaptığı top atışlarıyla harabeye çevrilirken, birçok ev ise özel harekat ve "devlet güçleri"nin karargahı haline getirilmiş durumda. Şırnak'a bağlı Kumçatı (Dêrgulê) Belediyesi Eşbaşkanı Berivan Kutlu'nun Silopi'deki evi devlet güçleri tarafından karargaha çevrilmiş ve annesiyle kendisine ait kıyafetler yakılıp yırtılmış halde bulundu. Evin içine ve dışına ise mermi ve topların denk geldiği görülürken Berivan Silopi'de yaşanan vahşeti şu şekilde yorumluyor: "Gidip Silopi'yi o halde gördüğümde 1990'lı yıllarda Tansu Çiller'in yaşattıkları aklıma geldi. Erdoğan'ın bu yaptığı talancı ve ahlaksız bir uygulamadır."
'Mesele hendek değil soykırım'
Kürt halkı üzerinden uygulanan katliamcı uygulamaları lanetlediğini belirten Berivan, "Görüyoruz ki mesele hendek meselesi değil. Tamamen Kürt halkını yok etmek için yapılan bir operasyondur. Seçim döneminin bir intikamı şeklinde Kürt halkının üzerine geliniyor. Mesele hendek meselesiyse neden çocukları katlediyorsunuz ya da neden evleri bombalıyorsunuz" diye sordu. Evlerine top atıldığını ve komşular sayesinde evde kalanların çıkartıldığını anlatan Berivan, "Evimizi karargaha çevirmişler. Yöresel kıyafetlerimizi yakmışlar. Genel olarak kadın kıyafetlerini hedef alarak böyle ayarsızca davranmışlar. Evden çıktıklarında ise evi ateşe vermişler. Bu da ev tacizine girer. Evi kullanılamaz hale getirmişler" şeklinde konuştu.
'Devlet toplumu yok etmek için kadınları katlediyor'
Devletin sorunun "hendek" olmadığını kadınların mücadelesi olduğunu söyleyen Berivan, "Kadınların yoğun kaldığı yerlerin bombalanması bunun bir kanıtıdır. Devlet toplumu yok etmek için kadın üzerinden bir katliam gerçekleştiriyor " dedi.
'DAİŞ'in talancı zihniyetini bir durum'
Evlerinin yakılması ve yıkılmasının kendilerini etkilemediğinin altını çizen Berivan, "Etkilendiğimiz nokta evin talan edilmesi oldu. DAİŞ'in talancı zihniyetini dahi geçen bir durum var. Devlet, bütün terörlerden daha büyüktür. Kürdistan'da uyguladığı tarz devlet sistemine uymuyor. Bu uygulanan AKP terörüdür" diye kaydetti.
'Öleceksek direnişçi ruhuyla ölelim'
Son olarak Botan halkına çağrıda bulunan Berivan, "Yıllardır bu mücadelemiz devam ediyor. 1990'larda kuyulardan cenazelerimizi çıkardık. Şimdi de aynı zihniyet bunu bize yapmaya çalışıyor. Bunun karşısında mücadelemizi yükselterek sömürgeci ve talancı zihniyeti topraklarımızdan püskürtmeliyiz. Öleceksek de direnişçi ruhuyla ölelim" diye belirtti.
(dk-aı/fk)