Jülide Kural: İktidar şiddeti kendine hak görüyor

09:05

JINHA

İSTANBUL - Kadın yaşamın her alanında büyük bir güce sahip olduğu için devletin baskıları ile karşılaştığını ifade eden Jülide Kural, "Kadın mücadele ettiği zaman bütün kuşatılmışlıklara, ablukalara, bütün o erkek şiddetine karşı ayağa kalktığında güç karşısında tarih içerisinde tüm erkek egemenlik alanlarının hepsini yıkacağını biliyoruz. Hayal ettiğimiz ve bir gün mutlaka elde edeceğimiz eşit, özgür birlikte yaşam dünyasını kurabileceğimize inanıyorum" dedi.

AKP iktidara geldiğinden bu yana her fırsatta kadını aşağılayan ve toplumda ikinci sınıf olduğu algısını yaratmaya çalışan söylemler içerisinde girdi. Kadın ile erkeği eşit konumda olmasının fıtrata aykırı olduğunu, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Başbakanlık döneminde katıldığı Konya mitinginde Hopa'daki olayları protesto etmek için toma üzerine çıkan ve polis müdahalesi sonucu kalçası kırılan Dilşat Aktaş için 'O kadın kız mıdır kadın mıdır' ifadelerini kullandı. Sadece Cumhurbaşkanı değil AKP'nin vekil ve bakanları Cumhurbaşkanı'nın söylemlerini istikrarlı bir şekilde sürdürdü. Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, 'Kadınlar iş aradığı için işsizlik yüksek ' dedi.

Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, 'Kadınlara evdeki işler yetmiyor mu? ' dedi. Ankara Büyük Şehir Belediyesi Başkanı Melih Gökçek, 'Anası tecavüze uğruyorsa neden çocuk ölsün, günahı ne anası ölsün öyleyse ' dedi. Fetvacı Hoca Nureddin Yıldız, 'Kadın çalışarak fuhuşsa hazırlık yapar' ifadesinde bulundu. Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, 'Kahkaha atan kadın iffetsizdir' dedi. Ömer Tuğrul İnançer, 'Hamile kadın sokakta dolaşamaz' dedi. Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, 'Kadınlar için tek kariyer annelik' dedi.

Eski Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül, 'Kadınlar evinin süsüdür, erkeğinin şerefidir. Batı kadınları maalesef ezilmektedir' ifadelerini kullandı. Tüm bu muhafazakâr ablukaya rağmen kadınlar direnmeye, özgürlüğü için sokaklarda olmaya devam etti. Kimi zaman anne olarak kimi zaman kardeş kimi zaman da eş olarak hayatını sürdürmeye çalışan kadınlar tüm bu kuşatılmışlıklara ve gerici şiddete karşı en temel yaşam haklarından vazgeçmedi.

'Erkek egemenlik alanları sarsılmaya başlar'

Devletin kadın bedeni üzerinden kurmak istediği bu erk zihniyetin ancak tüm kadınların birleşmesiyle yıkılacağını söyleyen Sanatçı Jülide Kural, İktidarın güçlenmesi ile birlikte kadın mücadelesinin de varlığını sürdürerek yaklaşık 20 yıldır kendini çok açık bir şekilde ortaya koyduğunu ifade etti. Kadınların artık hayatın içinde var olmaya, dönüştürmeye, değiştirmeye, ben varım demeye başladığının altını çizen Jülide, "Kadınların bu duruşu ataerkil dünyaya karşı çıkma halidir. Bizim ülkemizde iktidarla birlikte muhafazakârlığın bu kadar yoğunlaşmasından sonra ise kadının görünür olması tedirgin edici oldu. Zaten kadının bu mücadeleci tarafı iktidarda acil önlem alması gereken bir konu haline geldi. Kadın ne kadar özgürlük talep ederse, ne kadar görünür olmaya, değiştirir olmaya başlarsa aslında devletin erkek egemenlik alanları da sarsılmaya başlıyor" diyerek örgütlü kadınların erkeği ve sistemi değiştirici gücüne vurgu yaptı.

'Kendini din bezeli muhafazakârlıkla tanımlayan devlet tehlikeli bir hal aldı'

İktidarla birlikte tamamen kendini din bezeli muhafazakârlıkla tanımlayan devletin daha da tehlikeli bir hal aldığını belirten Jülide, "Baktığımız zaman bütün kurallar kadının nasıl yaşaması gerektiğine, kaç çocuk doğurması gerektiğine, gülmemesi ve oturmaması gerektiğine hatta mümkünse çalışmaması gerektiği noktasına kadar geriledi" dedi.

'Kadınların katledilmesi ana bir ideoloji savunusudur'

Yaşanılan her tacizin, tecavüzün, katliamın ciddi bir şekilde araştırılması gerektiğinin hayati önem taşıdığına dikkat çeken Jülide," Hem sosyolojik olarak hem de yaşamlarımızı değiştirmek adına çok ciddi çalışmaların yapılması gerektiği bir alandan söz ediyoruz. İktidarda kim olursa olsun öncelikli olarak, meclis varsa ve eğer biz bu sistem içinde böyle yönetiliyorsak kadın bakanlıkların kurulması gerektiğini ve şuan ki sistem içinde önerdiğimiz şey tüm bu olan bitenleri tartışabileceğimiz bir ana alanın oluşturulmasını talep ediyoruz" vurgusunu yaptı Bu talepler karşısında iktidarın 'Kadın Bakanlığı'nın adını değiştirerek 'Aile Bakanlığı' haline getirdiğine işaret eden Jülide, devletin, kadını sadece aile içinde ' annelik' görevini yerine getiren ona buyurulandan fazlasını istemeyen, sorgulamayan, karşı çıkmayan itaat eden bir köle yaratmak istediğini ifade etti.

Jülide, "İktidar namus kavramıyla birlikte birçok kavramı iç içe sokuyor. Bütün bunların toplamında mücadele eden kadın, hele de bu direnişe eşit bir taraftan bakan yani erkeklikle kadın olma halini eşit devam ettiren bir kadın onlar için en tehlikelisidir. Bu yüzden kadınların katledilmesi onlar açısından ana bir ideolojinin savunusu haline geldi. Bu noktada birçok parti bir araya gelebilir" dedi.

'Erkek egemenlik alanlarının hepsini yıkacağız'

Jülide, bu anlamda Kürt illerinde mücadele eden kadınların katledildiği zaman iktidarın büyük bir suskunluk içerisine girdiğine dikkat çekerek, "Hele tam da kadın olduğu için direnmemesi gerektiğini yani bir erkeğin kolaylıkla 'terörist' ilan edilmesi söz konusu ise onların deyimiyle kadının ' terörist' olması çok daha fazla tehlikelidir. Çünkü kadın çok daha güçlü, üretken ve yaşamdan yana alanları üretebileceğini biliyor. Tüm bu tehlikeler nedeniyle şuanda sistem ve iktidar kadına yönelik çok ağır bir şiddeti kendinde hak görüyor" dedi.

Jülide ayrıca, kadınların katledilmesinin normalleştirildiği bir toplum haline gelindiğinin altını çizdi. Mücadele eden kadınların her yerde bu mücadelenin bir parçası olarak direnişini büyütüleceğini ifade eden Jülide" Kadın mücadelesinin büyümesi ile dünya için istediğimiz eşitlik, özgürlük kendimize tanımladığımız hayata dair ilk cümlelerimizi kurabildik. Şimdi bunun en temelde kadınlara özgü olması gerektiğini, kadınlarla ancak bu gücün gerçek bir devrime dönüşebileceğini daha iyi anlıyoruz" dedi. Jülide son olarak, Kadının mücadelesiyle bütün kuşatılmışlıklara, ablukalara, bütün o erkek şiddetine karşı ayağa kalktığında tarih içerisinde tüm erkek egemenlik alanlarını yıkacağına inandıklarını sözlerin ekleyerek, "Hayal ettiğimiz ve bir gün mutlaka elde edeceğimiz eşit, özgür birlikte yaşam dünyasını kurabileceğimize inanıyorum" şeklinde konuştu.

(dek/sg/fk)