Gazeteciler 'Dayanışma Nöbeti' tutmak için yola çıkıyor

09:07

JINHA

İSTANBUL - Gerçeğe ve mesleğine sahip çıkan bir grup gazeteci Kürdistan illerinde çalışan meslektaşları ile dayanışmak için yola çıkmaya hazırlanıyor. "Dayanışma Nöbeti"ni örgütleyen gazetecilerden Tuğba Tekerek, "Bence bu bir gazetecilik faaliyeti ve bu faaliyeti yürüten herkesin bu nöbete dâhil olması gerektiğini düşünüyorum" dedi.

AKP Hükümeti ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Kürdistan il ve ilçelerinde devreye koyduğu savaş konseptinin bir ayağı da özgür basına yönelik saldırılar ile sürdürülüyor. 24 Temmuz 2015 Tarihi'nden itibaren ilk olarak sansür ile başlayan süreç boyunca; Diyarbakır'da 'heyecanlı' olduğu gerekçesi ile gözaltına alınan ve tutuklanan JINHA Muhabiri Beritan Canözer'den, Cizre'de haber takip ettiği sırada güvenlik güçlerinin ateş açması sonucu yaralanan İMC TV kameramanı Refik Tekin'e, Silvan'da polisler tarafından kafasına silah dayanan DİHA Muhabiri Serhat Yüce'den, Van'da cezaevi girişinde çıplak aramaya maruz kalan JINHA Muhabiri Vildan Atmaca'ya kadar pek çok gazeteci darp, tehdit, gözaltı ve tutuklama terörü ile karşı karşıya kaldı.

Batı illerinde çalışan bir grup gazeteci ise meslektaşlarının maruz kaldığı zorluklara karşı dayanışmayı büyütmek adına, "Dayanışma Nöbeti" adı etrafında bir kampanya başlattı. Bu kapsamda yaklaşık bir hafta sonra batıdan ilk gazeteci grubu yola çıkarak çatışmalı bölgelere gidecek. Her hafta farklı bir grup abluka altındaki şehirlere giderek hem sürece hem de meslektaşlarının yaşadığı zorluklara tanıklık edecek. Dayanışma Nöbeti'nin detaylarını kampanyada aktif rol alan gazetecilerden Tuğba Tekerek ile konuştuk.

'Yanlarında olduğumuzu hissettirmek istiyoruz'

"Biz küçük bir grup batılı gazeteci olarak çatışmalı bölgelerde, baskı altında çalışan meslektaşlarımızla dayanışmak için ne yapabiliriz? Sorusunu sorarak yola çıktık" diyen Tuğba, bu sorunun ardından biraz da Can Dündar ve Erdem Gül için başlatılan Umut Nöbeti'nden esinlenerek çatışmalı bölgelere gitme kararı aldıklarını belirtti. "Biz de buna dayanışma nöbeti dedik" diyen Tuğba, her hafta batı illerinden en az iki gazetecinin bir araya gelerek Diyarbakır'ın yanı sıra Cizre, Silopi gibi yerlere gidilmesi hedefleniyor. Bölgeye gidecek olan gazetecilerin baskı altındaki kurumlara gidip editör, muhabir, foto muhabir olarak destek sunabileceğini ifade eden Tuğba, "İkincil olarak meslektaşlarımızın neler yaşadığını gözlemliyor olacağız. Onların yaşadıklarını bu tarafa aktarmak adına haber yapılabilir, video çekilebilir. Sonra bunları hem kendi kurumlarımızda yayınlayacağız ve hepsini bir blogta toplayacağız. Oraya giden her meslektaşımız izlenimlerini de yazacak ve onları da yine blogta toplayacağız. Bir köprü olmak, onlarla temas etmek ve yanlarında olduğumuzu hissettirmek istiyoruz" dedi.

'Meslektaş olarak susmak imkânsız'

Yaşanılan sürece göz yummanın mümkün olmayacağını dile getiren Tuğba, "Sosyal medyadan orda ambulans bekleyenlerin fotoğraflarını gördüğünüzde hiç bir şey yapamamanın çaresizliği ile doluyorsunuz. Ben gazeteci olarak eylemlerde taraf olmuyorum. Sadece o eylemlerin haberini yaparak dünyanın gidişatına müdahil olmaya çalışıyorum. Sadece gazetecilik eylemlerinde bu benim mesleğim ve sahip çıkmam gerek diye düşünerek katılıyorum. Gazetecilerin yaşadıklarını gördüğünüz de meslektaş olarak susmak imkânsız bir şey" diye belirtti.

'Gazeteciliğin ne kadar önemli olduğunu gördük'

DİHA muhabiri Serhat Yüce'nin haber takip ettiği sırada polisler tarafından kafasına silah dayandığını hatırlatan Tuğba, "O görüntünün yürek çarpıntısı hala içimde. Yâda Refik Tekin'in vurulması, JINHA muhabirlerinin tutuklanası… Hepsini isim isim biliyoruz ya da yaptıkları haberlerden tanıyoruz ve o hikâyeleri duymak bizi harekete geçiriyor. Tahir Elçi öldürüldüğünde çekim yapan arkadaşlarımız olmasaydı sürecin nasıl olduğunu tam bilemeyecektik. Gazeteciliğin ne kadar önemli olduğunu gördük. Onların korku içinde nasıl çekim yaptığını da gördük. Ayrıca Sur'a gittim, sokağa çıkma yasağının nasıl bir şey olduğunu biliyorum. Benim için orda çalışan gazetecileri yalnız bırakmak mümkün değil" diye konuştu.

'Mesleğimize sadece dayanışarak sahip çıkabiliriz'

Tek başına gazetecilik mesleği ve haber yapmanın güçlü bir eylem biçimi olduğunu dile getiren Tuğba, "Haberimle orada eylem yapıyor olmak benim için çok kıymetli olacak. Her zaman yaptığımı yapacağım ama bu kez aynı zamanda meslektaşlarımın yaşadıklarını aktaracağım. Bence bu bir gazetecilik faaliyeti ve bu faaliyeti yürüten herkesin bu nöbete dâhil olması gerektiğini düşünüyorum. Bizim çağrı metininde gerçeğe ve mesleğimize sadece dayanışarak sahip çıkabiliriz diye bir sözümüz var. Bu bağlamda batıdaki tüm gazetecilere bu kampanyaya katılmaya davet ediyorum. Doğuda ki gazetecilere de şimdiden yanlarında olduğumu söylüyorum" dedi.

(ck-ce/fk)