Kadın katlinin 'indirim' için yeni bahanesi 'Türklük'

09:10

JINHA

İSTANBUL- Nüştüman Çiçek'i intihara sürükleyen Yakup Çiçek, savunmasında kendisinin Türk Nüştüman'ın ise Kürt olmasından kaynaklı tehdit edildiğini belirtmesi üzerine Nüştüman'ın annesi Makbule Karakaş, Yakup'un siyasal ortamdan faydalanarak davanın sürecini etkileme ve davayı lehine çevirme uğraşı olduğuna işaret etti.

Nüştüman Çiçek, 25 Nisan 2014 yılında eşi Yakup Çiçek tarafından intihara sürüklenmiş ve oturduğu binanın 7'nci katından atlayarak yaşamını yitirmişti. Otopside çekilen fotoğraflarda Nüştüman Çiçek'in vücudunun çeşitli yerleri ile sol gözündeki morluklar Nüştüman'ın eşi tarafından şiddet gördüğünün de bir deliliydi. Nüştüman Çiçek'i intihara sürükleyen eşi Yakup Çiçek'in yargılandığı davanın 3. duruşmasından önce Nüştüman'ın ailesine ve avukatına haber verilmeden ara duruşma gerçekleştirilmiş, bu duruşmada savunma yapan Yakup, tehdit edildiğini, kendisinin Türk Nüştüman'ın ise Kürt olduğunu vurgulayarak siyasi manipülasyonda bulunmuştu. Nüştüman'ın vücudundaki morlukları açıklamayan Yakup, Nüştüman'ın ailesinin, Türk olmasından dolayı kendisini tehdit ettiğini iddia ederek cezai indirim alma yoluna gitti. Yakup, mahkemeye bu konuya dair herhangi somut bir delil sunamazken, Nüştüman'ın aile avukatı Atilla Saatçioğlu Yakup'un yaptığı siyasi manipülasyona ilişkin, "Sanık olan Yakup davanın başından itibaren Kürt, Türk tartışması üzerinden davanın seyrini etkilemeye yönelik bir çaba içerisinde oldu" dedi.

'Sanık Türkiye'nin siyasi konjonktüründen faydalanmak istemiştir'

Atilla, ailenin Yakup'u Türk olmasından dolayı tehdit ettiğine dair hiçbir somut delil göstermeden iddialarda bulunduğunu belirterek, iddialara ilişkin Yakup'un herhangi somut bir delili mahkemeye sunamadığını ve avukatı olduğu Karakaş ailesinden şimdiye değin ırkçı ve ayrımcı sözlere şahit olmadığını dile getirdi. Atilla, Nüştüman ve Yakup'un birlikteliklerinden önce ailenin sadece, Yakup'un Nüştüman'dan yaşça hayli büyük olmasından ve Yakup'un eski eşiyle ilişiğini kesmemesinden kaynaklı bir rahatsızlığının olduğunu belirtti. "Kürdistan coğrafyasında ırkçılık kültürü nasıl yoksa sanık Yakup için de ırkçılık üzerinden bir tutum söz konusu olmamıştır" diyen Atilla, ailede Yakup'tan başka Türk, Laz ve Çerkes erkeklerin de olduğunun altını çizdi. Yakup'un, Türkiye'de mevcut siyasal konjonktürü göz önünde bulundurarak mahkemenin hassasiyetini de bilmesinden dolayı bu şekilde ifade vererek lehinde bir karar çıkması için mahkemeyi etkilemeye çalıştığını belirten Atilla, konunun bu şekilde manipüle edildiğini mahkeme heyetine bildirdiklerini açıkladı.

'Nüştüman'ı Kürt olduğu için ailesiyle tanıştırmayan kendisidir'

Nüştüman'ın annesi Makbule Karakaş ise Yakup'a karşı ırkçı ve dışlayıcı bir tutum içerisinde olmadıklarının altını çizerek, "Damatlarımdan Türk olan da vardır Laz olan da vardır. Yakup zaten kızımın katilidir. Torunumu da sürekli olarak benden kaçıyor" ifadelerini kullandı.

Makbule, Kızı Nüştüman yaşamını yitirdikten sonra torununun kendisinden kaçırıldığını ve iki yıldan bu yana torunundan haber alamadığını dile getirerek, "Yakup sürekli olarak adres değiştirdi. Aslında Nüştüman'ın Kürt olmasından dolayı Yakup'un ailesi hiçbir zaman kızımı istememişti. Bunun için de Nüştüman'ı hiçbir zaman ailesiyle de tanıştırmamıştır" vurgusunu yaptı. "Yakup hem eski eşinden tamamen ayrılmamıştı hem de kızımdan yaşça hayli büyük olmasından dolayı biz onların birlikteliklerini onaylamadık" diyen Makbule, kültür olarak asla ırkçı söylemlerde bulunacak bir yapıda olmadıklarını, bunun Yakup'un siyasal ortamdan faydalanarak davanın sürecini etkileme ve davayı lehine çevirme uğraşı olduğuna işaret etti.

(öç/sg/gc)