Gîremîra'da kesişen yollar ve ortak geçmiş ile direnen kadınlar
09:12
Medya Cebe/JINHA
MÉRDÎN - Süren abluka ve saldırılara karşı Nusaybin'in Gîremîra Mahalle'sinde devam eden nöbet eylemine katılan annelerin ortak geçmişi onları mücadeleye daha fazla bağlıyor.
Botan'da süren abluka ve saldırılarda direnen Kürdistanlı yurttaşlara destek vermek amacıyla Nusaybin'in Gîremîra Mahallesi'nde başlatılan nöbet eylemi 6. gününe girdi. Nöbet eylemine Kürdistan'ın her yerinden kadınlar katıldı. Nöbet tutan her bir kadının hikâyesi insanı ayrı bir serüvene sürüklüyor. Hayatlarını Kürt özgürlük mücadelesine adayan her insan gibi onlarında cezaevi geçmişi var. Hepsi farklı şehirlerde, farklı cezaevlerinde aynı acıları yaşadı. Cezaevine girdiklerinde evli ve çocuk sahibi olan anneler o yıllarda hangi bahaneler ile hangi cezaevinde, neler yaşadıklarını anlattı.
'Hiçbir uygulama kadınları yıldıramadı'
Urfa'dan gelen Sıdıka Yaman, HDP il yöneticiliği yapmış bir süre cezaevinde kalmış. Sıdıka, nöbette olma nedenini,"Güçlü bir Kürt kadını olarak çalışmalarımıza devam ediyoruz. Kürt halkına ve özellikle kadınlarına dönük uygulanan inkar ve imha politikaları bizleri yıldırmadı. Cezaevine girmeyen neredeyse hiçbir kadın kalmadı. Ama Kürt kadınları çok bilinçli ve sonu kadar direnecek" diye anlatıyor.
'Kadınları siyasetten uzak tutmayı amaçlıyorlar'
Cezaevine iki defa giren Zeynep Kaygusuz'un hikâyesi de benzer. Kadınların geçmişten bu yana hedef alındığını ve siyasetten uzaklaştırılmaya çalışıldığını belirten Zeynep şunları söylüyor: "Kürt özgürlüğü ve kadın özgürlüğü birincil hedeflerimizdir. Bizler haklıyız ve nerede olursa olsun kendimizi savunabiliriz. Biz devletten korkmuyoruz. Barış istiyoruz halkamızı, kimliğimizi ve öz yaşamımızı yaşamak istiyoruz. Bizleri reddediyorlar ve haklarımızı vermiyorlar. Bizler bu savaş son bulana kadar buradayız. Bize ne yaparlarsa yapsınlar korkutmayacaklar. Buraya Cizre'deki ablukayı kırmak için geldik. Ablukayı kırmadan da buradan ayrılmaya niyetimiz yok. Bizi köleleştirmeyi amaçlayanlar bilsinler ki amaçlarına ulaşamayacaklar. Hiç bir uygulamaları bizleri yıldıramadı yıldıramayacak."
'Biz kendimize ait olanı istiyoruz'
Yine uzun süre cevaevinde kalanlardan Nusaybin Barış Anneleri Meclis üyesi Perihan Altoğ'da kendisi gibi mücadele yolları cezaevinde geçen kadınlara ev sahipliği yapıyor. Köyü yakıldığı için İzmir'e göçen ve uzun yıllar sonra yeniden memleketi Nusaybin'e dönen Perihan şunları dile getiriyor: "Erdoğan tüm Türkiye halklarına düşman bir cumhurbaşkanıdır. Kürt halkı olmazsa bu ülke ayakta kalmaz, kalamaz. Kürtlerin Türkiye için yaptıkları göz ardı ediliyor. Bugün hendekleri bahane ediyorlar peki geçmişte hendek mi vardı. Kürt halkı tarihte birçok defa katliamdan geçirildi. Bu savaşı bitirmek istiyorsa bir an önce önderimiz Apo ile görüşmesi ve müzakere masasına dönemsi gerekiyor. Biz kendimize ait olanı istiyoruz kimsenin malında mülkünde gözümüz yok. Devlet bize yaptıkları ile korkacağımızı düşünüyordu ama bugün karşısına çıkan kadın örgütlülüğünden de korktuğu için kadınları hedef alıyor. Erdoğan'ın yaptığı planlar tutmadı ne kadın konusunda ne de Kürt özgürlük mücadelesinde. Kürt halkı onu ve planlarını boşa çıkardı. Bugün bu kadar şiddetli saldırıyor olmasının sebeplerinden biri de budur. Erdoğan ne yaparsa yapsın bizler kazanacağız ve yaptıklarından, yapacaklarından korkmuyoruz."
(fk)