Şırnak Valisi kalan 24 kişinin de mi ölmesini bekliyor?

10:04

JINHA

ŞIRNEX - Cudi Mahallesi'nde 4 gün önce tanklarla yapılan bombardımanda yaralanan 27 kişiden 4'ü müdahale edilmediği için yaşamını yitirdi. Tüm dünyanın gözü önünde yavaş yavaş ölüme terk edilenlerin hastaneye kaldırılması için yapılan girişimler ise Şırnak Valisi tarafından engelleniyor. Vali ağır yaralılar için "Yürüyerek mahalleden çıksınlar" gibi akıl almaz cümleler kurarken, HDP'li vekil Faysal Sarıyıldız, "Eğer akşama kadar o yaralılar oradan alınmazsa ben gideceğim. Beni de vursunlar öldürsünler. İnsanlığımızı sorgular hale geldik" dedi.

Kuşatmanın 44 gündür devam ettiği Cizre'de 4 gün önce aralarında gazeteci ve siyasetçilerin bulunduğu 27 kişinin Cudi Mahallesi'nde kaldığı ev tanklar tarafından bombalanmış ve evdekiler ağır yaralanmıştı. Tüm girişimlere rağmen bombardımanın devam ettiği evde bulunanlardan 1'i kadın 4 kişi kan kaybından yaşamını yitirdi. 24 yaralı ve 4 cenaze hala evin bodrumunda bekliyor ve bombardıman sürdüğü için evin büyük bir kısmı çökmüş durumda.

Su ve pansuman malzemesinin bulunmadığı bodrumdaki ağır yaralıların hastaneye taşınması için yapılan tüm öneriler ise Şırnak Valisi Ali İhsan Su tarafından engellendi. İçişleri Bakanlığı yetkilileri ile Ankara'da HDP'lilerin yaptığı görüşmenin ardından HDP Milletvekili Faysal Sarıyıldız yaralıların alınması için Şırnak Valisi ile görüştü. Ateşin kesilerek belediye ambulansının yaralıların bulunduğu binaya gitmesi yaralıları aldıktan sonra ise İpekyolu'nda 112 acil servis ambulanslarına taşınması önerisi Vali tarafından reddedildi.

Vali, durumu ağır olan yaralıların ateş altında yürüyerek ambulansa kendi çabaları ile ulaşmalarını önerdi.

Faysal Sarıyıldız, "Zaten Vali'nin emrindeki kolluk kuvvetlerinin saldırıları nedeniyle yaralıların bulunduğu bina yıkıldı. Belediyenin ambulansının girişine de izin verilmiyor. İçlerinde çok ağır yaralı olan insanların sokağa çıkıp gelsin deniliyor. Zaten Vali'nin talimatıyla hareket eden kolluk ateş açmazsa bu insanlar ölmez, yaralanmaz. Eğer akşama kadar o yaralılar oradan alınmazsa ben gideceğim. Beni de vursunlar öldürsünler. İnsanlığımızı sorgular hale geldik" diye konuştu.

Yaralıların yanında bulunan Cizre Halk Meclisi Eşbaşkanı Mehmet Tunç ise bodrumunda bulundukları binaya yoğun saldırıların devam ettiğini söyledi. Dün saldırılarda binanın 2 ve 3'üncü katlarının yıkıldığını ve bulundukları bodrumun camlarının da molozlarla kapandığını belirten Mehmet, içeride artık nefes dahi alınamadığını söyledi. Su olmadığı için binadaki kazan vb. içinde su bulunan yerlerden su temin etmeye çalıştıklarını bu suyun da yaralılarda yeni hastalıklara yol açtığını söyledi.

Pansuman malzemesi olmadığı için dün yastıklardan çıkarttıkları pamuklarla yaralılara pansuman yapmaya çalıştıklarını kaydeden Tunç, dün öğlenden bu yana yaralılara pansuman da yapamadıklarını vurguladı. Mehmet yaralılar arasında bulunan ve göğsünden vurulan bir çocuğun sağlık durumunun ise kötüye gittiğine dikkat çekti.

Yaralılar arasındaki DBP PM üyesi Mehmet Yavuzer'in müdahale edilemediği için ayaklarının kangren olduğunu belirten Mehmet Tunç, bulundukları alanın yaşanmayacak hale geldiğini ve geçen her saatin yaralıların ölümüne sebep vereceğini söyledi.

(çk/fk)