Devlet şiddeti yükseldikçe erkek şiddeti artıyor
09:03
Ceren Karlıdağ\ JINHA
İSTANBUL - Avukat İpek Bozkurt artan şiddet ortamının kadın erkek eşitsizliğini de derinleştirdiğini dile getirerek, "Devlet şuan bütün gazetecileri terörize etmekle, akademisyenlere müsvedde demekle o kadar meşgul ki erkekler de bu boşlukta yaptıkları işlerin sonuçlarından bir ceza almayacaklarını biliyorlar ve şiddeti artıyorlar" dedi.
Kürdistan'da devlet şiddeti yükseldikçe, batıda da erkek şiddeti yine aynı oranda artıyor. Hem şiddet görüntüleri hem de var olan savaş ortamında bir sorumsuzluğun içine giren erkekler ceza almayacaklarından emin biçimde kadına saldırıyor. Kadına yönelik mevcut eşitsiz düzenin şiddet ortamı ile daha çok derinleştiğine dikkat çeken Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu avukatlarından İpek Bozkurt, "Kadınlar barış ortamında evde gördükleri şiddeti dile getirecek gücü, cesareti buluyorlardı. Ama savaş ortamındaki kadın çocuğu, annesi, akrabaları öldüğü zaman kendi uğradığı şiddeti dile getiremiyor. Şiddet normalleşiyor. Sen evine, bahçene top düştüğü zaman, sokakta cenazeni alamadığın zaman gördüğün şiddet kat sayısı çok arttığı için kendi maruz kaldığın şiddeti dile getiremiyorsun" dedi.
'Erkekler ceza almayacaklarından emin'
Şiddetin denize atılan bir taş gibi dalga dalga yayıldığını, şiddet ortamında erkeklerin bir sorumsuzluk alanı bulduklarını vurgulayan İpek, "Devlet şuan bütün gazetecileri terörize etmekle, akademisyenlere müsvedde demekle o kadar meşgul ki erkekler de bu boşlukta yaptıkları işlerin sonuçlarından bir ceza almayacaklarını biliyorlar ve şiddeti artıyorlar" dedi.
'Özerklik kadın erkek eşitsizliğini gidermeye yönelik'
Feodal düzenin değişmesi, kadın cinayetlerinin ve şiddetin durdurulması noktasında öz yönetimlerin önemini vurgulayan İpek, "Bu feodal düzeni değiştirmek için bir niyet ortaya koyuyorsunuz ve bütün toplumu arkanızdan sürüklüyorsunuz. Burada da kadının görünür olduğunu ve sözünün geçer olduğunu gören erkek kendi karısına şiddet uygularken bir kere daha düşünüyor" dedi. Kürt siyasetinin aksine mecliste kadına yönelik şiddetin araştırılması için komisyon kurulurken bile başkanını erkek olduğunu vurgulayan İpek, kadın sorununun konuşulduğu yerlerde önceliğin kadına verildiğini dile getirdi.
İpek, "Öz yönetim ilan edilen yerlerde 'herkes istediği gibi anadilini konuşabilmesi' diyorlar. Bu yalnızca ben 'Kürtçe konuşacağım' demek değildir. O coğrafyada yalnızca Kürtçe bilen kadınlar var ve bu kadınların dilini kullanmasını izin vermediğin zaman sosyal devlet içerisinde hastaneye giderken bile belki de kendisine şiddet uygulayanlara muhtaç kalıyor. O yüzden özerlik çok katmanlı ve derinliği olan ve Kürt hareketinin çok iyi bildiği kadın erkek eşitsizliğini gidermeye yönelik bir şey aslında" diye konuştu.
'Tanımı diyanet yapıyor toplum uyguluyor'
Türkiye'de diyanetin bir hukuk gücü olarak filizlenmeye başladığını, toplumun "babanın kızına şehvet duymasını" tartışır hale getirildiğini vurgulayan İpek, "Diyanete özel olarak alan açtırılıyor. Ensesti bir şekilde kendi buldukları dini görüşlerle meşrulaştırıyorlar. 'Şiddete dur diyeceğiz' diyen Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı gidiyor ilk ziyaretini Diyanet' e yapıyor. Siz böyle diyen bir kurumun başkanını kınamak yerine, TCK'da bu suçtur demek yerine, ensesti normalleştiriyorsunuz. Bunun etkisini nerde görüyoruz, ilkokullarda ortaokullarda. Tanımını diyanet yapıyor, toplumda uyguluyor" dedi.
Kadına yönelik şiddetin adeta bir domino etkisi ile yayıldığını söyleyen İpek, "Zaten bir savaş var ve kadınlar evlerine hapsedilmiş durumdalar. Bütün bu barışçıl yaşamın yok olması şiddetin ortaya çıkmasına sebep oluyor. Bunların hiç biri tesadüf değil. Devlet insanları öldürürken bunun da üstünü kapatıp başka tartışma alanları da yaratması lazım" diye belirtti.
'Sivil vatandaş silahı doldur boşalt yapmayı nasıl biliyor?'
Kürdistan'da ki devlet şiddetinin batıda kadın cinayetine dönüşmesini ise bir örnekle açıklayan İpek, "Bir kadın davasında katil diyor ki 'Önce karımı korkutmak 3 kez silahı doldur boşalt yaptım.' Sen nasıl bunu yapıyorsun, sokaktaki sivil vatandaş silahı doldur boşalt yapmayı nasıl biliyor? Çünkü televizyondan görüyor, çünkü silahları ile fotoğraf çeken iri askerleri görüyorlar, havaya ateş eden Milli Eğitim Bakanlarının görüntülerini görüyorlar. Sonra da silahını 3 kez doldur boşalt yapıp karısını öldürebiliyor" dedi.
İpek son olarak, "Kadın mücadelesi için, kadın sorunlarını çözmek için barışa ihtiyaç var. O yüzden çağrım savaşın durması için barış, barış aşiti" diye belirtti.
(ck/gc)