'Yaralı tedavisinin AİHM kararına bağlanması saygısızlık'
09:06
Hülya Okalin / JINHA
WAN - Kürdistan'da devam eden sıkıyönetim uygulamaları sonucunda yaşanan katliamlardan dolayı yaşamını yitirenlerin ve yaralanan yurttaşların tedavisinin AİHM'in 'tedbir' kararına bağlanmasını insan haklarına 'saygısızlık' olarak nitelendiren İHD Van Şubesi Yönetim Kurulu üyesi Gülay Yıldız, "Yaşanan bu olayları insani değerler kavramında hiçbir yere oturtamıyoruz" diyerek tepkisini dile getirdi.
Kürdistan kentlerinde ve kentlere bağlı ilçelerde devam eden sıkıyönetim uygulamaları sonucunda yaşanan sivil katliamlara her gün bir yenisi eklenerek devam ediyor. Sur'da 58, Cizre'de ise 46.gününe giren sıkıyönetim uygulamalarının sürdüğü ilçelerde başta kadın ve çocuklar olmak üzere birçok kişi yaşamını yitirdi. Katliamların gerçekleştiği ilçelerin bağlı olduğu il Valilikleri tarafından alınan "Sokağa çıkma yasağı" kararının anayasaya aykırı bir durum olduğunu söyleyen İnsan Hakları Derneği Van Şubesi Yönetim Kurulu üyesi Gülay Yıldız, bu tür yasakların uygulanabilmesi için olağanüstü durumların yaşanması gerektiğini ifade etti.
'Saldırıların son bulması gerekiyor'
Gülay, olağan üstü kararların TBMM tarafından alınması gerektiğini ifade ederek, Valiler tarafından alınan bu tür kararların TBMM yasalarına aykırı bir durum olarak değerlendirdi. Gülay, sokağa çıkma yasaklarının uygulanmasının Uluslar arası İnsan Hakları Hukuku açısından kabul edilemez olduğunu belirterek, "Çünkü insan olarak var olan yaşamsal, ekonomik ve kültürel bütün haklar insan yaşamını yok saymıştır. Orantısız ve ölümcül bir güçle bu katliamlar gerçekleştiriliyor. Kesinlikle bunun bir an önce son bulması ve hayatın normale dönmesi gerekiyor. Yaşanan bu ihlallerin, bu zulmün, bu yok oluşun ve bir ırk üzerinden yapılan saldırıların son bulması gerekiyor" diye konuştu.
'Yaralıların tedbirle alınması saçmalık'
Her geçen gün katledilen sivillerin sayısında artış yaşandığını söyleyen Gülay, katledilenlerin birçoğunun genç, yaşlı, kadın ve çocuklardan oluştuğunu belirtti. Gülay sözlerine şöyle devam etti: "Saldırıların devam etmesi ve her geçen gün artması, yaralıların tedavi edilememesi ve en büyük sorunun da ölülerimizin alınamaması gibi bir durum var. Bu yapılan saygısızlık Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nce verilen tedbir kararına bağlanmaktadır. Ölen kişilerin hangi köken, hangi dil olursa olsun fark etmez. Yaralıların çatışma alanından bir tedbirle alınması da büyük bir saçmalıktır, çünkü ortada bir yaşam hakkı vardır."
'Ölümler son bulmalı'
Bireylerin yaşam haklarına hiç kimsenin engel olamayacağını vurgulayan Gülay, yaşam hakkının korunması ve sağlanmasının gerekliliğine dikkat çekti. Gülay, bu bağlamda insanların yaşadığı acı ve psikolojik durumdan dolayı evlerini terk ederek göç etmelerine değinerek, "Hiçbir insan yaşadığı toprakları terk etmek istemez. Bir başkasının zorlamasıyla da terk etmez. Bu yüzden bir an önce karşılıksız ateşkesin olmasını ve bu ölümlerin son bulmasını istiyoruz. Yaşanan bu olayları da hiçbir şekilde insani değerler kavramında hiçbir yere oturtamıyoruz" sözlerini kullandı.
(dc/fk)