‘Türkiye insancıl hukuk kurallarını çiğnediği için yargılanacak’
09:01
JINHA
ANKARA – Sıkıyönetim uygulamalarıyla Kuzey Kürdistan'da yaşanan ağır hak ihlallerine dikkat çeken avukat Şilan Aydın Üzgeç, “Türkiye bir gün, insancıl hukuk kurallarını ihlal ederek savaş suçu işlediği için yargılanacaktır” diyerek, AİHM’nin acilen sokağa çıkma yasaklarına ilişkin tedbir kararı almasını istedi.
Kuzey Kürdistan’da yaşanan katliamlar devam ederken, failler büyük bir cezasızlık zırhıyla korunuyor. Türkiye yasalarına göre cenazelerin defnedilmesi için Defin Hukuku yer alırken, bu hukuk ta fiili olarak yürürlükte kaldırılmış durumda. Bunun yanı sıra Adli Tıp Kurumu ile ilgili yapılan düzenleme ile de cezanelerin kaçırılması planlanırken, AİHM tarafından yaralıların hastaneye kaldırılması için verilen tedbir kararları da uygulanmıyor. AİHM’nin tedbir kararlarını sokağa çıkma yasakları için uygulanması gerektiğini söyleyen ÖHD Ankara Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi avukat Şilan Aydın Üzgeç, BM’ye göre Türkiye’nin savaş suçlusu olarak yargılanabileceğini söyledi.
'Sokaklar defnedilmeyen cenazelerle dolu'
Şilan, mevzuatta ölümün gerçekleştiği andan defin işlemlerine kadar gerçekleştirilmesi gereken süreçleri yasal olarak düzenleyen iki yönetmelik bulunduğunu kaydetti. Bunların, Mezarlık Yerlerinin İnşaası İle Cenaze Nakil Ve Defin İşlemleri Hakkında Yönetmelik diğerinin ise Adli Tıp Kurumu Kanunu Uygulama Yönetmelik olduğunu belirten Şilan, “Sokağa çıkma yasakları ardından devlet tarafından öldürülen kişi o kadar çok oldu ki hastane morglarında yer kalmadı. Aileler cenazelerini almak için evden çıktıkları esnada vuruldular. Sokaklar defnedilemeyen cenazelerle doldu. Bunun böyle devam edeceğini devlet planlamış olacak ki bir an evvel cenazelerin defni için bu iki yönetmelikte değişiklik yapmaya başladı” diye konuştu.
‘Adalet Bakanlığı’nın yönetmelik yapma yetkisi yoktur’
Her iki yönetmelikte de bir hafta ara ile 2 kez değişiklik yapıldığını ifade eden Şilan, değişikliklerin Adalet Bakanlığı tarafından gerçekleştiğini dile getirerek, “Adalet Bakanlığı'nın cenazelerin kim tarafından nasıl gömüleceğine dair bir yönetmelik değişikliği yapma yetkisi yoktur. Bakanlık kendine yasalarca tanınmamış bir yetkiyi kullanarak anayasayı ihlal etmiştir. Bu değişiklikler ile yaşam hakkının ihlali ile beraber kişinin ve ailesinin manevi hakları da ihlal edilmiş oldu. Devlet bir yasa cambazlığı ile cenazelerin ailelerince defnedilmesini engel olarak hukuk dışı bir uygulamaya imza atmış oldu” dedi.
‘AİHM sokağa çıkma yasaklarına yönelik karar vermelidir’
Yaralılar için verilen AİHM tedbir kararına uyulmadığı için 3 yaralının hayatını kaybettiğini ifade eden Şilan, AİHM kararlarının yerine getirilmesi bir zorunluluk iken yerine getirilmediğine dikkat çekti. “Hukuk tanımazlık uluslararası hukuku kapsadı. Kararlar iddia edildiği üzere güvenlik gerekçesi ile değil tamamen kasıtlı olarak yerine getirilmiyor. Kararlarının uygulanmamasından hükümet sorumludur” diye konuşan Şilan, “AİHM yargılamasında Türkiye Cumhuriyeti devletini, icra organı olarak hükümet temsil ediyor cünkü. Ayrıca vali, kaymakam, başbakanlıkla birlikte Sağlık, İçişleri ve Adalet bakanlıkları da sorumludur. Bundan sonra AİHM tedbir kararlarının yerine getirilmemesi nedeniyle bir an evvel sokağa çıkma yasaklarına ilişkin bir karar vermelidir. En etkili karar bugün için yasağın kaldırılmasına yönelik bir karar olacaktır" sözlerine yer verdi.
'Savaş hukukuna göre insanlar korunmalıdır'
1949 Cenevre Sözleşmelerinin kabulünden sonra "silahlı çatışmalara" ilişkin uluslararası kuralların yanında bireylerin korunması için uluslararası insancıl hukuk ortaya çıktığını belirten Şilan, “Savaş hukuku ile ortaya çıkan insancıl hukuk, savaşa karışmayan ya da savaşı bırakan insanları korumaya dönük kuralların hukukudur. Ne kadar tuhaftır ki, savaş çıkmadan veya savaş hukuku uygulanmadan insanları korumaya dönük bir mekanizma için barış hakkını savunmak ve barışı istemekten başka çare yok” dedi.
‘Savaş suçu işleyenler savaş suçlusu olarak cezalandırılır’
Şilan, “ Eğer savaş çıkarsa; insancıl hukuk uygulanabilir. İnsancıl hukuk, kuvvet kullanımı ve çatışmalar başladığı zaman, bunun ne şekilde yürütülmesi gerektiğine, insanlara yapılması gerekli olan asgari davranış ve yardıma dair kuralları düzenler. Şiddet uygulayan devlet bu hukuku çiğneyemez der Birleşmiş Milletler Şartı. Askeri çatışmalarda savaş hukuku kurallarını, insancıl hukuk kurallarını ihlal eden fail ister asker, ister sivil olsun, uluslararası hukuk kurallarının ağır ihlalini gerçekleştirdiği için 'savaş suçu' işlemiş olur ve savaş suçlusu olarak cezalandırılır. Bugün ülkemizde yaşam hakkı, yargısız infazlar, cenazelere yönelik işkence, hukuka aykırı sokağa çıkma yasağı kararları ile öldürülen yurttaşlar, sağlık hakkının engellenmesi, çocukların öldürülmesi ve daha sayamadığımız birçok ihlal de olduğu gibi gerçekleştirilen tüm eylemlerde insancıl hukuk çiğnenmektedir. Türkiye bir gün savaş sırasında insancıl hukuk kurallarını ihlal ederek savaş suçu işlediği için yargılanacaktır” ifadelerinde bulundu.
(ödk/mg)