Kobanê'den Girêmîra'ya bastonlu direnişçi Fehra

09:43

JINHA

MÊRDÎN - Kobanê nöbet eyleminin "direnişin bastonlu annesi" sembolü Fehra Akbulut, şimdi ise Cizre için Girêmîra nöbet eyleminde. Fehra ana nöbete katılım nedenini, "Bu bastonu diktatörlerin kafasında kırmaya geldim" sözleriyle özetliyor.

Soykırım planlarına karşı Mardin'in Nusaybin ilçesine bağlı Girmeli (Girêmîra) Mahallesi'nde başlatılan Botan Yürüyüşü nöbet eylemine her geçen gün katılım artarken, kitlenin büyük bir çoğunluğunu ise daha önce farklı direniş alanlarında mücadeleyi elden bırakmayan kadınlar oluşturuyor. Önceki yıl Suruç-Kobanê sınırında gerçekleşen nöbet eyleminde, "direnişe bastonuyla katılan anne" olarak kamuoyu tarafından tanınan Fehra Akbulut, şimdi ise Girêmîra eyleminde. Yine aynı bastonuyla direnişe katılan Fehra anne, "Bu bastonu Tayyip'in kafasında kırmaya geldim" sözleriyle katliamlara karşı duyduğu öfkeyi dile getiriyor.

'Bastonumu kapıp geldim'

Uzun yıllardır Kürt mücadelesi içerisinde olduğunu söyleyen Fehra, Kürdistan'ın bir çok yerinde bir direniş öyküsüne sahip olduğunu söyledi. Fehra, "Önceki yıl Kobanê için direniş için sınırdayken, bu gün Cizre için Nusaybin'deyim. Faşit Erdoğan diktatörüne karşı, DAİŞ'ten de daha korkunç gerçekleştirdiği saldırılar devam ederken evimde oturamazdım. Bastonumu kapıp geldim" dedi.

'Devlet kaybetmeye mahkum'

Kürt halk mücadelesinin onur mücadelesi olduğunu kaydeden Fehra, "Aynı şekilde şuan bodrum katında yaşam mücadelesi veren yaralılar bizim onurumuzdur. Onurumuz için direnmek şart. Nusaybin'de, Cizre'de, Silopi ve Sur'da çocuklarımızı ve annelerimizi katleden devlet onurumuza saldırıyor. İktidar yanlıları bunu görsün artık. Kazanan yine bizler olacağız, yol yakınken yanlış yoldan dönsünler. Kobanê'ye de 'düştü düşecek' diyorlardı ama bu gün Kobanê dünyanın direniş sembolü haline geldi. Çocuklarımıza 'terörist' diyen devlet kaybetmeye mahkumdur" şeklinde konuştu.

'Katledilen canları unutmayın'

"Bu gün halklara yönelik gerçekleşen vahşi saldırılar kırılınca Bakûrê Kürdistan da sembol haline gelecek" diyen Fehra, tüm halkaların zulmün karşısında bedenlerini siper etmesi gerektiğinin altını çizerek, "Bu gün cenazelerimize dahi işkence ediliyor. Anneler morglarda cenazelerini tanıyamıyor. Dünya halkları bu vahşete karşı ses çıkarmalı" çağrısında bulundu. Fehra, "Katledilen 35 günlük bebeği, sofrasının üzerinde katledilen anneyi, sokak ortasında 7 gün cenazesi kalan Taybet Ana'yı unutmayın. Aklınızı başınıza alın ve bu vicdansızlık karşında direnişe destek verin. Yürüyüşe dahi katliam saldırılarıyla müdahale eden devlet terörüyle karşı karşıyayız. Gün sessiz kalma günü değil, özgürlük ateşini gürleştirme zamanıdır" vurgusunu yaptı.

'Görüşme yoksa zalime karşı direniş var'

"Türkiye geleceği İmralı görüşmelerinden geçer" sözleriyle müzakereler tekrar başlamayana kadar Kürt halkının asla geri adım atmayacağının vurgusunu yapan Fehra, "Önderimizle görüşmeyi kesip, 'benim Kürt kardeşlerim' politikalarıyla bu işi çözerler sandılar. Ama bu halk önderi olmadan bir adım dahi atmaz. Görüşme yoksa zalime karşı direniş vardır. Kan dökmekle sorun çözülmez, 'benim Kürt kardeşlerim' dedikleri herkesin evinde bir gerillası var. Direnen halkı pasifleştiremezler, irademizi tanımadan bizi de tanımasınlar. Yıllarca direndik, uzun yıllar daha direnmeye hazırız" ifadelerini kaydetti.

(zd/fk)